Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA), ilim, hikmet, kültür ve irfan alanında hayır vesilemiz, göğsümüzü kabartan, yüzümüzü ak eden bir eser olarak ortaya çıkmıştır. Dinimiz İslam’ı kaynaklarından tanıtan, ilây-ı kelîmetullah’a hizmet eden, konulara sahih ilimle yer veren bu çalışma; İslam Âlemi’nde tamamlanabilmiş ilk geniş İslam ansiklopedisi olma özelliği taşır. Bu yönüyle Müslümanlar’ın ilim adına iftihar edeceği bir külliyattır.
Müslümanlar her zeminde farklı üsluplarla İslam’ı yaşamaya ve onu savunmaya gayret etmişlerdir. Türkiye’deki ilim adamları, tarihin kendilerine yüklediği sorumlulukla her zaman cephenin ön safında olmaya çabalamışlardır. DİA da ideolojik çatışmaların yaşandığı bir dönemde bu ihtiyaca cevap olarak telif edilmeye karar verilmiştir.
O dönemlerde İslam’ı tahdit etmeye çalışan ve oryantalist bakış açısıyla hazırlanan, 1908’de ilk fasikülü yayınlanan ve 1936’da tamamlanan, uzun yıllar çevirisi yapılarak Türkçeye çevrilen “MEB İslam Ansiklopedisi” kullanılmaktaydı. Ancak bu ansiklopedi; İslamiyet’le ilgili pek çok yanlış bilgilerle dolu olduğu için ilahiyat ve Diyanet camiasında rahatsızlıkla karşılanıyordu. Bunun üzerine, hakikati ilmî olarak ortaya koyacak Diyanet İslam Ansiklopedisi’nin yazımına niyet edildi.
Bu süreçte büyük meşakkatlerle karşılaşıldı. Öncelikle maddi imkânsızlıklar vardı. Diyanet İşleri Başkanlığı destek verdi, devletimiz imkân sağladı ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) kuruldu. İSAM bünyesinde büyük bir kütüphane kuruldu, alanında uzman hocalar ve araştırmacılar belirlendi. Dünya’nın dört bir yanından çeşitli dillerde kaynaklar toplandı. Telif, edisyon ve redaksiyon heyetleri oluşturuldu. Ansiklopedi yazmanın en zor yanlarından biri olan madde belirleme süreci yoğun bir çalışmayla yürütüldü. Aziz milletimiz de katkıda bulundu. Eser, önceleri fasikül hâlinde sonraları ise cilt olarak yayımlandı.
“Başlamak bir işin yarısıdır.” denir. Beş yıllık çabanın ardından 1988 yılında bu büyük emeklerin ürünü olan ilk cilt yayımlandı. Bir ansiklopedi doğmuştu ve adı: İslam Ansiklopedisi idi. Bir çocuğun doğumu gibi sancılı, heyecan ve kaygı doluydu. Müslümanlar olarak, bir tohumun filiz verip toprağı çatlatmasını izleyen çiftçi misali, bu gelişme coşkuyla karşılandı. Zira herkes biliyordu ki o tohumu bulmak, zemini hazırlamak, şartları olgunlaştırmak, onu koruyup büyütmek zordu. Her alanda olduğu gibi ilmî ve kültürel alanda İslam’ı savunmak da ciddi bir mücadele gerektiriyordu. Kervan düzüldü, istikamet belirlendi, güzergâh çizildi ve Ansiklopedimiz yola revan oldu.
DİA, İslam dini ile beşerî ve sosyal bilimler sahasında emin adımlarla ilerlemekle beraber İslâm’ın itikadı, ibadeti, ahlâkı, medeniyeti ve sanatıyla ilgili geniş kapsamlı maddeleri de içermektedir. Her biri akademik disiplin içerisinde, sağlam kaynaklara dayandırılarak ve titizlikle kaleme alınmıştır. Müslümanlara ilmi miras bırakma hedefiyle hazırlanan bu eşsiz ansiklopedi hem bugünün hem geleceğin ilim dünyasına ışık tutmaktadır.
Dijital âlemde temini ve yararlanılması mümkün olan bu esere emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Devamı hayırla gelsin…
