1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Yakınlık ve Mesafe

Yakınlık ve Mesafe
0

Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı

Ne garip…

Bazen biri yanı başımızdadır ama ruhu başka bir şehirde.

Bazen bir ses kilometrelerce uzaktan gelir ama içimizde yankılanır.

Yakınlık ve mesafe, yalnızca fiziksel konumlarla değil, kalpler arasındaki görünmeyen yollarla ilgilidir.

Modern hayat, bizi birbirimize yaklaştırıyor gibi görünür:

Bir mesajla ulaşabiliyoruz, bir video aramayla göz göze gelebiliyoruz.

Ama bu teknik yakınlık, ruhsal bir mesafeye dönüşüyor çoğu zaman.

Yan yana otururken bile birbirimizin içine susuyoruz.

İlişkilerdeki bu ikili yapı, insanın varoluşsal gerilimidir.

Martin Buber, “Ben ve Sen” adlı eserinde insanın ancak gerçek bir karşılaşmayla var olabileceğini söyler.

Ama günümüzde bu karşılaşmalar yerini temas illüzyonlarına bırakmış durumda.
“Yakınız” diyoruz, ama neye?

Birbirimize mi, yoksa yalnızca paylaştığımız görsellere mi?

Kimi zaman sevdiğimiz birine fazla yaklaştığımızda onu kaybetmekten korkarız.
Çünkü mesafe, sınırdır; sınır, anlamdır.

Çok yakın olmak, bazen kişilikleri eritip birbirine karıştırır.

Ama çok uzak olmak da, bağları çürütür.

İnsan, anlamlı bir ilişki için hem yakınlığa hem mesafeye ihtiyaç duyar.

Tıpkı nefes almak gibi: İçine çekmek kadar, bırakmak da gerekir.

Rilke’nin ifadesiyle:

“Sevmek, iki insanın birbirini gözeterek, birbirinin olmasına izin vererek, birbirine mesafe bırakabilmesidir.”

Yakınlık, yalnızca temas değil; samimiyetin, görülmenin ve duyulmanın sonucudur.

Mesafe ise, bazen saygının, bazen korunmanın adıdır.

Anneyle bebek arasındaki mesafe yok gibidir — ama bu bağlılık sonsuza kadar sürmez.

Zamanla çocuk büyür, birey olur, uzaklaşır.

Ve işte hayat da budur:

Yakınlık ile mesafe arasında salınan bir sarkaç.

Kimi dostluklar yıllarca konuşulmasa da mesafe tanımaz.

Kimi ilişkilerse her gün yan yanadır ama derin bir uçurumun kıyısında yaşanır.

Yakın olmak, bir arada bulunmak değildir.

Anlamlı bir yakınlık, ruhların birbirine dokunabilmesidir.

Ve bazen de en büyük yakınlık, mesafeyi kabul etmekte saklıdır.

Çünkü gerçek sevgi, kendine ait bir alan bırakmayı göze alabilen bir sevgidir.

Nuh Muaz Kapan, felsefe, sosyoloji ve ilahiyat alanlarında lisans, felsefe ve din bilimleri alanında yüksek lisans eğitimi almış; bilgi felsefesi, bilim tarihi ve varlık düşüncesi üzerine yoğunlaşmıştır. Yayıncılıkla başladığı kariyerini kamu yönetimi alanında sürdürmüş; Yıldırım Belediyesi’nde kültür, sosyal işler, basın-yayın ve gençlik hizmetleri alanlarında müdürlük görevleri üstlenmiştir. Çocuklara felsefeyi ve doğayı sevdirmeyi amaçlayan kitapları (Dikkat Dinozor Çıkabilir! Kim Var Güneşin Etrafında? Hava Nasıl Oralarda? Dinogiller) ile edebiyat dünyasında tanınan Kapan, aynı zamanda düşünce yazılarıyla (Aklın ve Tekniğin Diyalektiği, Felsefe Yazıları, Sosyoloji Yazıları, Aklın ve Kalbin Diyalektiği) akademik ve toplumsal meseleleri tartışmaya açmaktadır. Trabzon’un Çaykara ilçesinde köklenen, Bolu’da yaşamış ve bugün Bursa’da ikamet eden Kapan, akademi, yazarlık ve kamu hizmetini bütüncül bir bakışla yürütmekte; düşünceyi yalnızca teoride değil, hayatın tüm alanlarında yaşatmaya çalışmaktadır.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir