Yeryüzü kitabını okurdu heceleyerek
Silsileler halinde
Veysel, Kerkük, Türkmen bozlağı
Perde perde Arguvan, Hacel obası, Çiçek dağı
Arada duvar, cam, çelik yoktu
Şimdi şehirlerin sanı
Okumak Âdeme mahsus
Basınca kırılır iğdenin dalı
Yağmur yağar kirpiklerin ıslanır
Ansızın yeşillenir Niğde bağları
Kurban olduğum Yareden diye başlar yaz gelince bütün ayetler
Kurbana al kınalar yakılır
Ülerzikler, çoban çökertenler, dulavrat otları
Bir pus iner, koyun, keçi, göç yolundan aşağı
Şimdi şehirlerin sanı
Bakmak vücuda gelene mahsus
Gel yârim gel, civanım gel
Otuz iki kısım tekmili birden açık durur kâinat
Gevrektir eriğin dalı, basmaya gelmez
Soğuktur suları içmeye gelmez
Garibim gel
Arada betonarme duvar, cam, istinat, putrel
Sızdırmaz boşluğa yapıştırılmış kâğıttan yüzler gibi
Hülyalım gel, bipolarım gel
Şimdi şehrin insanı
