Rezene kokusu annemin göğsü, ağzımda çiğ süt kesiği
Gardayım, daha trenleri görmedi bu istasyon, rayları kötürüm.
Gözlerinden almış rengini sema, çatlak dudakların çöl.
Tenin çizgili maşa, köz karıştıran devrim, yüklü mevsim
Ebabil pençesine tutulunca dilim, Kâbe’de göründü gözlerim.
Adli tatilde hekim, kırık kalplere bir sünger pay yok leğende
Sulandıkça kuruyan eller de benim, filizlendi mangalda çeyiz
Köpürdükçe saçlarım, teneke kutuda menekşeyim, külkedisi
Yağlı urganda mandal, paspasın alev okşayan püskülü, birinci
Kaplumbağa prens, patates tarlasının umut yeşerten hüznü
Kınalı ayaklara zemzem taşıyan geyik, bağrım dağ, Aslı yitik
Acil serviste yastık işgali, horoz dövüşü, kaplan sürüsü trafik
Çok yalnızım, hepsi kurmaca dize, kalabalıklar içinde öyle yalnız
Füzelerden bile sessizlik çağıldıyor Deli Dumrul devri sirenlerle
Hala sallamaktayım beşiğini şiirlerin, kartallar tünedi taş yüreklere
Sesim sarı yazmalı gelin, al basmasın masalları, az ve uz çekelim.
Yandım/ bittim/ kül odum.
Yandı/ bitti/ kül oldu.
