1. Anasayfa
  2. Düşünce

Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın Yanında Nübüvvet Eğitimi

Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın Yanında Nübüvvet Eğitimi
0

Bilişsel Açıdan Hz. Musa’nın Hz. Şuayb Yanında Nübüvvet Eğitimine Gönderilme Hikmetine Dair Bir Dinler Tarihî Perspektifi


1. Hz. Musa, kadim Mısır (Kıbti) inancında çift cinsiyetli Tanrı/ça olarak inanılan, etrafını taşırarak azgınlığını ona kurbanlar sunularak teskin edilmek istenen Nil’den çıkan çocuk (Mo-şeh) ismiyle Firavun’un sarayında evlatlık kabul edilerek en yüksek eğitimi almış, şehzade gibi yetiştirilmiş ve adeta Firavun’un varisi olarak Mısır’ı yönetmeye ve Firavun unvanı almaya hazır hale getirilmiştir.

2. Hz. Musa, böylece Firavun’la karşılaşmayı sıradanlaştırmış, sohbetin gücünü kavramış ve sarayın yüksek duvarlarını kolayca aşabilmiştir.

3. Hz. Musa, iyinin ve hakkın; batılla mücadelesinde galip gelmiş olan Medyen’e hicret ettirilmiş ve aldığı Firavunca saray eğitimi, kültürü Rabbani eğitimle dengelenmiştir.

4. Nitekim Medyen ve Eyke gibi iki şehrin peygamberi olan, kötü şehir Eyke’yi helak edip Medyen’de koyunlarına su veremeyecek kadar yaşlanıp son günlerini kızlarıyla beraber yaşayan Şuayb (as)’ın yanına “her hayra fakir” olduğunu duasında belirten (Kasas 24) genç Hz. Musa’nın gidişi, kötü şehirden iyi olgun yaşlı hayatı kronolojiden çıkarıp fenomene dönüştüren bir nübüvvet anlayışına hicret etmesi anlamına gelmektedir.

5. Peygamberler tipolojisinde antik dönem peygamberleri genelde kıyameti inkâr eden kavimlerine kendi lokal kıyametlerini yaşatırlar (Lut as.’ın kavmi Sodom-Gomorre – antik dünyada buna bitişik şehir aslında transgender karaktere dönüştürülmüş – Semud kavmi gibi) ve helak edilirler.

6. Halbuki Şuayb (as), terazinin hak kefesini sembolize eden Medyen’e Hz. Musa’yı çağırmış ve onu dengelenmiş; iyi-kötü, hak-batıl, ölçü ve tartıda dolu kefeyle boş tarafı bilişsel açıdan kavratmıştır.

7. Genç ve heyecanlı, ilim ve hikmet peşindeki Hz. Musa (as), Hz. Şuayb’ın (as) zihinsel eğitimi altında Medyen’de ölçüde, dengede; siyasette adaletsiz ve batıl olan Mısır’ın helak edilmesini, diğer taraftan kendi kavmi İsrail halkının ise ihyasını yaşayarak öğrenmiştir. Ancak köle, güçsüz ve her şeyden mahrum İsrail’in de aynen kendisine benzeyen çöle götürülmesi ve orada hayat bulması şarttır.

8. Hz. Musa bununla da kalmayacak; antik dünyada kendi kavmini toptan helak etmeyen Şuayb (as)’dan bir adım daha ileri giderek kavmi içindeki iyilerin sayısını artırırken, kötüleri (buzağıya tapan Samiri ve taraftarları gibi) niceliksel açıdan azaltarak ayıklamış; yaptıkları altın heykeli yakıp küllerini denize savurmuş, iyilerin niteliklerini artırmak için çabalamıştır.

9. Nitekim Hz. Peygamber de kendi kitabında anlattığı ve vahiylerine yer verdiği bu yüzden ümmetinde kıyamete kadar önceki peygamberlerin kavimlerinden birer modelliklerin olacağını bildirerek, hatemü’l-enbiya olarak Hz. Şuayb’tan bir adım daha ileri gitmiş; ata kavmi Mekke ile mücadele edip hicret ettirilse bile kendi vahyinin gereği olan tüm insanlığın yüz akı Medine’sini inşa edip ihya etmiş; sakinlerini tüm insanlığın değil ışığı (Lumen Gentium) birer yıldızına dönüştürmüş, geri dönüp yeniden farklılıkları entegre edebilmiş, dikotomiye dayanan (yani tek ve aynı parçanın zoraki ayrışmış iki parçası olan Mekke ile Medine’yi) bütünleştirebilmiş eşsiz bir peygamberdir.

Mustafa Alıcı, 1969 yılında Erzincan'da doğdu. 1988 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenciliği sırasında hafız oldu. 1993 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi anabilim dalında doktoraya başladı. Ocak 1996- Aralık 1996 tarihleri arasında bir yıl süreyle İtalya, Perugia'da Yabancılar İçin İtalyanca Üniversitesi'nde ileri düzey İtalyanca dil eğitimi aldı. 1996- 1998 yılları arasında İtalya, Roma’da doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1998 yılında 3 ay İngiltere'de, Bristol, Birmigham ve Londra'da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 1995- 2010 yılları arasında Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2011-2012 yılları arasında Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı olarak hizmet etti.2012 yılının yazında üç ay süreyle YÖK bursu ile İtalya’da akademik çalışmalarını sürdürdü. 2013 yılında Profesör olan ve2014 yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak atanan Alıcı, 25 Kasım 2017 tarihinde aynı fakültenin dekanlığına asaleten atanan Alıcı, 24 Nisan 2019 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Alıcı, Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, İngilizce, İtalyanca ve Latince bilmektedir. Alıcı halen dinlerarası ve kültürlerarası ilişkiler, İslam irfanı, monoteizm, postmodern din bilimleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bazı çalışmaları şunlardır; 1. Dinler Tarihinin Batılı Öncüleri”(2008, 2011) 2. Evrimci Politeizm Devrimci Monoteizm (2014) 3. Din Bilimlerinde Klasik ve Çağdaş Metodolojik Yaklaşımlar (2017) 4. Postmodern Din Biliminin Batılı Öncüleri (Yayımlanmak Üzere)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir