1. Anasayfa
  2. Şahsiyet

Mustafa Ruhi Şirin üzerine Memduh Cemil Şirin ile “Babam Çocukluğumuzda Önemli Meseleleri Bizimle Konuşur, Fikirlerimizi Dinlerdi”

Mustafa Ruhi Şirin üzerine Memduh Cemil Şirin ile “Babam Çocukluğumuzda Önemli Meseleleri Bizimle Konuşur, Fikirlerimizi Dinlerdi”
Paris Havacılık Müzesinde Küçük Prens’in yazarı Exupéry sergisinde / 2010
1

Çocuk deyince aklımıza ilk olarak anne baba sonra da o gelir. Hassas kalbi, gülen yüzü, celalli duruşu, merhametli yaklaşımı, mümin hassasiyeti, münevver aklı, sınırsız gayreti ile bildik, tanıdık onu. Şair, yazar, vakıfçı, yayıncı bir öncü. Kendisini çocuklara vakfetmiş bir gönül insanı: Mustafa Ruhi Şirin…

Ve kıymetli evladı Memduh Cemil Şirin. Akademisyen. Hukukçu. Babasının yolunda bir insan. Kendisine babası ve baba çocuk ilişkileri bağlamında sorular yönelttik, cevaplar aldık. Teşekkür ediyor ve sizi sohbetimize davet ediyoruz…

 – Hocam öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz?

– Nermin ve Mustafa Ruhi Şirin’in küçük oğluyum, bir abim var. Hukuk okudum ve akademisyen olarak çalışıyorum. Eşim ve aynı zamanda meslektaşım Ezgi ile İstanbul’da hayatımızı sürdürüyoruz.

Dört yaşımdayken babamla Merter’deki evimizde / 1985

– Çocuk denince aklımıza önce anne ve babalar sonra da Mustafa Ruhi Şirin gelir. Rabbim sıhhat ve afiyetler versin, dünyanın en masum ve şefkate muhtaç kitlesi için gecesini gündüzünü harcayan bir babanın evladı olmak hem çok zor hem de büyük bir lütuf. Nasıl bir babadır Mustafa Ruhi Şirin?

– Babamın dünyasında çocuklar öncelikli bir yere sahip olduğu için, evlatları olarak sizi zaten çok sevdiğini hemen anlıyor ve hissediyorsunuz. Ömrünü çocuklara adamış bir babaya sahip olmak güzel bir ayrıcalık. Keşke dünya ve ülkemiz çocuklarının genel olarak durumu iyi olsaydı da çocukların sevinçleri, umutları ile çevrelendiğimiz bir hayatımız olsaydı. Maalesef çocuk acıları o kadar çok ki, bizim de çocukluğumuz bu dertle dertlenen bir babanın hüznüne, gayretlerine şahit olmakla geçti.

Babamla ilişkimiz veya nasıl bir baba olduğuna dair çokça şey söylenebilir ama ben önemli olduğunu düşündüğüm bir hususa özellikle değinmek isterim.

Babam Vakıfta Filistin nöbeti tutarken / 2025

Önceki yaşlarda da olmakla birlikte özellikle ortaokul çağından itibaren babamla hayatın değişik alanlarına ilişkin konuşmalar yapmamızı değerli buluyorum. Bizi çocukluğumuzdan itibaren ciddiye almıştır. Çocukluğumuzda önemli meseleleri bizimle konuşur, fikirlerimizi dinlerdi. Biraz da gülümseyelim diye şöyle söyleyeyim; babamla çocukluğumuzda başlayan ve hâlen devam eden Türkiye’yi ve dünyayı kurtarma konulu konuşmalar yapma geleneğimiz mevcuttur. Çocukların söz hakkına ehemmiyet veren bir insan olarak buna evde kendi çocuklarıyla başlaması değerli. Kendi adıma yetişme sürecimde bu konuşmaların çok faydasını gördüm, görüyorum.

– Çocuklarla yıllardır devam eden bir ilgi ve yoğunlaşma var. Sizi ihmal ettiğini düşünüyor musunuz? Sizlere yeterince vakit ayırabildi mi?

Babamın Göçebe Şiir Ağacı’na Ahmet Muhip Dıranas’ın “Kar” şiirini okuduğu gün / 2024

– Bir önceki soruya verdiğim cevap ihmal etmediği ve vakit ayırdığını göstermesi bakımından yeterlidir sanırım. Yoğun gündemi olan bir babanız olmasının zamanla farkına varıyorsunuz. O gündemin hayırlı, iyilik amaçlı bir gündem olması sebebiyle gerisini çok da düşünmüyorsunuz.

– Bu duyarlılık sizlerde nasıl bir etki oluşturdu? Çocuk deyince zihninizde ilk canlanan nedir bu anlamda?

– Dünyaya bakışım babamın etkisiyle “önce çocuklar” düşüncesiyle şekilleniyor diyebilirim. Örneğin, mesleki tercihlerimi bu düşünce belirlemiştir. Doktoramı çocuk koruma sistemi üzerine yaptım. Çocuk hukuku gönüllüsüyüm. Bu konularda ders veriyor, çalışmalar yapıyorum.

Babamın Kosovalı bebek ve çocuklarla ilk basın toplantısı / 1993

– Sizler de Çocuk Vakfı çalışmalarında ona destek oluyor musunuz? Aile olarak nasıl bir katkı sağlıyorsunuz?

Babam, ağabeyim Serdar Ekrem ve ben: Çocuk Vakfı Kültür Evi binasının temelinin atıldığı gün / 1994

– Elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Vakıf ailece hayatımızın merkezinde yer alıyor desem yeterli olur sanırım.

– Aile ortamında, annenizle olan ilişkilerinde bize aktarabileceğiniz neler olabilir? Babanızın bir eş olarak öne çıkan yönleri nelerdir gözlemleyebildiğiniz kadar…

Annem ve babam / 2024

– Önce annemden bahsetmek isterim. Söyleşi teklifinde bulunduğunuzda henüz soruları bilmeden babamla ilgili söyleşide sorulmasa da annemden bahsetmeyi düşünmüştüm. Sonuçta ikisinin evladıyım. Diğer yandan babam gibi meselesi, derdi olan insanların eşleri de en az onlar kadar değerlidir, o hayatları taşımak kolay değil. Annemden bahsetmeye bir benzetme ile başlayayım. Babam, Çocuk Vakfı’nın direği ise annem de evin direğidir. Otuz yıl ilkokul öğretmenliği yapmış olmanın yanında bizlerin evde en iyi şartlarda yaşayabilmemiz için annelik görevlerini layıkıyla yapmıştır. Dünyası ailesidir. Kendisini bizlere adamıştır. Ne yapsak hakkını ödeyemeyiz, Allah ondan razı olsun.

Babamın eş olarak özelliklerini anneme sormak lazım. Birbirlerini severek evlenmiş iki insan. Mizaçları farklı olmasına rağmen bu sevgi sayesinde evlilikleri ellinci yılına kavuşmuş durumda.

– Sizleri gezmeye, pikniğe, sinemaya götürür müydü? Birlikte olduğunuz zamanlarda neler yapardınız?

Babam Sakarya Okuma Kültürü Buluşmasında öğrencilerle / 2016

– Babam bildim bileli çok çalışan bir insandır. Çocukluğumuzda hafta içi işten eve geldikten sonra geç saatlere kadar evin salonunda çalışırdı, hâlâ evin salonu babamın çalışma mekânıdır. Hafta sonları da çok çalışırdı. Buna rağmen bize vakit ayırırdı; kültürel faaliyetlere birlikte gittiğimiz çok olmuştur, yaz aylarında Türkiye’nin farklı yerlerine giderdik.

– Sizin hayırlı bir evlat olmanız için nasıl bir çaba içerisinde oldu? Eğitiminizle nasıl ilgilendi?

– Hayırlı bir evlat olmayı başarabildim mi bilemem ama babamın bunun için özel bir çaba göstermesine gerek yoktu. Onun hayata bakışı, ilkeleri, yaşamı size doğru bir hayat sürmek için ne yapmanız gerektiğini gösteriyor. Onu örnek almak yeterli. Her baba gibi iyi eğitim almamızı istedi. Sağ olsun imkanlarını bunun için seferber etti.

– Size şiirler, hikâyeler, masallar okur muydu?

– Masal anlatırdı, şiir okurdu; ben de annemle babama masallar anlatırdım. Hâlâ şiir okuyor, keyifle dinliyorum.

– Akademisyen olmanızda bir yönlendirmesi oldu mu? Size nasıl bir rota çizdi kariyer ve meslek seçiminde.

– Babam abimin de benim de okuyan, sorgulayan insanlar olmamızı istemiştir. Akademisyenlik buna uygun bir meslek olarak görünmesi itibariyle memnun olmuştur. Ama doğrudan çocuk alanında çalışmam için telkinde bulunmadı, kendimi baskı altında hissetmemi istemedi, özgür bıraktı. Zaten su da yolunu buldu.

– Babanız en çok nelere üzülür ve en çok nelere sevinir?

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrası Çocuk Vakfı Çadırında babam çocuklarla

– Klasik bir cevap olacak ama çocukların yaşadığı acılar onu çok üzer.

Benzer bir yaklaşımla, çocuklarla ilgili güzel haberlere sevinir.

– Babanızın beş temel vasfı nedir dersek…

– Sahiplendiği meselelere kendini tamamen adaması, çalışkan olması, şair bir ruha sahip olması, güven yurdu bir insan olması, vefalı olması.

Çocuk Vakfının İstanbul Bağlarbaşı’nda düzenlediği Bosna Çocuksuz Kalmasın Mitinginde babam konuşurken / 5 Eylül 1994

– Mustafa Ruhi Şirin’in, sizce en büyük mirası ne olacaktır?

– Çocukların en çok şikâyet ettiği konuların başında yetişkinlerin çocuklara ayrımcılık yapması geliyor. Çocukları hak sahibi insanlar olarak gören anlayış yeterince gelişmedi. Babam çocukların arkadaşı ve sesi olmaya gayret ediyor. Çocuğa yönelik sorunlu, çocuğu yetişkine tamamen bağımlı gören bakış açısı yerine çocuğa saygıyı esas alan anlayışın gelişmesi için çaba sarf ediyor. Bu gayretlerin değeri zaman içerisinde anlaşılacaktır diye umut ediyorum.

Çocuk Vakfının Taksim Meydanı’nda düzenlediği 5. Çocuk ve Anayasa Buluşması / 2012

– Babanız hayatta elhamdülillah, kendisine beş şey söyleyin diyecek olursak, bir evlat olarak neler söylemek istersiniz?

– Babam duygusal bir insan, ben de az duygusal sayılmam. Doğrudan ona hitap edince söyleşiyi okumayı ağlayarak bitirme ihtimali var. Ağlamasını istemem, o yüzden bu soruyu geçeyim. İyi ki evladıyım, Allah başımızdan eksik etmesin.

– Peki hocam, ağlamasını biz de istemeyiz. Çok teşekkür ederim.

– Bu güzel hatıraya vesile olduğunuz için ben teşekkür ederim.

 

1965 yılında Gaziantep’te doğdu. Nizip İmam-Hatip Lisesini 1983’te bitirdi. Aynı yıl Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesine girdi ve 1987’de mezun oldu. Hatay-Dörtyol, Erzurum-Köprüköy ve Nizip Anadolu İHL’de öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Eğitim yönetimi, din öğretimi, öğretmen yetiştirme gibi alanlarda, MEB Şurası’nda özel ihtisas komisyonu üyesi olarak çalışmalarda bulundu. Hâlen Millî Eğitim Bakanlığında çalışmaktadır. Gül; öğrencilik yıllarından itibaren yazı çalışmalarında bulundu. Diyanet Çocuk, Yeni Dünya, Genç Doku, Anadolu Gençlik, İlk Adım ve Turuncu dergilerinde, Akit, Millî Gazete ve Milat gazetelerinde pek çok yazı, makale yazdı ve röportajları yayımlandı. Yazı çalışmalarının yanı sıra, sosyal etkinliklerde de yer aldı. Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Şubesinin kuruluşunda yer aldı. MGV, İHH, Türkiye Yazarlar Birliği, Eğitim-Bir-Sen, Cihannüma gibi dernek ve vakıflarda, üye ve yönetici olarak görev aldı. Yurt içi ve yurt dışında “Peygamber Efendimiz, Aile Eğitimi, Mehmed Akif, Gençlik Meseleleri, İmam Hatip Nesli” gibi konularda pek çok konferans ve seminerler verdi. Evli; üç çocuk babasıdır. Yayımlanmış çalışmaları: Tüm Zamanların Efendisi - 100 Soruda Hz. Muhammed, Elips Kitap. Esmâü’n-Nebi - Peygamberimizin İsim ve Sıfatları, Nesil Yayınları. Cemil Dede Namaz Surelerini Anlatıyor (Resimli, Ortaokul Öğrencileri İçin), Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. Cemil Dede Namaz Dualarını Anlatıyor (Resimli, Ortaokul Öğrencileri İçin), Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. İslam’ı Aşkla Yaşayanlar, Elips Kitap En Yüce İnsan, Elips Kitap. Duruşunu Bozmayan Adam - Mehmet Akif Ersoy, Elips Kitap. Yusuf - Bitmeyen Sevdanın Romanı, MGV Yayınları. Bana Sana Ona Dair Öyküler, MGV Yayınları. Latîfeler-Hikmetler, Mevsimler Kitap; O’nun İzinde, Mevsimler Kitap Fâtıma –bir genç kızın kalbi- MGV Yay.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1)

  1. Güzel bir söyleşi olmuş. Tebrik ediyorum. Mustafa Ruhi Şahin’i ilk defa 1988 yılında Talim ve Terbiye Kurulu’nda Daire Başkanı iken bilvesile tanıdım. Bilahare müsteşarımız olan Prof. Dr. İhsan Sezal ile görüştürdüm….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir