1. Anasayfa
  2. Şahsiyet

“Hazret” Burada Olsaydı Böyle Derdi

“Hazret” Burada Olsaydı Böyle Derdi
0

Bekir Oğuzbaşaran, bizim için, daha doğrusu Vanlılar için bir hocadan çok bir ağabey idi. Kalender, nüktedan, hoş sohbet ve estetik bir çizgisi vardı dilden ve hayattan yana. Hitabı çok kibardı. En sık kullandığı kelime, ya da isimlerimizi ünlemeden “Hazret” derdi. “Hazret, şu yazının bir fotokopisini alalım.” “Hazret şu deneme dil kurallarından yoksundur.” “Hazret, Hazan Dergisi’ni ben görmeden basmayalım, olur mu?” gibi kelamı kibardan yüzlerce anısı, sözü, sohbeti vardı aramızda. Ona bir ağabey, bir baba, bir pir nazarıyla bakardık. Herkesin sevgisi ve saygısı fazlaydı ona, bizim çevremizdeki dostların, arkadaşların kalbini kırdığına şahit olmadık.

Onunla çok kereler pikniklere gittik, dağ, bayır, ova, ilçe dolaştık. Büyüklerle büyük olur, küçüklerle küçük olurdu. Bazen bizim seviyemize iner, bağırtılarımıza, sinir bozucu çığırtılarımıza kulak tıkardı. O, her zaman aramızdaki iyilik meleği olur, uzlaşmacı bir tutum takınır, hareketin doğrusunu söylemeyi kendine şiar edinirdi. Konuşmadan çok susmayı tercih ederdi. Engin bir bilgisi ve kültürü vardı. Ondan faydalanmayan, bir söz, bir aforizma, bir kültür kırıntısı almayan hiç kimse yok gibiydi. Doğrusu sanatsal ve kültürel faaliyetlerimiz azaldığında, bir işle meşgul olmadığımızda onunla sohbetlerimiz daha da artardı. Hazan Dergisi kapandığında da üzülmüştü. Bir ara Seyir Dergisi’nin mutfağında da bulundu. Ara ara sanatsal öngörülerde tartışırdık da. Ama hiçbir zaman kalp kırıcı sözler sarf etmezdi. Yunus’un dediği gibi sanki; “Bir kez gönül yıktun ise/O kıldığun nemaz degil/Yetmiş iki millet dahi/Elin yüzün yumaz degil” mısralarını rehber edinmişçesine yumuşak huylu ve edepli idi. Edebiyatın “edep”ten geldiğini en iyi o bize öğretiyordu.

Aramızda sıklıkla hâlâ onun ismini ünleriz. Bekir Hoca burada olsaydı böyle derdi diye: “Hazret, bu virgülün yeri bura değil, şuraya konmalıydı!”, kesinlikle.

Onun sağlığında, henüz hayatta iken, (uzun ve sağlıklı bir ömür dileriz) hakkında şöyle idi, böyle idi, böyle söylerdi, böyle yürürdü, böyle konuşurdu, böyle kızardı demek benim açımdan çok zor olduğunu belirtmeliyim. Zaten bir dostun, ağabeyin, arkadaşın arkasından yazı yazmak benim haddime değil. Oldum olası beceremedim bu türden bir yazı yazmayı. Onun için cümlelerim amiyane ve saftır. Kendini anlatmak nasıl zor ise, kalender bir hocayı, bir dostu, hocadan çok bir arkadaşı anlatmak da o denli zor. Çünkü insan kendisi için objektif olmaktan uzak düşer. Bir yakınını da anlatmak bunun gibi, objektif olmaktan uzaklaştırır insanı. Benim burada yaptığım şey, Bekir Oğuzbaşaran’ın üzerimizdeki etkisini ve yaklaşımını dillendirmek… O, burada, Van’da, benim yanımda olsaydı belki şöyle derdi:

“Yapma hazret! Şairler abartılı söylerler. Sen de abartıyorsun!”

Böyle bir dostu, bir hocayı, bir arkadaşı tanımaktan memnun olduğumu belirtmeliyim, arada bir irtibatımız kesilse de o içimizin bir yerinde yaşamaya devam edecek… Nice uzun ve sağlıklı bir ömür, huzurlu ve mutlu bir hayat diliyorum kendisine…

(Bekir Oğuzbaşaran’ın ardından söylenmiştir.)

1962 yılında Muş/Bulanık doğumlu. Cağaloğlu’nda yıllarca basın yayın alanında çeşitli yerlerde bulundu. Dergilerde çalıştı, yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Birçok sanat-edebiyat, kültür dergilerinde yazdı. İstanbul’da Kardelen dergisini yayınladı. 1995 yılında Van’a yerleşti. Haftalık ve günlük yerel gazeteler çıkardı. Hazan sanat edebiyat dergisini kurdu, uzun yıllar bu dergiyi yayınladı. Seyir ve Beyaz Gemi dergilerini Vefa Taşdelen’le birlikte çıkardı. Ülkenin her tarafında çıkan dergilere katkı sunmaya devam ediyor. Van Belediyesinde uzun yıllar Basın Yayın Danışmanlığı ve Van Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığında Genel Yayın Koordinatörlüğü yaptı.   Yayımlanmış Kitaplarından Bazıları   Şiir Kerbela ey Kerbela (1989) Oralarda Bir Yerde Yüreğimi Bırakıp Gelmiştim (1990) İstanbul Sokakları (1993) Ebced (1995) Epopeler (1996) Kır Çiçeklerinin Ağıtı (1997) Gece Sağanakları (2000) Yalnızlık Gridir Biraz (2003) Düşlerden Aldım Adımı (2008) Gece Sağanakları (Toplu şiirleri-ilk sekiz kitap, 2006) Zaman Gergefinde Kitabeler (Toplu Şiirleri-ilk 9 kitap, 2013) Canana Şiirler (2014) Canın Notasız Son Şarkıları (2016) Deneme Erguvanî Yazılar (2005) Şuuraltı Notları (2015) Öykü Burada Deniz Vurgun (1993) Üç Yağmur Masalı (1999) İçinde Eylül Biriktiren Kadın (2012) Düş Zamanı Öyküleri (2016) Hazanda Ölüm Olmaz Bir Çiçek Açadursa (2017) Roman Nemrudun Eli –tarihi roman- (2019) Zagros Çığlığı –tarihi roman- (2017) Hattuşaşlı –tarihi roman- (2017) Dört Şehir Dört Kapı (2016) Tuşba Yolunda –tarihi roman-(2014) Tuşbanın İncisi Semiramis –tarihi roman-(2012) Savunma (1995) Yurdunu Arayan Ölüm (1994) Ay Karanlıktı (1993) Mazlum Halepçe (1990) Günce Bilgenin Günlüğü (2011-2017)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir