1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Sürgün

Sürgün

 “Senin kalbinden sürgün oldum ilkin” der Sezai Karakoç. Ya da “Sürgün ülkeden başkentler başkentine”… Sanat erbabı, sür­gününü geri çağıran bir yüreğin peşindedir. Acıyla pişmiş bir aş­kın peşinde, gözyaşıyla sulanmış bir gülün peşinde, alın teriyle yoğrulmuş bir elin peşinde, bir ülkenin sürgün çocuğunu gördü­ğünde göğsünü sıkıştıran yufka bir yüreğin peşinde…

Sürgün, insan doğası içinde karmaşık ama çözüme götüren bir ayrılığın, yurdundan koparılmanın, sıcak bir yuva özlemini duymanın, kimsesizliğin, yabancılığın, sahipsizliğin ve en önemlisi vatansızlığın adıdır. Tarihin dönüm noktalarının en önemli olayları; bir önderin, bir mazlumun, bir kimsesizin, bir garibin, bir yoksulun kendi yurdunu, ana-baba toprağını, kanıy­la, canıyla, suyuyla, toprağıyla yoğrulduğu ata yurdunu terk ettirilmesiyle, kovulmasıyla birlikte, terk-i diyar edip başka bir el’e gitmesi ve orayı mesken tutmasıyla başlar.

İslam Peygambe­rinin şehrinden sürgünü, tıpkı kardeşleri Musa’nın Mısır’dan, Yusuf’un Kenan’dan, İsa’nın Kudüs’ten, Yunus’un Ninova’dan sürgünü gibi; Siddarta’nın kendi köyünden, Konfüçyus’un da kendi bedeninden sürgünü gibidir. Ya da Mandela’nın Afrika’dan, Humeyni’nin İran’dan, Arafat’ın Filistin’den, Ho Şi Min’in Vietnam’dan sürgünü, bir şairin, bir âşığın kendi yüreğinden sürgünü gibidir…

Sürgün, sanatçının kalbinde ilk eylemin başlangıç noktasıdır. Çünkü yukarıda saydığımız örneklerde olduğu gibi bir haykırı­şı, bir başkaldırışı, bir yeniden silkinişi ve varlığının ispatı için önemli ve kayda değer bir eylem gerçekleştirmişlerdir. İşte sa­natçının da ilk sürgün olduğu yer bu yürektir, daha doğru bir an­latımla âşığının yüreğidir. Bu sürgün büyük bir infial doğuracak, yeni eylemler ve yeni yaratıcı güçler kazanacaktır.

Sürgünlerin çocukları daha atak, daha savaşçı ve daha uya­nık…

Kim bilir belki de sanatçılar “bu sürgünün bir süreği”ni devam ettirmek için gelen seslere kulak vermiyorlar.

Ne dersiniz?

1962 yılında Muş/Bulanık doğumlu. Cağaloğlu’nda yıllarca basın yayın alanında çeşitli yerlerde bulundu. Dergilerde çalıştı, yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Birçok sanat-edebiyat, kültür dergilerinde yazdı. İstanbul’da Kardelen dergisini yayınladı. 1995 yılında Van’a yerleşti. Haftalık ve günlük yerel gazeteler çıkardı. Hazan sanat edebiyat dergisini kurdu, uzun yıllar bu dergiyi yayınladı. Seyir ve Beyaz Gemi dergilerini Vefa Taşdelen’le birlikte çıkardı. Ülkenin her tarafında çıkan dergilere katkı sunmaya devam ediyor. Van Belediyesinde uzun yıllar Basın Yayın Danışmanlığı ve Van Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığında Genel Yayın Koordinatörlüğü yaptı.   Yayımlanmış Kitaplarından Bazıları   Şiir Kerbela ey Kerbela (1989) Oralarda Bir Yerde Yüreğimi Bırakıp Gelmiştim (1990) İstanbul Sokakları (1993) Ebced (1995) Epopeler (1996) Kır Çiçeklerinin Ağıtı (1997) Gece Sağanakları (2000) Yalnızlık Gridir Biraz (2003) Düşlerden Aldım Adımı (2008) Gece Sağanakları (Toplu şiirleri-ilk sekiz kitap, 2006) Zaman Gergefinde Kitabeler (Toplu Şiirleri-ilk 9 kitap, 2013) Canana Şiirler (2014) Canın Notasız Son Şarkıları (2016) Deneme Erguvanî Yazılar (2005) Şuuraltı Notları (2015) Öykü Burada Deniz Vurgun (1993) Üç Yağmur Masalı (1999) İçinde Eylül Biriktiren Kadın (2012) Düş Zamanı Öyküleri (2016) Hazanda Ölüm Olmaz Bir Çiçek Açadursa (2017) Roman Nemrudun Eli –tarihi roman- (2019) Zagros Çığlığı –tarihi roman- (2017) Hattuşaşlı –tarihi roman- (2017) Dört Şehir Dört Kapı (2016) Tuşba Yolunda –tarihi roman-(2014) Tuşbanın İncisi Semiramis –tarihi roman-(2012) Savunma (1995) Yurdunu Arayan Ölüm (1994) Ay Karanlıktı (1993) Mazlum Halepçe (1990) Günce Bilgenin Günlüğü (2011-2017)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.