1. Anasayfa
  2. Düşünce

Zekânıza Güvenin!

Zekânıza Güvenin!
0

Son günlerin en popüler uygulaması olsa gerek yapay zekâ. Onunla işlerini kolay ve hızlı yapanlar, sohbet edenler, fikir alanlar. Görünüşe bakılırsa hemen taht kuruverdi maharetiyle gönüllerde. On parmağında on marifet bir gelinden bahseder gibi ballandıra ballandıra konuşulur oldu. Teknolojinin imkânlarından faydalanmak ve iyiye kullanmak her zaman önemli iken şimdilerde daha bir önemini vurguluyor gibi hissettiriyor bana nedense. İki ucu keskin bir bıçak gibidir teknoloji. Hangi amaçla kullandığınıza bağlıdır size sunacağı imkânlar ya da size vereceği zararlar. Gençler ve hatta yetişkinleri bile tehdit eden bir unsur haline gelmişken ekran bağımlılığı şimdi bir de yapay zekâ boyutu üzerinde düşünülmesi gereken konular arasında. Dikkat süremizi düşüren kısa videolar, çocuklara ve gençlere zarar veren içerikler, yetişkinlerde de olumsuz etkileri görülebilen sosyal medya vb birçok uygulama var iken.

Yapay zekâ bir anda çok cazip geldi. Hatta olumsuz yanlarına odaklanmak biraz teknolojiye karşı olmak gibi de değerlendirildi bazen.  Kullanılmayan her organ körelir diyor bir bilimsel gerçek. Peki, bizim adımıza her şeyi yapan bir uygulama bize zamanla nasıl zarar verir düşündük mü? Düşünmemizi, üretmemizi kısıtlamaz mı? Bir bebeğin bile ebeveynleri her şeyi onun adına yaptığında fiziksel gelişimi, özgüveni, bağımsız iş yapabilme becerisi zarar görür. Bizim adımıza her şeyi düşünen bir uygulama var iken ne kadar üretici olabiliriz? Ya da sürekli konfor hali insanın üretici yanını nasıl engeller? Bunların üzerinde düşünmek gerekir. Tarih boyunca olan bütün zaferler, başarılar, buluşlar, icatlar bir emeğin ürünüdür. Zahmetsizce elde edilen birçok şey aynı tadı vermez emekle yoğrulmuş bir süreç ürünü ile. Tarihsel zaman içerisinde yaşamımızı kolaylaştıran pek çok ürün girmiştir hayatımıza.

Yararları fazla olmakla beraber bizden götürdükleri de olmuştur elbette. Zararı yararının yanında kıyaslanamayacak derecede ise bir problem teşkil etmezken uzun vadede verdiği zararı hesaplayarak kabullenmek gerekir her yeni uygulama vb bir ürünü. Düşünme becerisi zamanla yok olursa koşulsuz kabule daha açık hale gelebilir insan. Sorgulamadan kabul eder hale gelmek de artık bir robottan farksız bir insan demektir. Bir anne bebeği olduğunda normal zamanlarda olduğundan daha hassas hale gelir. Yapay hiçbir şey vermez bebeğine. İçeriği doğal olmayan her üründen özellikle kaçınır. Ev yapımı, doğal besinlerle büyütmeye gayret gösterir. Doğa harikası bir şelale bizi büyüler iken yapay olanı sadece görsellik katar bulunduğu mekâna ama aynı hissi vermez insan ruhuna. Peki, zekânın doğal olanı varken neden yapaya hayran olduk adeta. Yapay zekâ sağladığı kolaylıklarla listelerde birinci sırada ama siz yine de bir düşünün sizin listenizde nerde hangi sırada olması gerektiğini. İnsanı farklı kılan, düşünme yetisidir diğer canlılardan. Eğer bu yeti bir başkasına teslim edilirse insan üstünlüğüne haksızlık etmiş olur. Bilgiyi irfana dönüştüren ise akıl değil kalptir. Kalbe uğramayan bilgi irfana dönüşmez. Kalbi yönü olmayan bir uygulamanın ürettiği kuru bilgi ne kadar farklı olabilir tozlu raflarda ömrünü tüketen pek çok üründen.

Yapay zekâya tamamen kapılarımızı kapatamayız belki ama en azından kapınız aralık olsun.

Ve sahip olduğumuz en değerli şeylerden biri olan doğal zekâya güvenin.

  1987 Ankara doğumluyum. Ankara Kurtuluş Lisesi’nden sonra Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümünden mezun oldum. İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik, idarecilik yaptım. Yazmaya gönül vermiş bir öğretmenim.  

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir