Kalbimiz atıyor ya varsın sesimiz duyulmasın.
En büyük hırsızlık, kişinin kendisinden çaldıklarıyla olur: Vaktini çalar, kalbini çalar, kanaatini çalar, sağlığını çalar, aşkını çalar, dostluğunu çalar, kulluğunu çalar, imanını çalar, ömrünü çalar, …
Birçok kişinin imanı, biriktirdiği dünyalık kadardır.
“Azdan az, çoktan çok gider” demişler. Pekâlâ, “İnsanın azından ne gider, çoğundan ne gider?”
Kalpteki vesveseye anjiyo veya açık ameliyat yapılabilseydi enfarktüs, spazm, kriz, sekte gibi terimleri bu kadar çok telaffuz etmiyor olacaktık.
İnsanları hakikatin boyasına boyanmış yanlışlardan kurtarmak, mutlak yanlışlardan kurtarmaktan daha zordur.
Sevdiğine seni seviyorum demeyen/diyemeyen kişiden daha cimri kim olabilir?
Nurlu kalp hem dünyayı hem ahireti aydınlatır. Nuru olmayan kalp ise hem dünya hem ahiret zindanıdır.
“Allah her şeye kadirdir” dedikten sonra “Yahu şu işler nasıl olacak” diye evhamlanmak, kulluğun kalbine saplanmış hançerdir.
Kişi neye layıksa Allah onu o şeyle meşgul eder. Allah katındaki değerimizin tam olarak ne olduğunu merak mı ediyoruz? Allah’ın bizi neyle meşgul ettiğine bakalım.
