Mahmûd Dervîş
“Hoşuma gitmiyor hiçbir şey”
Diyor otobüsteki bir yolcu- radyo değil.
Sabah gazeteleri değil, tepelerin sırtındaki kaleler değil.
Ağlamak istiyorum /
Şoför karşılık veriyor: Durağa varana dek bekle,
sonra doya doya ağla bir başına/
Bir kadın giriyor söze: Ben de öyleyim. Benim de gitmiyor
hoşuma hiçbir şey. Oğlumu mezarıma kadar götürdüm,
beğendi ve uykuya daldı hemen, bir veda dahi etmeden.
Üniversite öğrencisi giriyor söze: Ben de öyleyim. Benim de gitmiyor
hoşuma hiçbir şey. Arkeoloji okudum, bulmaksızın
taşların kimliğini. Ben gerçekten
ben miyim?/
Bir asker karışıyor söze: Ben de öyleyim. Benim de gitmiyor
hoşuma hiçbir şey. Kuşatıyorum durmaksızın
beni sarmalayan bir hayaleti.
Şoför, asabi, karışıyor söze: İşte şimdi biz
yaklaştık son durağa, hazırlanın
inmeye…/
Bağırıyorlar bir ağızdan: Durağın ötesini istiyoruz.
Devam et!
Beni sorarsanız şöyle diyorum: İndir beni burada. Ben
tıpkı onlar gibiyim. Hoşuma gitmiyor hiçbir şey. Fakat yoruldum
yolda olmaktan.
Lâ taʿteẕir ʿammâ feʿalte, 3. bsk. Beyrut: 2009, s. 85-86.
