1. Anasayfa
  2. Düşünce

Muhened

Muhened
0

“Muhened”

İlk olarak rahmetli babaannemden duyduğum, onun özellikle dualarında çok kullandığı ve bizim Tokat yöresinde yaygın olan, kökenini bilmediğimiz zamanlara kadar uzanan çok eski bir kelimedir.

Muhtemelen Tokat’a da ata yurdu Orta Asya’dan getirmiştik.

Belki de Orta Asya’da yaşamış 124 bin peygamberden birisinin duasından alınmış, nesilden nesile aktarılmıştı.

Günümüz Türkçesine aktarmak gerekirse, “muhened” kelimesinin anlamını tarif edebilmek için birçok sözcük kullanmamız gerekiyor.

Konsantre bir kelimeydi; birçok eski kelimemizde olduğu gibi.

“Dil, varlığın evidir.” der Martin Heidegger.

Bu sebeple dilin muhafazası; vatanın, bayrağın ve ezanın muhafazası kadar önemlidir.

Böyle köklü ve değerli, bize emanet olarak getirilen kelimelerin korunması ve günümüzde de yaygın biçimde kullanılması için hepimize önemli görevler düşüyor.

Bu yazı da bu vefanın bir yansıması olarak kaleme alınmıştır.

“Muhened” kelimesinin kısa bir açıklamasını günümüz insanına şöyle yapabilirim:

“Muhened insan”, bezm-i elestte “Elestü bi Rabbiküm?” sorusuna “Belâ” diye cevap verdiği hâlde, bile bile o sözü ve o sözün gereğini inkâr eden; sözüne, yani emanete ihanet eden, nankör kimseyi tarif için kullanılan ve bu manaya en çok yakışan kelimedir.

“Muhened” kişi, öncelikle kendisini yoktan yaratan Rabbine karşı nankördür:

“Muhakkak insan Rabbine karşı çok nankördür.” (Âdiyât, 100/6)

Sonrasında “muhened” diye ifade ettiğimiz, Rabbine karşı nankör olan kimse, O’nun yarattığı insanlara, canlılara ve bitkilere karşı aşırı sert, çok kaba, fazlasıyla acımasız, insafsız ve gaddardır.

Babaannemin belki de en çok yaptığı dualarla yazımı tamamlayalım:

“Allah hiç kimseyi muhenede muhtaç etmesin.”

“Allah bizi muhenedlerden korusun.” Âmin.

"1969’da Tokat’ta doğdu. İlkokulu Çeltek Köyü İlkokulu’nda, Ortaokulu Zile’de tamamladı. Sağlık Meslek Lisesi’nin iki yılını Kırklareli, son iki yılını da Konya’da okuyarak 1987 yılında mezun oldu. 1993’de S.Ü. İlahiyat Fakültesi’ni, 1996’da Konya Sağlık Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. 1997-2000 yıllarında Yüksek Lisansını İslam Mezhepleri Tarihi alanında “İslam Düşünce Tarihinde İlk Akılcılar: Mutezile” teziyle tamamladı. 2017’de başladığı Kelam Anabilim dalındaki “Kelam İlminde Yenilik Arayışları ve M. Şerefeddin Yaltkaya’nın İctimai Kelam Projesi” başlıklı doktora çalışmasını 2023’de tamamladı ve Kelam alanında doktor oldu. 1987-1996 yıllarında Sağlık Bakanlığı, 1996-2015 yıllarında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda çalıştı. 2015-2019 yıllarında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya ve Afyonkarahisar İl Müdürlüğü görevlerini ifa etti. 2019’dan beri Selçuk Üniversitesi’nde çalışıyor. 2019-2021 Yılları arasında Engelli Öğrenci Birimi koordinatörlüğü yaptı. Haziran 2023-2024 tarihileri arası S.Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi Nasreddin Hoca Uygulamalı Ana Okulu Müdürlüğü görevini yürüttü. 2024-2025’de Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Erol Güngör Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı görevini icra etti. Şubat 2025 den itibaren Selçuk Üniversitesi’nde Araştırmacı olarak görevine devam ediyor. Yeni Konya gazetesi ve birçok internet adresinde haftalık yazılar yazan Paslı’nın birçok eseri bulunmaktadır. Türk Aleviliği” (2006), “Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S” (2013’), “Anadolu Aleviliği” (2013), “Akıl” (2016), “Bilge Kral Aliya’nın Camisi” (2018), M. Şerefeddin Yaltkaya’nın İctimai Kelam Projesi” (2024) ve “Kelam İlmi ve Sosyal Hayat (2024), Hikayeden Hayat (2025) ve Mutluluk ve Başarı İçin 3+3 (2025) adlı kitapları bunlar arasındadır. Paslı, Aileyi Destekleme Derneği başkanlığı, Konya Platformu Derneği Yönetim Kurulu üyeliği gibi görevlerle Sivil Toplum Çalışmalarına katkı veriyor. İngilizce ve Arapça bilen yazar evli ve 3 çocuk babasıdır. Dr. Cemil PASLI- www.cemilpasli.com

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir