1. Anasayfa
  2. Düşünce

Öğretmen Çocuklar

Öğretmen Çocuklar

Babalar bilir.

Babaların bildiğinin anneler zaten farkındadır.

Çocuğunuzla bazen anlaşamaz, ona sinirlenip kızar, ağlamasına sebep olur, onu üzerek odasına gönderirsiniz.

Derken aradan bir müddet geçer… Çocuk hiçbir şey olmamış gibi geri gelir.

Sanki zaman makinesiyle kendini olay öncesine ışınlamıştır.

Çocuğun içinde anne-babaya (artık onu ağlatan ve içeriye postalayan kimse) karşı hiçbir olumsuz duygu ve tavır kalmamıştır.

Babaların bildiği, annelerinse zaten farkında olduğu durum budur.

Çocuk hiçbir şey olmamış gibi ama gerçekten hiçbir şey yaşanmamış gibi dönüp gelir.

Başlarda şaşırıp hayret ettiğimiz manzara, zamanla öz eleştiri ve muhasebe melekelerinizin açılmasıyla bacak kadar çocuğun yaptığı şu büyüklük karşısında sessiz bir gıptaya dönüşür.

Büyüdükçe Bozulmak

Çocuklar, büyükler gibi değildir.

Olamazlar da.

Kardeşle yaşanan bazı anlaşmazlık durumları hariç, çocuklardan büyüklük beklenmez. Ama büyüklerin pekâlâ çocukluk yaptıkları sıklıkla işitilir.

Çocuk yapmaz senin yaptığını, derler. Bu yaptığına çocukluk derler, de derler.

Turgut Uyar “Düşünüyorum da biz büyüyerek çocukluk etmişiz.” cümlesini imzalarken ne kadar da haklıdır.

Büyüdükçe bozulmak kaçınılmazsa esas olan bir şekilde çocuk kalmaktır.

İçimizdeki çocuğu öldürmeyip yaşatmamız, onunla konuşmamız gerektiğini söyleyen mesai ehli uzmanlar, kirlenen ve kirleten insanlara yeniden masumiyetin güzelliğini, karşılıksız iyiliği, hesapsız sevgiyi, sinir ve öfkenin kine dönüşmemesinin mümkün olduğunu hatırlatmak, bunu bizzat kişinin hissetmesini sağlamak isterler.

Çocukluk Güzel Ahlaktır

Babalar bilir, anneler zaten farkındadır: “Çocukluk güzel ahlaktır.”

Bağırır çağırır, canını yaktığınız çocuğu ağlatıp başınızdan gönderirsiniz ama çocuk bir müddet sonra babacığım, anneciğim oyun oynayalım mı, kitap okuyabilir miyiz, resim yapsak olur mu diyerek zaman makinesine biner, gelir.

Biraz önce ağlayarak kaçıp giden çocuk o değildir sanki.

Odasına gidip size küsmez. Küsmüş gibi yapsa da uzatmaz, rengârenk ambalajlı tatlı bir vaat karşısında hemen uzlaşıverir.

Her zaman olduğu gibi her şeyi hemen unutmaya hazırdır demeyeceğim, çünkü ne kin tutar ne intikam almaya çalışır. Masumiyetinden dolayı lüzumsuz olan her şeyi zaten unutmuştur.

Şantajı bilmez, düşmanımın düşmanı dostumdur alçaklığıyla hasımlarınızla ittifaklar yapmaz. Kısaca söylemek gerekirse büyükle büyük olmaz.

“Dünyayı verelim çocuklara.” diyen şair aynı zamanda bir babadır. Bu cümleyi kurduran tecrübede babalık birikiminin de katkısı vardır.

Vurgusu çocuklara değil, çocukluğadır. Çünkü çocukluk güzel ahlaktır.

Çocuk deyince sevimlilik, çocukluk deyince ise masumiyet akla gelir. Ve büyüklerde olmayan, olmaması gereken ne varsa…

Öğretmen Çocuklar

Babaysanız bilirsiniz, anneyseniz farkındasınızdır.

İnanmakta zorlananlar ya da daha fazla delil arayanlar anne babalarına ya da başka ebeveynlere sorabilir.

Kendi evladını biraz daha dikkatle izlemek de çok şey anlatır büyüklere.

Çocukluk bir okul, çocuklarsa birer öğretmendir.

Hep anne babalar mı öğreten konumunda olacak, demeli bazen ve alışkanlıkları tersten okuma cesaretinin vereceği tecrübeyi test etmeli.

Ne dersiniz?

Tebdil-i mekânın verdiği ferahlık gibi büyükler için tebdil-i zaman özelliği taşıyan bir miktar çocukluk sizce de ilaç gibi gelmez mi?

Büyüklük sizde kalsın.

Unutmadan; “Asıl sorun büyümek değil, büyürken unuttuklarımız.” Antoine De Saint Exupery

Dergilere ve okur-yazarlık konulu kitaplara özel ilgisi var. İlk yazıları Genç Dergisi’nin Metin Karabaşoğlu yönetimindeki Yazı Atölyesi köşesinde ayın yazısı seçilerek yayınlandı. www.gencgonulluyuz.biz sitesinin ilk yıllarında Ayşegül Genç rehberliğinde başlangıç düzeyinde sayılabilecek köşe yazarlığı tecrübesi oldu. İlkadım Dergisi’nde köşe yazarlığı, editörlük, yayın kurulu üyeliği, sorumlu yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlkadım’ın gençlik eki Genç Adam Dergisi’nin kuruluşunda yer alanlardandı. Genç Doku Dergisi, Adalet ve Medeniyet Dergisi gibi çalışmalara kapak ve köşe yazıları hazırladı. Burs, telif ve imzalı kitaplara layık görülen yılları oldu. www.dunyabizim.com ve www.gencdergisi.com siteleri için zahmetli ama zevkli araştırma yazıları kaleme aldı. Sosyal medya hesaplarından en çok Twitter ile meşgul. “Herkes bildiğinin öğretmeni, bilmediğinin öğrencisidir” noktasından hareketle dertli dergileri ve isimleri takibe devam ediyor. Abone olmak istediği birçok dergi var ama şu an birazla yetiniyor. İbrahim Veli’nin “Eğer herkes aynı fikirdeyse hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.” cümlesini aklından çıkarmamaya çalışarak unutkanlıkla mücadele ediyor. Hikmetli, veciz cümleleri not aldığı bir defter tutuyor. İstikrarlı bir okur olmazsa istediği gibi bir yazar olamayacağını düşünüyor. Samuel Johnson’un ifadesiyle “Yazana zahmet vermeyen bir yazının okuyana zevk vermeyeceğine” inanıyor. Gözlük ve sakalından dolayı Malcolm X’e benzetildiğinde “Sonumuz benzesin yeter…” diyor. Kendisini, diğer çalışmalarıyla birlikte www.insaniyet.net adresi için dertli denemeler yazma konusunda programlıyor. Beş kardeşin beşincisi. Nevşehir doğumlu. İzinli tarihçi. İşçi oğlu işçi. Sivilliği önemseyen, içten içe heyecanlı, pozitif, zahmetsiz, dertli, sakin biri. Misyonu fetva, vizyonu takva. Sade yaşam taraftarı bir hanımla evlilik cüzdanını paylaşıyor. Bir kızı ve oğlu var. Hocasına damat olan kullardan. Başı mim, sonu nun. “Kaleme ve yazdıklarına ant olsun.”

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.