Allah vahidiyet sırrıyla insanlarda ortak noktalar; ehadiyet sırrı ile de tam anlamıyla –kişiye özel- özgün farklılıklar yaratmıştır.
O, her kulunu “özel/uniq” bir ayna gibi yaratarak her birinden “kendi kemal, cemal ve celalinin” farklı yansımasını dilemiştir.
Merhum Ömer Tuğrul İnançer “Allah insana en çok insandan yansır. Bu sebeple insan Hz. İnsan’dır” derdi.
İnsanın özgünlüğünün dayandığı temel kişiliğidir.
Özellikle 0-6 yaş arası aile ortamında %70’i tamamlanan “kişilik” oluşumunda anne-babalar çok hassas olmalıdır.
Anne-baba ve eğitimciler “her çocuk özeldir” ilkesini asla unutmamalıdır.
Özellikle anne-babalar çocuklarını iyi gözlemlemeli, onun yaratılışında/fıtratında getirdiği değerler üzerinden onun gelişim yolculuğuna destek ve rehberlik etmeli; asla ona kendi istekleri çerçevesinde oluşturdukları “paket program bir kişilik” dikte etmemelidirler.
Anne-babalar çocuklarını gözlem konusunda bilge kral Hz. Süleyman’ın kuşu Hüdhüd’ün yaklaşımını model alabilirler.
Hatırlayalım.
Bakınız! Hüdhüd Allah’ı Hz. Süleyman’a nasıl tarif ediyor:
“Göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gönüllerinizde gizlediğinizi de, dillerinizle açığa vurduğunuzu da bilen Allah’a, ne diye secde etmiyorlar?”
Hüdhüd kendi kabiliyeti olan yeraltındaki madenleri tespit etme yaklaşımını Allah’ı tanıma ve tanıtmakta ön plana çıkarıyor.
Çocuklarımızı bebeklikten itibaren iyi gözlemleyelim.
Fıtratlarında/Yaratılıştan getirdikleri kabiliyetleri iyi tespit edelim.
Allah’ın hangi ismi veya isimleri bizim çocuğumuzda parlayabilir?
Cemil mi, Celal mi, Rahman mı, Rahim mi, Adil, mi, Cevat mı, Settar mı, Rezzak mı, Kuddüs mü, Hay mı, Gahhar mı, Cebbar mı, Munis mi, Rauf mu?
Dr. Maria Montessori’nin Casa dei Bambini’de yani Çocuklar Evi’nde yaptığı da sadece Hüdhüd’ün tavsiyesi paralelinde çocuğu iyi gözlemleyip hangi esma üzerinden yürüneceğini tespit etmekti.
İbn Haldun; “Yaratılışa uygun olanı insana kolaylaştırılır” der.
Balığa yüzmek, kartala uçmak, ata koşmak, yılana sürünmek, ineğe süt vermek, köpeğe havlamak zevk verir, başarı ve keyifle yaparlar.
Allah kişinin davranışlarının kişilik temelli olacağını bildiriyor:
“De ki: “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar. Şu hâlde içinizden kimlerin en doğru yolda olduğunu bilen (ve hangi yolun izlenmesi gerektiğine karar veren) Rabbinizdir.” İsra, 17/84
Bu açıdan bakıldığında insan hayatında ilk 5 yıl sonraki 95 yıldan daha önemli olarak ele alınmalıdır.
Yani; “5, 95’den büyüktür.”
O zaman çocuğumuzun hangi esmaya daha uygun ve yakın olduğunu iyi bir gözlem ile tespit ederek o yolda onlara rehberlik ve yoldaşlık yapalım.
