Kışlar ürkek bir ceylandı dudaklarında
Yazlar, kışa merhaba, doğum ve diriliş
Sen sonbahardın, adını anmayacağım.
Adın ilkbahar, adın kuşdili, adın muştu.
Gelmiştin, sahnede güller, zalime gülle
Yiğidi ağlatırdı bir gül, yiğidi güldürürdü
Güldüğünde ayazlar soba başı çocukluk
Serin ve selamet temmuz, pazen kelebek
Ve ağladığında ağlardı anneler, topraktı
Umut dağıtırdı gökten Allah, elleri sıcaktı
Göğsünde dağları emziren çiğdem sarısı
Yanardağlar kadar kırmızı kar, kıpkızıl su.
Kimseler bilmezdi, yüzün sedeften ayna
Ekmek gibi biraz, mağaralardan bihaber
Üzülme! Vahiydi, iki salkım üzüm gözler
Kıyamete bir kala, pirdir sesin, söz süzer.
Bitti dedikçe bir selam, şah damarımdan
Yakın da yakmaktan, yanmak aslı astarı Hu
Ya da az daha uz git, tez varayım vuslata
Hatırın Aksa, hatırın bir arpa boyu sevda
Haklısın, hangi çağdan kalmadır bu şiirler?
Ve kim okur iması borsadan uzak kalbimi
Ki uğurluydu kalbim, siyaha konmuştu ay
Yeni bir devlet kurulmuştu içimde, içim ey!
Hatırında mıyım? Aşikâr etsem de canımdın
Gizlesem sultanlıktı devri feleğin, say ki vefasın
Ab ı hayattı sunduğun, bir tas berrak ırmaktı
Bir ırmak ki hatırdan sulh, hatırdan aziz konuk.
Denizler taşardı, gönlümde demirli gemilerden
Hatırında mı? Taşkın çöller, seher vakti bülbüller,
Erguvanlar gelin alayı, kır çiçekleri düğün, halay
Yılkıdan kaçan atlar, zafer nidaları, hatırında mı?
Görkemli panayır, hatırımda sükût, ince çizgim
İncelikten dilim, gittiğim de döndüğüm de sen
Bir an olsun ayrılmadın kıbleden, melek kisven
Bostan korkuluğu şiir, bastona naz, dizeye düğme.
Kâfidir leyla, yedi kıtlık yılıydı, ardı sonsuz bolluk
Günler yılları kovalasa da kürek çeker yolculuk
Kurtarılsın imparatorluk, kurutulsun gün, dilerim!
Ömürlük hepsi, kaide bozmaz beklemeler, beklerim.
