1. Anasayfa
  2. Düşünce

Hz. Nuh’un Davetindeki İrfan Neticeleri

Hz. Nuh’un Davetindeki İrfan Neticeleri
0

1. Varlık ve Zaman

a. Dünya Hayatı ne kadar sürse de (günlerce, aylarca, yıllarca asırlarca hatta bir milenyumluk/bin yıllık psikolojik sınırı da geçsen) ona tek bir kelime (Tevhid) ancak sığabilir.

b. Tevhid gerçek kelimenin, eklemlerin üzerinde kıyamda durman Nuri Pakdil’ce söylersek “klas duruşun”. Aksi takdirde, kütlesel, anatomik fizyolojik, rasyonel bilişsel açıdan ne kadar büyürsen o kadar küçülüyorsun ey İnsan…
2. Yeni Oluşumlar- Bireysel Kurtuluş:

Hayat tek kelimeyle zincirleme Hesap Günü Rabbin huzurunun tekrarı olmalı. Gerçek yaşamın tek hayati odağı var. İşini gücünü bırakıp sürekli yeni oluşumlarla her şeyin her oluşun kendi kurtuluş gemisinin oluşumu olmalı. Gerçek dinamizm, varlığını statik tekrarlayarak oluşum yaşamak değil, varlığını dinamik yenileyerek ilerlemektir.

3. Dönüşüm:

Oluş ve kurtuluş iki farklı şey yeni bir farklı şeyi gerektiriyor. Her dikotomik, integral uzlaşı, doğasındaki zıtlıklardan arınıp yepyeni bir şeye dönüştürecek seni: Attığın adım, konuştuğun dil, yediğin yemek, sevdiğin insan, kenetlendiğin beden dönüşümler içinde olmalı: Dokunduğun her şey, dönüştürüp Müslüman olmalı; aslında seni ve senin tüm sevdiklerini içine alacak kadar genişlikte bir dönüşüm yaşatıcı GEMİ. Asıl gemiye tavrın önemli (kaçış, biniş, mahrum kalış).

4. Uzunluk- İmha, Kısalık İzhar Örtüşmeleri:

a. Uzunluk- İmha:

Tevhidin değişmez dinamizmi davetçiye dönüştüğü an kula Salih bir ömür bahşeder. Manevi sıhhat ruhun, gönlün, zihnin üçlü sıhhatidir ve tüm bedene sirayet ederek şifa verirken, tüm maddi ve manevi hastalıkları zahiren ve batinen imha eder. Nitekim, Hz. Nuh’a rahmetin sağanak sağanak yağması için ettiği dualar karşılık olarak önce kendisinde etki bulup çınlayan tonlarda yankılanmıştır.
b. Kısalık-Helak:

Küfre ait her şey kısa, helakı gerektirici zulümler barındırırken zahirde hayatı obur gibi yaşamak şifadan da uzaklaştırıp insanı öldürücü etki yapar. Allah gerçek kulları (veli, peygamber şehit) için asla ölüm kelimesini kullanmaz. Ömrü kısaltan asırlarca sürse bile onu göz kapağı süresine indiren küfrün kendisi, zamanı helak edici hâle sokan ise zalim küfürdür. Hz. Peygamberin sahabe cenazesine gidişleri bu noktada çok dikkat çekicidir.
5. Anlam –Değer- Yakınlık (Kurbiyyet):

Rable Yakınlığın Anlamlı Ondan Uzaklaştığın Anlamsız: Gemiden nasıl indiğin ve sonrası nasıl oluşun veya senin kadar muğlak ve meçhul, attığın her adım ona yönelmedikçe anlamsız, yediklerin “vitaminsiz” değersiz, konuştukların heva, heves hatta saçma, her hareketin çocukça, oyunca hatta mantıksız. Hz. Nuh’un hayatını anlamlı hale getirmek üzere tebliğ ederken ( şifahi enerjik davet), gemi yaparken ( fiili/ kinetik davet), (beddua ederken /potansiyel davet) anlamlı olduğundan onların inkıtaya uğramasıyla mesela dünyaya gemiden inişteki yeni hayatı hakkında hiçbir şey bilemiyoruz. Hz. Nuh cephesinden bakıldığında küfrün olmadığı aksine imanın İslam’ın, ihsanın olduğu her yer cennet hükmünde olup gerçek sonsuzluk o noktada başlar.

6. Realita Obscondius (Gizlenen Aşikar): Gerçi bilmen gereken bir şey var: Sana kenetlenen her sevdiğinden de ötede sende gizli olan O, kaçtığın UZAKTAKİ kaçamayacağın YAKIN.

Mustafa Alıcı, 1969 yılında Erzincan'da doğdu. 1988 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenciliği sırasında hafız oldu. 1993 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi anabilim dalında doktoraya başladı. Ocak 1996- Aralık 1996 tarihleri arasında bir yıl süreyle İtalya, Perugia'da Yabancılar İçin İtalyanca Üniversitesi'nde ileri düzey İtalyanca dil eğitimi aldı. 1996- 1998 yılları arasında İtalya, Roma’da doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1998 yılında 3 ay İngiltere'de, Bristol, Birmigham ve Londra'da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 1995- 2010 yılları arasında Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2011-2012 yılları arasında Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı olarak hizmet etti.2012 yılının yazında üç ay süreyle YÖK bursu ile İtalya’da akademik çalışmalarını sürdürdü. 2013 yılında Profesör olan ve2014 yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak atanan Alıcı, 25 Kasım 2017 tarihinde aynı fakültenin dekanlığına asaleten atanan Alıcı, 24 Nisan 2019 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Alıcı, Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, İngilizce, İtalyanca ve Latince bilmektedir. Alıcı halen dinlerarası ve kültürlerarası ilişkiler, İslam irfanı, monoteizm, postmodern din bilimleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bazı çalışmaları şunlardır; 1. Dinler Tarihinin Batılı Öncüleri”(2008, 2011) 2. Evrimci Politeizm Devrimci Monoteizm (2014) 3. Din Bilimlerinde Klasik ve Çağdaş Metodolojik Yaklaşımlar (2017) 4. Postmodern Din Biliminin Batılı Öncüleri (Yayımlanmak Üzere)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir