Atebetü’l-Hakâyık
Edip Ahmet Yüknekî
(Yüknek? 1198? – ?, ?)
- İlâhî öküş ḥamd ayur [men] sana
Senin raḥmetindin umar men ona - Senâ mu ayuga sezâ bu tilim
Unarça ayayın yârî bir mana - Senin barlıḳına tanuḳluḳ birür
Cemâd cânavâr uçan yügürgen nene - Senin birlikine delîl argagan
Bulur bir inen içre delîller mine - Yoḳ irdim yarattın yana yoḳ ḳılıp
İkinç bâr ḳılur sen muḳır men muna - Aya şek yolında yelinlig oṭun
Kel oṭdın özüñn yul ölümdin öne 7. Törütti uganım tünün kündüzün
Uḍup biri birge yorur ön sona - Tünetür tününni künün kiterip
Tünü kiterip baz yarıtur tana - Ölügdin tirig hem tirigdin ölüg
Çıkarur körer sen munı keḍ ana - Bu ḳudret iḍisi ulug bir bayat
Ölüglerni tirgüzmek âsân ol ana
http://ekitap.yek.gov.tr/Uploads/ProductsFiles/_115.%20Atebet%C3%BCl-Hakay%C4%B1k.pdf
Atebetü’l-Hakâyık, Edip Ahmet Yüknekî, Hzl. Dr. Serkan Çakmak, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul, 2019, s. 69-70.
Atebetü’l-Hakâyık
Edip Ahmet Yüknekî
(Yüknek? 1198? – ?, ?)
-
-
-
-
- İlâhî, pek çok hamd ederim sana. Sen’in rahmetinden ona hayır umarım.
- Seni bu dilim övebilir mi? Yardım et bana, gücünü öveyim.
- Canlı, cansız, uçan, koşuşan her şey Sen’in varlığına tanıklık verir.
- Sen’in birliğine delil arayan, bir şey içinde binlerce delil bulur.
- Yok idim, yarattın; yine yok kılıp tekrar var edersin; inandım buna.
- Ey şüphe yolunda koşturan! Uyan! Gel, ölümden önce ateşten kurtul.
- Kâdir Tanrı geceni, gündüzünü yarattı, önü, sonu birbirine uyup yürür.
- Gündüzünü giderip geceni karartır, Geceni giderip yine tanı ağartır.
- Ölüden diri, diriden de ölü çıkarır; görüyorsun, bunu iyi düşün.
- Bu kudret sahibi Tanrı, ulu, birdir; ölüleri diriltmek ona kolaydır.
-
-
-
https://docplayer.biz.tr/12701983-Edib-ahmed-yukneki-ve-atabet-ul-hakaayik.html
