Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Edebiyat Vadisinde Yolculuk

Edebiyat, insanı robotlaştırmak isteyenlere direnerek diriliş ruhunu canlı tutmayı amaçlamakta.  Edebiyat zayıflıklara duçar olan insanı, eşref-i mahlukat makamına çıkarmanın kapısını aralamak için uğraşmakta. En olumsuzu bile anlatırken, insanın tutkularına esir olmasının sonuçlarını bize göstermekte. Edebiyatın amacı sadece olumsuzlukları anlatmak değil aynı zamanda hakikati ve güzelliği insana sezdirmektir.

EKLENDİ

:

Merhaba Dostlar,

Dünyada hiç derdi olmayan kişi gördünüz mü? Dertsiz biri var mı şu fani âlemde? Bazıları daha çok şeye sahip olamadığı için dertlenmekte, bazıları sahip olduklarının ruhunu dinginleştirememesinden dolayı kendilerini yerden yere atmakta, bazıları da fazlaca sahip olma endişesi taşımamakta.

İşte derttir insanı bu dünyada söyleten veya yazdıran. Bir derdiniz varsa onu söz veya yazı ile anlatırsınız. Yine bir derdiniz varsa onunla iç içe olur ve kendinize bir rota çizersiniz. Nasıl bu dertten kurtulacağım dersiniz ve bunun yollarını ararsınız.

İnsanlık tarihi boyunca bazen bir küçük oyuncağa sahip olmak gözünüzde büyür büyür ve dev olur, bazen bir güzele kavuşmak için kendinizi yollara atarsınız da adınız gezgine çıkar, bazen bir makama erişmek için olmadık hamleler yaparken kendinizi bulursunuz, bazen de Hakk’ın sesi olmak için içten içe kendinizi yer bitirirsiniz de gün gelir volkan gibi patlarsınız.

İşte bu demde edebî eser ortaya çıkar. Bir şairin veya yazarın derdi, onu şairlik veya yazarlık yolunda ilerletir; bunun sonucunda hafızalara işleyen şiirler bu derdi tarih sayfalarına kalıcı bir şekilde işler.

Bugün bizde Yûnus Emre, Fuzûlî, Şeyh Galip, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim, Mehmet Akif Ersoy, Nâzım Hikmet,  Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç, Sebahattin Ali, Sezai Karakoç; dünyada Shakespeare, Molier, Stendhal, Goethe, Rilke, Necip Mahfuz, Behrengi, Ebadi, Salgari, Murakami, İshiguro, Gordimer, Fanon vd. sahip oldukları dertlerin birer temsilcisi değiller mi?

Şairler ve yazarlar bazen günübirlik dertlerinin peşine düşerler, bazen de uhrevi dertler onların gönüllerindeki ateşi harlar da bizlerin adına; şiir, öykü, roman, deneme, masal, tiyatro vb. türler gün ışığına çıkar. Bugün bizlerin okuduğu edebî eserler işte bir derdin bizlere yansımasından başka bir şey değildir.

Modern ve postmodern dönemler, her şeyde olduğu gibi edebî eserlerde de yapaylık üretmenin derdinde. Yapaylık; dünyevi veya uhrevi herhangi derdin peşinde olmamak, insanı dünyada dertsiz ve tasasız kılmak için uyuşturmak bir yerde. İşte bu noktada bize düşen; insanı ve insan olma hasletlerini yok etmeyi amaçlayan ve görseli pompalayan odaklara karşı onurlu bir duruş sergileyerek insanın insan olma hasletlerini yaşatmaktır.

Edebiyat, insanı robotlaştırmak isteyenlere direnerek diriliş ruhunu canlı tutmayı amaçlamakta.  Edebiyat zayıflıklara duçar olan insanı, eşref-i mahlukat makamına çıkarmanın kapısını aralamak için uğraşmakta. En olumsuzu bile anlatırken, insanın tutkularına esir olmasının sonuçlarını bize göstermekte. Edebiyatın amacı sadece olumsuzlukları anlatmak değil aynı zamanda hakikati ve güzelliği insana sezdirmektir.

İşte bunun için bizler insanı edebiyatla buluşturmak, onu edebiyat vadisinde yolculuğa çıkarmak ve edebiyatın harekete geçirici gücü ile tanıştırmak istiyoruz. İnsaniyet.net bunu yapabildiği ölçüde görevini ifa etmiş olacaktır.

Sevgili dostlar edebiyat vadisindeki yolculuğumuz her daim bizleri Hakk’ın rızasına nail olanlardan eylesin.

Esenlikle kalınız.

Çok Okunanlar