Pek çok kişi, günümüzde hâlâ varlığını sürdüren dünyanın en eski üniversitesinin, insanlara fayda sağlayacak işler için emeğini ve servetini adamış faziletli bir kadın tarafından kurulduğunu bilmez. Bu kişi, Kayrevan’dan o dönemde İdrisîler’in başkenti olan Fas şehrine göç eden Fatıma el-Fihriye’dir. Burada kurduğu bir cami zamanla gelişerek çeşitli bilim dallarının okutulduğu, büyük âlimler yetiştiren bir üniversiteye dönüşmüş ve Orta Çağ’da etkisi Avrupa’ya kadar ulaşmıştır. Fatıma, Kayrevanlı fakih Muhammed bin Abdullah el-Fihri’nin kızı olup kız kardeşi Meryem ile birlikte Emir Yahya bin Muhammed bin İdris döneminde Fas’a göç etmiştir.
Fatıma’nın hayatına dair tarihî kaynaklar sınırlıdır. Bu konuda bilgi veren az sayıdaki kaynaklardan biri, 14. yüzyılda yaşamış tarihçi İbn Ebî Zer’dir. Onun aktardığına göre Fatıma, babasının vefatından sonra kendisine ve kız kardeşine kalan büyük mirası insanların yararına olacak bir işe harcamaya karar vermiş ve bir cami inşa etmeye yönelmiştir. “Ümmü’l-Benîn” lakabıyla da bilinen Fatıma’nın hayatı, daha sonra Karaviyyîn Camisi olarak bilinen bu yapının inşasıyla iç içe geçmiştir. Kaynaklara göre Fatıma, evinin yakınındaki beyaz bir araziyi satın almış ve Hicrî 245 yılı Ramazan ayının ilk cumartesi günü (30 Haziran 859) inşaata başlamıştır.
Tunuslu tarihçi Hasan Hüsnü Abdülvehhab, 20. yüzyılın başlarında yazdığı “Meşhur Tunuslu Kadınlar” adlı eserinde Fatıma’nın inşaat sırasında izlediği yöntemi şöyle anlatır: O, binada kullanılacak toprak ve diğer malzemeleri sadece satın aldığı araziden temin etmeye dikkat etmiş; bu amaçla derin kazılar yaptırarak kaliteli kum, alçı ve taş çıkarmış. Cami Hicrî 876 yılında tamamlanmış, Fatıma ise bundan birkaç yıl sonra 878 ile 880 yılları arasında vefat etmiştir. Cami ilk başta kareye yakın bir şekilde inşa edilmiştir; bu, o dönemdeki camilerde yaygın bir mimari özelliktir.
Şeyh Muhammed el-Muntasır Billah el-Kettânî “Fas: İdrisîler’in Başkenti” adlı eserinde yüzyıllar boyunca hükümdarların ve devletlerin bu camiyi genişletmek için adeta yarıştıklarını belirtir. Zenatîler döneminde Emir Ahmed bin Ebî Bekir tarafından, ardından Murabıtlar döneminde Ali bin Yusuf bin Taşfin tarafından cami genişletilmiş; daha sonra Muvahhidler ve Merînîler dönemlerinde de sürekli yenilenmiş ve büyütülmüştür.
Araştırmacı Abdülhadi et-Tâzî, “Karaviyyîn Camisi: Fas Şehrinde Cami ve Üniversite” adlı eserinde caminin sahip olduğu vakıflar sayesinde mali açıdan devletten bağımsız olduğunu, hatta bazı dönemlerde devletin bu vakıflardan borç aldığını ifade eder. Bu vakıflar yalnızca Fas’taki diğer camilere değil, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ve Mekke ile Medine’deki kutsal mekânlara kadar uzanmıştır. Karaviyyîn sayesinde Fas, 6. yüzyılda tarihçi Abdülvahid el-Merrakeşî’nin ifadesiyle “dönemin ilim merkezi” hâline gelmiştir.
Birçok tarihçiye göre Karaviyyîn Camisi, 877 yılından itibaren düzenli derslerin verilmesiyle üniversite hüviyeti kazanmıştır. Ancak bazılarına göre gerçek anlamda üniversiteye dönüşmesi Murabıtlar döneminde (11. yüzyıl) gerçekleşmiş, Merînîler döneminde ise (14. yüzyıl) altın çağını yaşamıştır. Bu dönemde caminin çevresinde çok sayıda medrese kurulmuş ve fıkıh, edebiyat, matematik, astronomi gibi alanlarda dersler verilmiştir.
Karaviyyîn Üniversitesi, zengin kütüphanesiyle de ün kazanmıştır. Merînîler döneminde kurulan bu kütüphaneye daha sonra Muvahhid sultanı Yusuf bin Abdülmü’min’in kütüphanesi de eklenmiş ve böylece Kurtuba Kütüphanesi ile yarışabilecek bir düzeye ulaşmıştır.
Karaviyyîn, dünyanın en eski üniversitesi olarak kabul edilir ve Avrupa’daki üniversitelerden yaklaşık iki yüzyıl daha eskidir. Avrupa’daki ilk üniversite olarak kabul edilen Salerno Tıp Okulu 1050 yılında kurulmuş, ardından Bologna Üniversitesi ve 1200 yılında Paris Üniversitesi açılmıştır.
Farklı ülkelerden gelen çok sayıda âlim, şair, astronom ve matematikçinin Karaviyyîn’de eğitim görmesi üniversitenin sahip olduğu büyük itibarı göstermektedir. Bu isimler arasında İbn Haldun, İbn Rüşd, Musa bin Meymun, ünlü coğrafyacı el-İdrisî, matematikçi ve astronom İbn el-Bennâ el-Merrakeşî ve daha birçok önemli şahsiyet bulunmaktadır.
Çeviren :Yeşim SARIBAY
Kaynak: Arap Bilim Topluluğu Örgütü Dergisi
Yazar: Al -Saghir Al -Gharbi
