Öylesine bir sabah uyandığımda
Elimde bir uzluk, sıradan
Gözümde fer, her zamanki gibi
Tenimde sıcaklık
Alelade
Bana da herkes gibi bağışlanmış olan
Sen ruhumdaki düzlük, dilimdeki har
Unutursam sütüm çürür, kuzu dişlerim kokar
Ödeşmek dilerim, ay battı, çıkmak üzereyim bozkırdan
Merdivenim yok, şükrettiğim ses değil benim
Soğuğun çelik kalemi
Açlığın terbiye ettiği kırılgan
Suyun ürpertisi değil benim
Ses etsem kim çıkar büyük kanatlı kapının arkasından
Bir biçare, alelade
Başında yıldızlar dönen harcıâlem köşkün sahibi
Helallik isterim, bir can, iki can, üç can
Razıyım elimde avucumda ne varsa
Bana bilâbedel armağan edilmiş olan
Yaban kazları ötüşe ötüşe inecek göl yerlerine birazdan
