Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Kastamonu Yollarında

Her akşam program bittikten sonra her ülke grubu öğrencileri bir masa oluşturup  ülkelerine ait masa toplantıları (Somali Masa Toplantısı gibi) yaptılar. Çünkü öğrenciler Türkiye’deki farklı illerden geliyorlar ve burada kendi ülkeleri hakkında konuşma fırsatı buldular. Bir akşam Bangladeş’ten gelen arkadaşlarımızın yanına gittim. Onlar hep beraber çok güzel bir ilahî söylüyordu ve gerçekten bunu çok çok beğendim ve bunu bir videoya çektim.

EKLENDİ

:

Kastamonu Kampı, hayatımı değiştirdi. 17 Şubat’ta arkadaşlarımızla beraber  Ankara’dan Kastamonu’ya doğru yola çıktık. Hayatımda ilk kez izcilik kampına gidiyordum. Kampı Türkiye Diyanet Vakfı hazırlamış, kamp içerisinde çeşitli etkinlikler ve sohbetler yapıldı.

Kampa Türkiye’de bulunan ve TDV Öğrenci Yurtlarında kalan yaklaşık uluslararası 130 öğrenci katıldı, bu öğrenciler 45 farklı ülkeden gelmişti. Farklı bölümlerde okuyan birkaç öğrenci hariç çoğu İlahiyat Öğrencileriydi. Bu kadar farklı ülkelerden gelen öğrenciler bir  araya gelip dört gün beraber zaman geçirmek gerçekten çok güzel bir fırsattı. İlk gün (17 Şubat 2022) Kastamonu’daki kampa yerleşme ve tanışmayla geçti. Yine aynı gün öğrenciler oba oba ayrıldı, her oba 8 kişiden oluşup içlerinden bir başkan seçtiler. Ardından çok uzun bir yolculuk nedeniyle yorulduğumuz için yatsı namazını kılar kılmaz uyuduk.

İkinci gün (18 Şubat 2022) saat 6’da kalktık, çok hızlı ve heyecanlı bir şekilde hazırlandık. Saat 6.30’da Kastamonu şehir merkezine gittik. Sabah namazını Nurullah Camii’nde hep beraber kıldık. Namazdan sonra Kastamonu Müftüsü Mustafa Bilgiç unutamayacağım bir sohbet yaptı. Sohbet içerisinde öğrencilere söylediği noktalardan birisi de şuydu: “Öğrenciler sizin beş anneniz var: 1. Vatan 2. Dil ve tarih 3. Din 4. Ahlak 5. Öz anne.” Sohbetin ardından sıcak ve çok güzel bir çorba ikram edildi tüm cemaate. O gün öğle namazına kadar şehrin tarihî yerlerini gezdirdiler bize. Cuma namazından önce Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet ATALAN Hocamız bir konferans verdi. Cuma namazından sonra kampa döndük. Öğle yemeği yedikten sonra biraz dinlendik. Saat 4.00’te yine program başladı. Bütün öğrenciler kamptaki Konferans salonunda toplandık. Çok sevdiğimiz Kastamonu Müftüsü Mustafa Bilgiç Hoca bir daha teşrif ettiler ve çok faydalı bilgi ve nasihatlerle dolu bir konuşma yaptı. Arkadaşlarımla beraber gözlerimizi hiç kırpmadan ve çok dikkatli bir şekilde dinleyip notumuzu aldık. Sohbet çok uzundu ve en önemlisi hocamızın, bilginin ne kadar önemli olduğunu altını çizerek anlatması oldu. Sohbetin sonunda bu cümle zihnime işlemişti: “İnsan beyni üç şeyle çalışır: İlim, din ve sanat.”

Her akşam program bittikten sonra her ülke grubu öğrencileri bir masa oluşturup  ülkelerine ait masa toplantıları (Somali Masa Toplantısı gibi) yaptılar. Çünkü öğrenciler Türkiye’deki farklı illerden geliyorlar ve burada kendi ülkeleri hakkında konuşma fırsatı buldular. Bir akşam Bangladeş’ten gelen arkadaşlarımızın yanına gittim. Onlar hep beraber
çok güzel bir ilahî söylüyordu ve gerçekten bunu çok çok beğendim ve bunu bir videoya çektim.

Üçüncü gün yine çeşitli etkinliklere geçti. Kampa yakın büyük bir orman vardı, orada manevi yürüyüş yaptık. Ardından çeşitli sporlar yaptık. Bu kamp, hayatıma çok katkı sağladı ve çok önemli bir şeyler öğrendim. Özbekistan’dan gelen oda arkadaşım Muhlis, hiçbir şey demeden bana çok önemli bir ders verdi. Kampta olduğum sürece onu her zaman takip ediyordum. Onun ne kadar disiplin olduğunu öğrendim. Kamp içerisinde her programa zamanında gelen bir kişiydi. Sabah erken ilk hazır olan kişiydi. Buradan şu dersi çıkardım: Hayatta disiplinli olmak çok önemlidir ve başarıya giden yol disiplinden geçmektedir. Bu yolu kullanmanın insan için ne kadar önemli olduğunu böylece anlamıştım.

Kamp içerisinde istifade ettiğim en önemli noktalardan bir tanesi de kitap okumanın ne kadar önemli ve faydalı bir şey olduğunu tekrar hatırlamış olmamdır. Kastamonu Üniversitesinden gelen hocalarımız ve Kastamonu Müftüsü bize kitap okumayı ve ufkumuzu genişletmeyi çok öneriyorlardı. Ben bundan böyle bu bedelsiz güzel nasihatleri tatbik etmek için hayatımı planlayıp hayatımın sonuna kadar bunları devam ettireceğime dair kararlar aldım. Bunlardan birincisi disiplinli olmak, ikincisi kitap okumak ve üçüncüsü her konuda kendimi geliştirmek. Mustafa Hocamın sözü oldukça önemliydi: “İnsan aklandığı ve öğrendiği kadar  insandır. Biz beşer olarak doğduk ama zamanla insan oluruz, insan olmak için bedel ödemek gerekir ve en büyük bedeller de ilimdir, ahlaktır, dindir ve sanattır. Onun için insan olmak zorundayız.’’

Her tarafıyla güzel olan bu muhteşem kampı biz öğrenciler için hazırlayan başta TDV Yönetimi olmak üzere emeği geçen bütün hocalarımıza ve abilerimize müteşekkiriz. Allah sizlerden iki cihanda razı olsun.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar