1. Anasayfa
  2. Düşünce

Hanya, Konya, Tugay ve Galatasaray

Hanya, Konya, Tugay ve Galatasaray
0

Galatasaray uzmanı tıp doktoru bir yeğenim var: Dr. Fatih Okuyucu. Aslında ona uzman kelimesi de az gelir. Kendisi bütün tarihi ile bir Ansiklopedik Galatasaray Lügati. Fethi İsfendiyaroğlu’nun yazdığı Galatasaray Tarihinin güncel halini pek fevkalade bir yetkinlikte yazabilme yeterliliğine sahip kendisi.

Bazen onun yanında futbol konuşuyorum. Derwal’in “Ürdingen’e İstanbul’u dar edeceğim” dediği maçın tarihi ve skorunu soruyorum. Simoviç’in Türk bayrağı taşıdığı maçı hatırlatıyorum. Maçı anlatan TRT spikerinin, “son zamanlarda bu tür galibiyetlere o kadar çok ihtiyacımız var ki” dediği Galatasaray’ın Avusturya Viyen’i 1-0 yendiği maçtan konuşuyorum. 3-0 biten ilk Neuchatel maçı sonrası Mustafa Denizli’nin içimizdeki İrlandalılara dönüp: ”Benim takımım Neuchatel’i eleyecek güçtedir” deyip sonra da rövanşta 5-0 eleyince toplumda nasıl bir özgüven inşa ettiğini anlatıyorum. O da ansiklopedik Galatasaray bilgisi ile bu sual ve açıklamalarıma dair tek tek açıklamalarını yapıyor.

Sonra da dönüp bana, ”Amca, sen futbolda 1980 ile 1990 arasına odaklanmışsın. Senin futbola dair hard disk, sadece o dönemi kaydetmiş’’ diye ekliyor.

Demek o dönemden sonra futbola olan ilgimiz azalmış. Ta ki 2000 senesindeki, ”Taktik maktik yok! Bam bam bam!” mottosuyla tarihe geçen Galatasaray’ın meşhur UEFA finaline kadar.

Bu kısa girişten sonra sözü, Galatasaray ve Tugay’a getirmek istiyorum.

Bugün nadir yazdığım futbol bahislerimizden birini daha kaleme alayım istedim. Galiba anlatacağım konunun başlangıcı gene o yıllara gitmekte.

Bir futbolcu isminden bahsedeceğim: Tugay Kerimoğlu.

Tugay Kerimoğlu ismini futbola alakası olan bizim yaş grubu bilir. Nerede ise kırkına kadar oynamış bir topçu. Yüz kere civarı milli forma giymiş. Sonra kendi arzusuyla gençlere yer açmak için milli formadan feragat etmiş bir isim. Hani şu İngiltere’de attığı golden sonra tebrik için peşine takılan arkadaşlarını çocuksu bir masumiyetle koşarak eken görüntüsü hafızalara yer etmiş olan oyuncu.

Bir programda sunucu takımdaki arkadaşlarının lakaplarını sordu.

O da bir kaçını açıkladı. Bülent Korkmaz’a gelince, ”Onu diyemem” dedi ve söylemedi. Fazla muaşerete uygun olmadığı, biraz zarafete uygun düşmediği anlaşılan lakap konusunda sunucu ısrar edince, “olmaz, kaptanım o benim” dedi ve sunucunun sözlü talebini yerine getirmedi.

Şimdilerde etik ya da meslek ahlakı da denilmekte. Bizim geleneğimizde buna adap/edep deniliyor. Demek ki böyle iyi örnekler hâlâ var. Anlaşılmakta ki devam eden ve görünmeyen bir enformel eğitim, futbolcular arasında da mesleki bir adap inşa etmekte. Ya da günümüzdeki dille ifade edelim bu alanda da bir etik işleyiş söz konusu. Hem de görünmeyen biçimde. Aradan yıllar geçse de mesleki rütbe adabı kendini saydırmakta.

Tugay’dan Avrupa’da ki en istikrarlı futbolcumuz olmasının da ipuçlarını da böylece almış olduk:

”Eğitim, adap ve disiplin.”

Söz yine döndü eğitime geldi.

Demek eğitim her şeydir. Toplumda tüm sivil alanlarımızı eğitimle inşa edebilmekteyiz. Neslimizin birikimi olan maddi ve manevi kültürümüzü gelecek nesillerimize eğitim yoluyla aktarabilmekteyiz.

Şu halde güncel jargonla ifade edelim: Maarif her şeydir.

Bugün ne Hanya’yı ne de Konya’yı göstermeden futbol üzerinden bir ufuk turu yapalım istedik.

Sağlıcakla kalın.

1965 Yozgat  doğumlu. 1986 yılında Bingöl’de başladığı öğretmenlik ve idarecilik hizmetlerini yurdun çeşitli yerlerinde sürdürdü.1994 yılından itibaren Ankara’da çalışmaya başladı. 1995–1998 yılları arasında Batı Trakya’da (Yunanistan) maarif teşkilatımız adına öğretmen olarak görev yaptı. 1994 yılından beri yaşamakta olduğu Ankara’nın kültür ve ilim/bilim muhitlerinden Türkiye Yazarlar Birliğinde yönetim kurulu üyeliği ve muhtelif görevler yaptı. Araştırma,  Yayınlar ve Çalışmalar: Batı Trakya’nın tarihi, kültürel ve sosyal yapısı üzerine yaptığı araştırmaları Türkiye Yazarlar Birliği’nin 1999 ve 2000 yılı yıllıklarında yayımlandı. 2000 yılında TRT’1 de yayımlanan  “YİBOLAR YARIŞIYOR” adlı televizyon programının yapımında görev aldı. Eser, Yayın: “Yozgat ve Orta Anadolu Bölge Ağzında Yaşayan Kelimeler Deyimler ve Atasözleri” ile “Maarifimiz ve Geleceğimiz” adlı eserleri yayımladı. “Öğretmenim Ben” adlı denemesi 2000 yılında MEB dergisinde yayımlandı. Muhtelif şiir okuma programları yönetti. Dergi ve internet yayıncılığı alanında editörlük ve yazarlık yaptı: Ayışığı Okul Dergisi ( 4 sayı, 2006-2011)- (Editör), www.yerlifikirler.com sitesi(2014-2019 yılları arası, 750 yazı)-(Editör). 2009 yılında “Okul kütüphanesinde 10 bin kitap ile yılda 10 bin kitap okuma” adlı özgün okuma projesinin koordinasyonunu yürüttü. Örnek proje olarak MEB bünyesinde bu çalışmanın sunumu yapıldı. 2015 yılında Türkiye Yazarlar Birliği ve Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca ortaklaşa tertip edilen, İstanbul’dan başlayıp Çanakkale’de tamamlanan   “Yüz Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de’’ adlı tarihi nitelikleri olan kültür programına katıldı. 12/13 Nisan 2018 tarihinde Çanakkale’de Türkiye Yazarlar Birliği ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İşbirliği ile düzenlenen Türk Düşüncesinde Yerlilik ve Millilik Sempozyumunun fikri hazırlığında bulundu ve proje yürütücülüğünü yaptı. 2018 yılında Türkiye Yazarlar Birliğince tertip edilen, Edirne’den başlayıp, Saraybosna’da son bulan ve 7 ülkeyi kapsayan program çerçevesinde ‘’Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı’’ adlı ilim/kültür gezisine katıldı. Geziye katılanların gözlem ve incelemelerini ihtiva eden TYB tarafından aynı adla basılan kitapta, gezi notları yayımlandı. Halen maarif ağırlıklı çalışma ve yazılarına devam etmektedir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir