1. Anasayfa
  2. Düşünce

İslam Dünyası Nereye?

İslam Dünyası Nereye?
0

Gaziantep, ülkemizin sanayi, sermaye ve ticaret kenti olarak ön planda bulunan ve herkesçe bu özelliğiyle tanınan bir şehirdir. Ortadoğu’ya açılan bir lokasyonda bulunan Gaziantep, Ürdün, Irak, İran, Suriye ve Filistin’e birkaç saatlik mesafededir. Şehrin bu jeostratejik konumu, ekonomik ve ticari anlamda çevre ülkeler üzerinde etkili olmasını sağlamaktadır.

Tarihte ilim ve irfan yuvası olması sebebiyle “Küçük Buhara” olarak tanınan Gaziantep’in sosyokültürel mirasının ortaya çıkarılması ve bu bağlamda aslî kimliğine yeniden kavuşması amacıyla Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, her yıl Gaziantep Formu adıyla marka bir program düzenlemektedir.

Geçtiğimiz yıl “İslam Dünyasında İletişim ve Güven Arayışı” temasıyla gerçekleştirilen ve İslam Dünyası’nın ilmî ve entelektüel birikimini Gaziantep’e taşıyan Gaziantep Formu, bu yıl ise “İslam Dünyası Nereye? (Güçlü Bir Gelecek İçin Perspektif)” temasıyla gerçekleşti.

İki gün süren Gaziantep Formu II’de, İslam Dünyası’nın yakıcı soru ve sorunlarına cevaplar arandı. Özellikle Gazze’de yaşanan soykırım sebebiyle, “İslam Dünyası nerede?” sorusu sıkça gündeme geldi. Forumda, bedeni felç olmuş bir İslam Dünyası’nın yeniden nasıl dirileceği ve tüm insanlığı kuşatan özgün değerleriyle hangi yöne ilerlemesi gerektiği tartışıldı.

Bu sene icra edilen forumun ana başlıklarına bakıldığında, davetlilerin iki temel konuyu analiz ettikleri görülmektedir. Birincisi, küresel sistemin meşruiyeti ve bu sistemin yaşadığı krizler; ikincisi ise İslam dünyasının, insanlığın ortak sorunlarına dair küresel bir model oluşturma potansiyeli ile ümmet aklının yeniden nasıl inşa edileceğine dair tartışma öngörüleridir.

Türkiye, Irak, Katar, İran, Malezya, Hindistan, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Yemen gibi farklı İslam coğrafyalarından gelen ilim ve bilim insanları, İslam dünyası ve küresel sistemle ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaştılar. Bu paylaşımlarda ön plana çıkan husus, farklı coğrafyalardan gelen konuşmacıların aynı sorunlara farklı cevaplar vermeleriydi. Mesela, muhkem devletle çatışmadan İslami çalışmaların yürütülmesinin daha faydalı olacağını düşünenler olduğu gibi, bu görüşe karşı çıkanlar da vardı. Dolayısıyla amaç aynı olmasına rağmen, ümmet aklının inşası ve yeniden diriliş için farklı tecrübelere dayalı farklı önerilerin sunulması, forumun en heyecanlı ve ufuk açıcı oturumlarını oluşturdu.

Gaziantep’teki STK temsilcileri ve üyelerinin katıldığı Şark Forum Başkanı Dr. Waddah Khanfar’ın konuşmacı olduğu “STK Oturumunda” ise, kurulmakta olan yeni dünya düzeninde Müslüman gençlerin rolü tartışıldı. Gaziantep’teki STK başkanlarının sorularını yanıtlayan Waddah Bey, dijital çağda Müslüman gençlerin çok daha aktif olduklarını ve ümmet aklının yeniden inşasında hayati bir rol oynadıklarını belirterek, yeni bir dünyanın onların çabaları ve elleriyle kurulacağını ifade etti.

GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir’in forumun açılışında yaptığı konuşmadaki anahtar cümle, Gaziantep Forumu’nun temel amacını özetlemektedir:

“İslam tarihine yön verenler, teoriyle pratiği, ilkeyle ameli, sözle fiili birleştirenlerdir. İslam’ın, sözün sahibine yüklediği ahlaki sorumluluk, sözünü ve fikrini amele ilk geçiren kişi olmasıdır. O hâlde, İslam âlemini ve bütün insanlığı içine alacak bir hazırlığın yerini bulması için, düşünce ve fikir erbabı, fikirden amele giden ilk adımı atmakla mükelleftir.”

Gaziantep Forumu, Antep’in küresel bir düşünce merkezi olma yolunda attığı stratejik bir adımdır. Bu adım, her yıl büyüyerek devam edecektir.

1973 yılında Şanlıurfa'da dünyaya geldi. 1993 yılında Nizip İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Lisans eğitimini Marmara İlahiyat Fakültesi'nde tamamladıktan (1993) sonra Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamladı. Meslekî hayatına İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde başlayan Feridun Bilgin, 2010 yılından itibaren Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Akademik çalışma alanı Endülüs Tarihi ve Medeniyeti, Osmanlı-İspanyol İlişkileri, Akdeniz Tarihi'dir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir