Bizimle İletişime Geçin

Şahsiyet

Batı’yı Doğu’ya, Doğu’yu Batı’ya Tanıtan Entelektüel: Edward William Said

Akademisyen, düşünür, aktivist yönleriyle dikkat çeken Said, Filistin Davası’nın uluslararası platformda en önemli seslerinden birisi olur. 1967 Arap İsrail Savaşı, Said’in hayatının dönüm noktaları arasında yer alır. Artık o, Filistin Davası’nı her ortamda –özellikle Batı kamuoyunda- yılmadan savunan bir akademisyen, düşünür ve aktivist olarak tarihe geçer.

EKLENDİ

:

Aydınlanma ve modernleşme Batı’da yeni bir evren, insan ve tarih okuması inşa etti. Belki de daha yerinde bir ifadeyle söylemek gerekirse yeni bir evren, insan ve tarih okuması “Batı”yı meydana getirdi. Bu okuma, Batı dışındaki dünyaya eskisinden daha farklı bakan, onu değiştirmeyi ve dönüştürmeyi kendi misyonu olarak bilen bir paradigma geliştirdi. Buna göre artık dünyanın merkezinde “Batı” vardı.

Batı; norm koyma, kavramları tanımlama ve sınırlama üstünlüğünün kendisinde olduğunu düşünmeye başladı. Bunu bilimsel, ekonomik ve siyasi gelişmelerle tahkim etmeyi doğal hakkı gördü. Yeni paradigma, belirlediği norma uyma konusunda isteksiz olan ve/veya tahdit ettiği kavramın sınırlarını zorlayan dinleri/gelenekleri/düşünceleri değiştirme ve dönüştürme misyonuna uygun olarak onları değersizleştirmeyi, şeytanlaştırmayı ve ilkel olarak nitelemeyi tercih etti.

Batı; diğer dinler, gelenekler ve düşünce tarzlarını teşrih ederken, onlar üzerinde cerrahi operasyonlar yaparken şüphesiz ki yine kendi paradigmasına uygun olarak geliştirdiği disiplinlerden fazlasıyla faydalandı. Örneğin sosyoloji, psikoloji, etnoloji, antropoloji gibi disiplinler bu konu bağlamında değerlendirilebilir.  Ayrıca bunların yanı sıra özel bir disiplin daha vardır ki bu disiplin aslında Edward Said’in ifadesiyle “Sömürgeciliğin keşif kolu” olarak operasyonel bir işleve sahipti(r). Sözü edilen bu disiplin “Oryantalizm” ya da “Şarkiyatçılık” adlarıyla ifade edilen “Doğubilim” çalışmalarıdır.

Filistinli Bir Arap, Doğulu Bir Hıristiyan

Filistinli Arap Hıristiyan bir aydın olan Said, 1 Kasım 1935’te Kudüs’te doğar. Kudüs ve Kahire’de kısa süreli eğitim gören Said, daha sonra ailesiyle ABD’ye gider ve eğitimine orada devam eder. Said, sırasıyla Princeton Üniversitesi’nde lisans, (1953-1957), Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisans (1960), İngiliz edebiyatı alanında doktora çalışması yapar. Ardından 1963 yılında Columbia Üniversitesi’nde uzun soluklu akademik yolculuğu başlar. Karşılaştırmalı edebiyat incelemeleri, edebiyat kuramı gibi alanlarda yaptığı akademik çalışmalar yanında Said’in entelektüel yönünü öne çıkaran ve onun dünya çapında tanınmasına sebep olan eserleri mevcuttur.

Akademisyen, düşünür, aktivist yönleriyle dikkat çeken Said, Filistin Davası’nın uluslararası platformda en önemli seslerinden birisi olur. 1967 Arap İsrail Savaşı, Said’in hayatının dönüm noktaları arasında yer alır. Artık o, Filistin Davası’nı her ortamda –özellikle Batı kamuoyunda- yılmadan savunan bir akademisyen, düşünür ve aktivist olarak tarihe geçer. “Yahudilerin yaşadığı talihsizliğin Filistinlere ödetildiğini” söyleyen Said, 1991 Oslo görüşmelerine şiddetle karşı çıkmasına ve Filistin Kurtuluş Örgütü yöneticileri ile fikir ayrılığına düşmesine rağmen bu duruşunu ömrünün sonuna kadar sürdürür.

Oryantalizm: “Avrupa’nın Doğu fikri”

Said’in, Filistin Davası’nın yılmaz savunucusu olması, onun tek ayırt edici özelliği değildir elbette. Onun dünya üzerinde sayılı entelektüeller arasında yer almasını sağlayan eserleri Said’in en başat özelliğini oluşturur. Bu eserlerin en başında da 1978 yılında yayımlanarak büyük yankı uyandıran ve otuzdan fazla dile çevrilen Orientalism gelir. Oryantalizm adıyla Türkçe’ye iki kez çevrilmiş eserin (Nezih Uzel, Selahattin Ayaz), üçüncü çevirisi ise Şarkiyatçılık adıyla (Berna Ülner) yapılmıştır. Her bir çevirisi farklı yayınevleri tarafından defalarca yayımlanan eser tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görmüştür.

Said, “İnsan gerçeğine böylesine uzak ve böylesine gözleri kapalı bir ilmin varlığını fark etmeseydim bu kitabı yazmazdım…” diyerek Oryantalizm’i yazma amacını ortaya koyarak Batı’nın Doğu, özelde ise İslam algısının arkeolojisini çözümlemeye çalışır. Aslında onun gözünde Oryantalizm, Batı’nın Doğu üzerindeki çıkarlar toplamıdır. Batı çıkarlarını kalıcı olarak sürdürebilmek için Doğu/İslam Dünyası üzerinde sömürgecilik ve benzeri yöntemlerle tahakküm kurmaya, kültürel, politik argümanlarla bunu desteklemeye ve bunu da kendine özgü yöntemlerle yapmaya çalışır. Bu yönüyle Oryantalizm çalışmaları, Emperyalizm ile özdeş ve yan yana görülebilir, birlikte değerlendirilebilir.

Batı’nın Doğu’yu/İslam Dünyası’nı görmek/göstermek istediği yeri açığa çıkarmak ister Said.  Ona göre “Doğu”yu mantıksızlıkla dolu, esrarengiz bir yer olarak nitelemek Batı’nın “kamusal söylemi”nin öne çıkan yanlarıdır. Bu bakımdan Said, Oryantalizm/Şarkiyatçılık, Filistin’in Sorunu, Haberlerin Ağında İslam/Medyada İslam, Kültür ve Emperyalizm gibi eserlerinde bu kamusal söylemin yapı sökümünü yapar. “Haberlerin ağı”nın arkasındaki gerçeği göstermeye, Batı’da hâkim paradigmaları sorgulamaya çalışır. Batı’da bilginin nasıl üretildiğini, bunun nasıl yanıltıcı bir şekilde kullanılabildiğini ortaya koyar. Said, bahsedilen eserlerinde Batı kamuoyunda yerleşik kamusal söylemin yanıltıcı yönlerini, Doğu imajını besleyen kurgusal boyutu, Batı’nın Doğusu konusunda algı ve olguları ele alır.

 

Entelektüel: “Sürgün”, “Marjinal”, “Yabancı”

Said; entelektüel, sürgün, marjinal, yabancı, yersiz ve yurtsuzdur. Ancak tüm bunların ötesinde Anglikan/Protestan Hıristiyan geleneğe mensup kişilerce vaftiz edilmiş olmasına ve ön isimlerinin İngiliz asilzadelerini çağrıştırmasına rağmen o kendisini daha çok Arap İslam medeniyetine yakın görür.

Oryantalizm/Şarkiyatçılık, Filistin’in Sorunu, Haberlerin Ağında İslam/Medyada İslam, Kültür ve Emperyalizm, Kış Ruhu, Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı, Kültür ve Direniş Said’in Türkçe’ye çevrilen ve yayımlanan eserlerinden bazılarıdır. Dilimize Yersiz Yurtsuz adıyla çevrilen ve özelikle Said’in çocukluk ve ilk gençlik yıllarını ele aldığı anı kitabı da (Out of Place) Said’e dair özel bir yere sahiptir.

Ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendiğinde “Ölmeyeceğim, çünkü ölmemi isteyen çok kişi var.” diyen Said, uzun ve sıkıntılı bir tedavi süreci geçirir. Arkasında savunmaktan bıkıp usanmadığı Filistin Davası’nı ve Batı’nın ötekilerini mahzun bırakarak 23 Eylül 2003’te aramızdan ayrılır. Yücel Bulut’un deyişiyle Said’in mukaddes beldede başlayan; sürgün, marjinal ve yabancı bir entelektüel olarak devam hayat yolculuğu, günümüz dünya sisteminin merkezi olarak nitelenen yerde sona erer.

Kaynakça

Edward W. Said, Oryantalizm (Çev. Nezih Uzel), İrfan Yayınevi, 1998.

Edward W. Said, Entelektüel (Çev. Tuncay Birkan), Ayrıntı Yayınları, 2001.

Edward W. Said, Yersiz Yurtsuz (Çev. Aylin Ülçer), Metis Yayınları, 2017.

Yücel Bulut, “Edward W. Said’e ve Oryantalizm’e Dair”, Sosyoloji Dergisi, 2004.

Adem Efe, “Edward W. Said’in Oryantalizm Kitabına Yirmi Beş Yıl Sonra Yeniden Bakışı” Marife Dergisi, 2005.

Çok Okunanlar