1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Hadi Ölümü Analım

Hadi Ölümü Analım
0

Şimdi bu toprak benim oğlumu alıp yuttuysa her şeyi yutabilir tamam mı? Genç beyaz yüzüne şu kara toprağı attılarsa, kürekleyip kürekleyip attılarsa alladığınız pulladığınız, her sabah aynada kontrol ettiğiniz o tertemiz yüzünüze de şak diye çarpacak.

Bu olduğunda kurtlar hüzünle ulumayacak dağlarda. Bir yağmur damlası yapraklardan süzülüp yavaş çekim düşmeyecek. Trafik devam edecek o sırada, kornalar çalacak. Mezar kazıcı bahşiş isteyecek falan.

Ardınızdan bazen sizi anacaklar. Bir pencereyi araladıklarında bir an akıldan geçeceksiniz. Galiba o sırada ezan okunuyor olacak.

Dünya; yarpuzu, sıçrayan balıkları, horoz şekerleri, diriltici rüzgârları, değirmenleri, köprüleri ile sizden saklanacak. Onu asla bir daha bulamayacaksınız.

Sizinle beraber okula ilk başladığınız günü de gömecekler. Eski bir tablo gibi her an tozlanacak hatıranız, kullanılmayan arka odanın duvarında. Bir gün kaldırıp atacak birileri. Sayısız kitap yazanlar, sayısız kitap yazarının arasına karışıp buğulanacaklar.

Tarlalarda tepelikli bir kuş şakıyacak. Hiç bilmeyeceksiniz. Şehir hatları vapuru köpüklü şeritler bırakarak akşam seferini yapacak. Sıcak simit kokacak herkes. Radyoda sevdiğiniz o şarkı çalacak. Hiç duymayacaksınız. Kurumuş çeşmeleri anlatan ödüllü bir belgesel yayınlanacak. Sonu karlı tepelere, asırlık ağaçlara, yeşil avlulara çıkacak. İzleyemeyeceksiniz. Koğuştan başlayıp kılıçla devam eden sarsıcı bir roman yazılacak. Atlar deli gibi koşup nallarından kıvılcım çıkarırken ordular birbirine karışacak. Okuyamayacaksınız.

Kestane ağaçlarını minyatürlere çizecek yapay zekâ. Robotlar her işe koşturacak. Sizden iyi yemek pişirecek, sizden iyi şiir yazacak. Yokluğunuz pek fark edilmeyecek. Çünkü dünya siz yokken her an yeniden dirilecek. Sümbüller her kış topraktan başını uzatıp gülümseyecek. Peş peşe mevsimler gelecek. Hiç usanmadan gelecek. Gidenler içinde kulvarın sonuna kayacaksınız.

“Yok, hiç bozulmadı moralim. Biliyorum bunları. Her nefis ölümü tadacaktır. Kim kazık çakmış ki. Hem öbür tarafta devam ediyor yaşam. İnşallah daha güzeliyle.” mi dediniz? Bıçak gibi kesilmedi mi içinizde bir şeyler. Gözleriniz buğulanmadı mı bir an için? Birkaç defa üst üste göz de mi kırpmadınız? Pek inanmadım. İyi öyleyse.

Ayla Abak, 1966 doğumlu, İstanbullu. 1988’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Muğla, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. Hâlen Ankara Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmenliğe devam etmektedir. Ayla Abak’ın İkindi Yazıları, Raillife, Diyanet Çocuk, Diyanet Avrupa, Birdirbir, Seyyide, Türk Dili ve Hece dergisi başta olmak üzere çeşitli dergilerde şiir, masal, hikâye ve denemeleri yayınlandı. Eserleri: Tüm Ortaokullar ve Liseler için Dilbilgisi - Hazar Yayınları Örnekleriyle Kompozisyon Bilgileri - Hazar Yayınları Doğrucu Davut (Masal) - Salıncak Yayınları Kardan Adam Camdan Baktı ( Hikâye) - Salıncak Yayınları Çevre Bilinci (Deneme) - Diyanet İşleri Başkanlığı Sonsuzluk Yurdu: Ahiret (Deneme) - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları Martıları Evcilleştiren Şairler: Şeyh Yahya Efendi, Şeyhülislam Yahya Efendi (Roman)- Diyanet Vakfı Yayınları Samanyolundaki İslam Atlısı: Mevlana ( Roman )- Diyanet Vakfı Yayınları Ya Ben İstanbul’u Alırım Ya İstanbul Beni ( Roman)- Timaş Yayınları Aşkı Söylemek/Galib’in Hüneri (Roman)- Timaş Yayınları

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir