1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Şiir

Hikmetin Kapısı

Hikmetin Kapısı
0

Hikmetin kapısını aşkla vurmaya geldik
Gönül köprülerini baştan kurmaya geldik.

Zamanın fitnesinden Hakk’a sığındı beşer
Gönüller bahçesinden güller dermeye geldik.

Kin ve nefret yürüdü karardı hep gönüller
Gönül Kâbe’si için harcı karmaya geldik.

Güven mülkü sarsıldı sözler hep oldu yalan
Hakikat kapısında ikrar vermeye geldik.

Zulmet bir kâbus gibi çöktü arzın üstüne
Adalet nuru ile zulmü yermeye geldik.

İnsanlık ayıbıdır mahzun kaldı yetimler
Merhamet hırkasını yere sermeye geldik.

Zulmet çöken dünyaya doğsun İslam güneşi
Karanlık perdeleri aşkla yarmaya geldik.

Mazlumun feryadına sağır kalmasın vicdan
Merhamet hırkasını cana sarmaya geldik.

Fitnenin rüzgârıyla sarsılmasın bu ümmet,
Vahdetin sancağını burca germeye geldik.

Adalet gemisinde huzur bulsun tüm beşer,
Selamet limanına demir atmaya geldik.

Ayrılık tohumunu ekenler mahcup olsun
Vahdetin sofrasında kardeş olmaya geldik.

Kur’an rehberimizdir Sünnet ise yolumuz,
Bu mukaddes izlerden Hakk’a varmaya geldik.

Bu dertlerin dermanı ancak Senin kapında
Affınla arınarak divan durmaya geldik.

Ya Rab bizi ayırma Habib’inin yolundan
Ahlak-ı Muhammed’e canı vermeye geldik.

Kardeşlik bağı soldu haset sardı her yanı
Muhabbet bağlarından nağme dökmeye geldik.

Ayrılık gayrılık yok hepimiz bir ağacız
Tevhidin gölgesinde safa sürmeye geldik.

Zulmün karanlığında yolu şaşırdı beşer,
Vahyin kandilleriyle ufku görmeye geldik.

Gözyaşı hangi renktir? Acı duymuyor akvam!
Merhamet köprüsünü aşkla örmeye geldik.

Toprak bekler tohumu, gönül bekler kelamı
İman tohumlarını arza serpmeye geldik.

Hasedi yakıp attık ihlası azık ettik
Vuslatın dergâhına yüzler sürmeye geldik.

Huzura varan tek yol Kur’an’ın ahlakıdır,
Bu hikmet deryasına dalıp yüzmeye geldik.

Ya Rab lütfunla kuşat tüm dünyayı İslam’la
Mümince duruş ile hesap vermeye geldik.

Adalet terazisi dengesini bulsun tam
Zalimin karşısına dimdik durmaya geldik.

Batı’nın maddeperest ruhu boğan çarkından
İslam’ın şevki ile nura ermeye geldik.

Yetimlerin ahıyla titrerken Arş-ı Ala
Mazlumun gözyaşını aşkla silmeye geldik.

Yetimin başı mahzun, dulun boynu büküktür,
Şefkatli bir el olup, yara sarmaya geldik.

Komşuluk hakkı kutsal akrabalık bir bağdır,
Sıla-i rahim ile hatır sormaya geldik.

Emaneti ehline vermeyen pişman olur,
Liyakat çiçek balı onu süzmeye geldik.

Nefsimizin şerrinden kurtar bizi Allah’ım
Tövbe pınarlarında nefsi yumaya geldik.

Dünya bir misafirhane, bizler ise bir yolcu
Baki olan sevdayı kalbe koymaya geldik.

İlim irfan yolunda yürür iken ayaklar
Hikmetin kapısını canla çalmaya geldik.

Helal kazanç peşinde ter dökmek bir ibadet
Alın teriyle rızkı, hakça bölmeye geldik.

İslam ahlakı bir zırh, en güvenli kaledir
Bu vakar duruş ile göğüs germeye geldik.

Kibir dağın yıkarak tevazuyla bir olduk,
Toprak gibi mülayim yola inmeye geldik.

Doğruluktan ayrılan bulamaz menzilini
Sırat-ı Müskakim‘ de karar kılmaya geldik.

Halit ÖZDEMİR 1956 yılında Ardanuç’ta dünyaya geldi. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Ardanuç’ta bitirdi. 1977’de Erzurum Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümünden mezun oldu. 1992’de Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünden lisans diploması aldı. Artvin İmam Hatip Lisesi ve Ardanuç Lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yaptı. 2003 yılında emekli oldu. Evli ve üç çocuk babasıdır. Yerel ve ulusal süreli yayınlarda yazıları yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda mülakatlarına yer verildi. “Türk Tarihinde Edebî Fıkralar ve Nükteler (1981)”, “Bekleyiş (1987-Piyes), “Cumhuriyet Öncesi ve Cumhuriyet Döneminde Artvin’de Eğitim” (Komisyon-1999), Artvin 2000 (1999-Tarih bölümü), “2000’de Ardanuç” (2000) ile “Artvin Tarihi (2001)” yazarın yayımlanmış kitaplarıdır.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir