Bizimle İletişime Geçin

Söyleşi

25/Sorgusuz Sual-Sibel Eraslan-Yazar

1967 yılında İstanbul’da doğdu. Üsküdar Kız Lisesi’ni, İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Sivil toplum çalışmalarında bulundu. Köşe yazarlığı yapan Sibel Eraslan’ın yayımlanmış çok sayıda eseri bulunuyor. Sibel Eraslan için en önemli üç kavram ise memleket, hürriyet, inanç oluyor.

EKLENDİ

:

1- Sizi çarpan ilk kitap?

Alice Harikalar Ülkesinde, ilkokul 3. sınıftaydım, hala da çarpıcı bulduğum bir kitap. Dede Korkut Hikayeleri, anneannemle okurduk ve Küçük Prens. Hala kütüphanemin en seçkin eserleridir.

2- Yayımlanmış kitaplardan birini siz yazmış olacaksınız, hangi kitap?

Mülksüzler, Ursula Le Guin. Aslında Ursula Hanımın bütün kitapları… Nazarımda dünyanın en zeki ve bilge ejderhasıdır.

3- Yaşamayan/yaşayan bir yazar veya şairle bir gününüz var. Kimi seçtiniz?

Hz.Fuzuli’yi seçerdim. Onunla toz toprak içinde Kerbela’da ağlamak, fersiz bir kandil ışığında Hz.Fatıma’dan, Hz.Hüseyn’den içli içli bahsedişlerine kulak vermek, Leyla ile Mecnun’dan konuşmak, onlar şimdi neredeler diye sormak, ta bad-ı saba esene kadar, dizinin dibinde.

4- Şiir mi, düzyazı mı?

Elbette şiir, Rumeli Türk’ü olup da başka hangi cevabı vereydim… Şiir hicrettir. Gökyüzüne.

5- İzlemelere doyamadığınız film?

Metin Erksan, Sevmek Zamanı. Bir de ‘’In The Mood For Love’’ var, bu iki film içerik olarak birbirine çok benziyor, platonik aşk hikayelerini sarsıcı bulurum her zaman. Biri İstanbul’da yönetiliyor, diğeri Hong Kong’da bu filmler nasıl birbirine bu kadar benziyorlar? Kalbin kalbi anlaması gibi bir şey.

6- Dizi, film, belgesel?

Dizi seyretmeye vaktim olmuyor, film de seçiciyim ama İran filmlerine hayranım, Mecid Mecidi favori ismim. Belgesellerde insan odaklı anlatıları seviyorum, TRT belgesellerin bu kulvarda çok sıkı yayınları var.

7- Sizi en çok ne üzer?

Alimin ve gencin ölümü. Yürek yakar…

8- Ruhunuzda derin iz bırakan şarkı?

‘’Dağlar dağlar viran dağlar’’ türküsü geldi hemen aklıma. Babaannem bu türküyü dinlerken hep ağlardı. Kayıp Rumeli’nin yürek dağlayan nağmelerinden…

9- Yaşamak/ölmek istediğiniz şehir?

İstanbul, yine İstanbul…

10- Hayattaki en önemli üç kavram?

Memleketim, hürriyetim, inancım…

11- Günlük hayatta kullanmayı en çok sevdiğiniz kelime?

Anneciğim derdim en çok hayatta, 2016’dan beri söyleyemiyorum.

12- Hoşlanmadığınız bir kelime?

Nifak.

13- Başarı sizce nedir?

Salih niyet, ihlaslı amel, vefalı evlat oluş, gayretli annelik, sağlam arkadaşlık, alın teri, fedakarlık.

14- Ne olmadan yaşayamazsınız?

Kitaplarım, kardeşlerim, arkadaşlarım, evim, çalışma masam, kütüphanem…

15- İlk aldığınız hediye neydi, kimdendi?

Anneannemin Kapalıçarşı’dan aldığı ucu kıvrık ponponlu terlik, beş yaşlarındaydım. Halamın aldığı mandolin, altı yaşımdaydım, Babaannemin okuma bayramında taktığı kol saati, yedi yaşımdaydım.

16- Hangi gün unutulmazınız?

Ramazan günleri, unutulmazım ve elbette Kadir Gecesi…

17- Facebook/İnstagram/Twitter güne başlarken ve günü kapatırken hangisini kullanıyorsunuz?

Twitter kullanıyorum. Facebook kullanmıyorum, instagram çok ağır ve vakit alıcı ama oraya da çok sık olmasa da bakıyorum. Ama Twitter 24 saat açık, sürekli kontrol ettiğim bir yer.

18- Sizce çocukluk?

İlkbahar, can eriği, papatya, oğlaklar, kelebekler, masmavi deniz, masal, şarkı, oyun…

19- Sevgi neydi?

Emek demeyeceğim ama ona benzer şeyler geçiyor aklımdan: Sahip çıkış, güven, çatı, ocak, ev, aile…

20- Yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey?

Güney kutbunu çok merak ediyorum hala gidemedim. 8.sınıfa kadar astronot olacağımı ümit ediyordum, hatta defterime şöyle yazmışım; ‘’astronot olamazsam yazar olurum’’. Sosyal Bilgiler öğretmenim bu ikisinin arasında nasıl bir ilgi var demişti… İkisi de dünyayı değiştirmekle ilgili demiştim… Ama artık yaşlıyım ve dünyayı değiştirmeyi değil dünyanın beni değiştirmemesini diliyorum.

21- Bir gece uyuyorsunuz sabah bir lisanı ana dil akıcılığında konuşma yetisine sahipsiniz. Hangi dil?

Farsça, büyüleyici bir aliterasyonu var…

22- Dilediğiniz bir dönemde yaşayacaksınız. Hangi dönem?

Bulunduğum döneme razıyım.

23- ‘Şimdiki aklım olsa’ diye başlayan cümleyi nasıl tamamlarsınız?

Hayal kırıklıklarım oldu, bunlar olmasın isterdim, insanlara daha az güvenir, daha az inanırdım şimdiki aklım olsaydı. Bu kadar çok yüz, bu kadar çok suret görmeseydim, maskeler tek tek düştükçe kalbinize çiviler çakılıyor…

24- Annenize ve babanıza çok isteyip de kuramadığınız cümle ne olur?

Onlarla hep içimden geçen ve sevdiğim kelimelerle konuştum. Çok şükür.

25- Sizce ‘insaniyet’?

Merhamet, saygı ve paylaşım.

 

Sibel Eraslan Kimdir?

1967 yılında İstanbul’da doğdu. 1985 yılında Üsküdar Kız lisesini, 1989 yılında da İstanbul Üniversitesi hukuk Fakültesini bitirdi. İnsan hakları, kadınların eğitimi, istihdamı ve haklarıyla ilgili inisiyatiflerde görev aldı. Teklif ve imza dergilerinde yazdı. 2011 yılından itibaren Star Gazetesinde yazmaya başladı. Öyküleri Dergah, Mostar ve Hece dergilerinde yer aldı. 2002 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’nin Basın-Fıkra dalında ödülünü aldı. Refah Partisi döneminde İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı yaptı. Kadın Sultanlar, Balık ve Tango, Siret-i Meryem/Cennet Kadınlarının Sultanı,  Çöl/Deniz Hz. Hatice, Nil’in Melikesi Hazreti Asiye, Canfeda Hz. Fatıma, Saklı Kitap, Zemzem’in Annesi Hazreti Hacer, 4 Defter Rumeli Rüzgarı, Parçası Benden, Şile Bir Denizkızı, Fil Yazıları kitaplarını yazdı.

Çok Okunanlar