1. Anasayfa
  2. Din ve Hayat

Kadir Gecesinin Sırrı

Kadir Gecesinin Sırrı

Sırlardan bir sırdır kadir Gecesi! Bazen yılın bazen de Ramazan’ın hangi gününde olduğu merak konusudur.  Abı-ı Hayat suyunun arandığı gibi aranır da aranır gecelerde… Ama ne yazık ki sonsuzluğu yaşatacak suyun hep yanlış yerlerde arandığı gibi Kadir Gecesi de farklı yerlerde aranır.

Buldum diyenlerin eli hep boşlukta kalır… Bazen gördükleri serabı gerçek sanır bağırlarına basmaya kalkarlar.

İşte biz de bu yazımızda Kadir Gecesinin sırrını aramaya koyulacağız. Nedir bu Kadir Gecesi? Onu nasıl buluruz?

Bir rüzgâr eser ta Mekke çöllerinden ve bizi alıp götürür Nur Dağındaki Hıra mağarasına. Secdeye varmış bir alın ve tefekkür halindeki bir yürek…

Mekke’nin sosyal yaşamından rahatsızdır.

Ancak yol bilmemektedir. Nasıl değişimin gerçekleşeceğini, cahiliyeden insanlığa geçiş yolunun nasıl olacağını düşünmektedir.

Yani yolu bilmemektedir Hz Muhammed (as)

“O seni şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?” Duha/7

Şaşkındır Muhammed! Toplumun içinde bulunduğu cahiliye kültürünü nasıl değiştirebileceğini bilmemektedir. Yol bilmeyişi bundandır. Yol aramaktır insanlığa ışık olacak, cahiliye anlayışını değiştirecek, yetimlere kol kanat gerecek, fakirlerin, zayıfların, mazlumların hamisi olacak, zalimlere dur diyecek bir arayışın içindedir.

Bir devrim kapısı aramaktadır Muhammed!

Hıra mağarası… Tefekkürün, göklere yol arayışın kapısı… İnsanlığa yol bulmanın kapısı…

Tefekkür; bir işin sonunu hesap ederek gerçekleştirilen aksiyoner düşüncedir. Yani değişime kapı aralayan bir düşünce… İnsan ve toplum yaşamında bir devrim gerçekleştiren düşünce…

Dünyanın, hayatımızın, varlığımızın, sahip olduklarımızın, sağlığımızın, ailemizin, okulumuzun sonunu düşünerek geleceğimize yönelik alacağımız kararları belirlemektir tefekkür.

Bunun yolunu Hz Muhammed (as) bir hanif olarak göklerde olduğunu yani Allah’ta olduğunu bilmektedir. Bunun için her Ramazan Hıra mağarasında inzivaya çekilerek yol göstermesi için Rabbine dua etmektedir.

Onun, Rabbiyle böylesine bir gönül bağı kurduğunu gören Mekkeliler; “Muhammed, Rabbine aşık oldu demektedirler.

Evet Kadir Gecesinin sırrına ermenin ilk adımı Rabbe aşık olmaktır.

Kalbinde, O’nun dışında taht süren putlaşmış anlayışları, varlıkları O’nun sevgisine kurban etmektir.

“İnsanların içinde Allah’tan başka ortaklar edinerek onları Allah’ı sever gibi seven kimseler bulunmaktadır. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise daha güçlüdür.” Bakara/165

Allah sevgisinin daha güçlü olduğu bir kalp, Kadir Gecesinin sırrına ermenin ilk adımıdır.

O’nun sevgisiyle yoğrulmamış kalp, şeytana, nefse ve dünyevileşmeye açık bir yoldur. İlk önce bu kapıyı kapatmak gerekmektedir.

İşte Hz Muhammed (as), bize bu yolu göstermekte ve Hıra mağarasındaki tefekkürünü ve Rabbine aşık bir yüreğe sahip olmayı işaret etmektedir.

Ve alnı secdede, gözlerinde yaş, gönlünde hüzün… Gecenin karanlığına bir ışık aramaktadır göklerden gelecek bir haberle.

Kalbi Rabbine muhabbetle dolu Muhammed birden irkilir.

Bir ses ve ışık!

Mağaranın içinde yoğun bir nur huzmesi… Şaşkındır gördüklerinden ve heyecanlıdır.

Mağaranın içinde bir ses yankılanır göklerden; “Oku!”

Ne okuyacaktır, nasıl okuyacaktır, niçin okuyacaktır bilmemektedir. Yüreğinde bir daralma, bedeninde bir titreme, sarmış bütün benliğini.

“Ben okuma bilmem!”

Bilmediği neydi? Okunacak bir şey yoktu daha ortada. Okumaya çalıştığı bir toplum, değişimini istediği bir gelenek vardı yalnızca. İşte bilmediği; toplumun nasıl hidayet üzere inşa edileceğiydi. Cahiliye geleneğinin nasıl değiştirileceğiydi. Cahil bir toplumun medeni bir topluma nasıl evirileceğiydi bilmediği.

İlk ayetler ne yapacağını bilmeyen Muhammed’e yol göstermektedir. Neyi, nasıl, niçin okuyacağı gösterilmektedir.

Üç defa ben bilmem derken de bunları dile getirmekteydi. “Neyi okuyacağımı, nasıl okuyacağımı ve niçin okuyacağımı bilmiyorum!” demekteydi.

Neyi okuyacaktı; İnsanlığı okuyacaktı. Nasıl; Allah’ın adıyla okuyacaktı. Niçin; Tevhit inancıyla medeni bir toplum oluşturmak için okuyacaktı.

Allah ilk öğretmenimiz olarak hayatımızın rehberi, yolumuzun ışığı, kalplerimizin huzuruydu. “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur!” ayetinin sırrı da burada saklıydı.

Kadir Gecesinin sırrına ermenin ikinci ve önemli adımı; Allah’ı yaşantımıza öğretici, öğretmen ve yol gösterici olarak benimseme gecesi olmasıdır.

Allah’ın öğretmenliğini, öğreticiliğini, mesajlarını hayatına rehber edinmeyenin Kadir Gecesinin sırrına ermesi mümkün değildir.

Hayatı, kitabı, insanı, doğayı nasıl okuyacağımızın işaretlerini takip etmeliyiz.

Allah’ın adıyla!

Allah’ın rızası için!

Nefsin ve şeytanın adımlarından, gösterişten, riyadan, menfaatçilikten, kula kul olmaktan, zulümden, haksızlığın her türlüsünden uzaklaşarak ihlasla okumak!

Verilen nimetlerin kimden olduğunun farkına vararak okumak! Ve kime nasıl şükredeceğimizin bilincinde okumak!

Bir öğrenci öğretmeninin sözlerinden, uyarılarından, disiplininden uzaklaşırsa başarıyı kaybeder. İşte Kadir Gecesinin sırrına ermenin ikinci adımı; Allah’ı ilk öğretmenimiz olarak kabul edip, hayatımıza rehber edinmekte saklıdır.

Allah’ı hayatından sürgün edenin kadri de kıymeti de yoktur.

Rabbine aşık Muhammed, bize Kadir Gecesinin sırrına ermenin üçüncü adımını da göstermektedir.

Kadir Gecesi bir devrim gecesidir!

Şeytanlara, nefse, kötülüklerimize, haksızlıklara, zulme bir başkaldırı gecesidir.

Cahiliye kültüründen tevhit medeniyetine erme gecesidir.

Putların istilasından yürekleri arındırma gecesidir.

Dünyevileşme hastalığından Şafi olan Allah’ın adıyla kurtulma gecesidir.

Kadir Gecesi; bilmeden anlamadan yaptığımız Kur’an okumalarından sıyrılıp, niçin yatıp kalktığımızın farkına varmadığımız namazlardan kurtulup, niçin aç kaldığımızın farkında olmadığımız oruçlardan arınıp, sadece bir gezi olarak algıladığımız ve şeytanı taşlarken yüreklerimizdeki şeytanlara taht kurdurduğumuz haclardan uzaklaşıp Allah’ı kalbimizin sultanı, hayatımızın öğretmeni, duygu ve düşüncelerimizin banisi olarak kabul ettiğimiz bir gece olarak algılamadığımız ve bunun için yüreklerimizde, hayatımızda bir devrimi gerçekleştirmediğimiz müddetçe bu gecenin kadri de kıymeti de olmayacaktır.

Selam ve duayla

Gecemiz mübarek, ilk öğretmenimiz Allah da rehberimiz olsun!

Seyit Ahmet Uzun

1966 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mersin’de tamamladı. Mersin İmam Lisesinden 1986, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1992 yılında mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik yaptı. Halen Ankara Kahramankazan’da görevine devam etmektedir. 27 yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Çeşitli dergi, gazete ve ders kitaplarında hikâyeleri, şiirleri ve makaleleri yayınlanmıştır. İmam Hatip 8 ve 11 sınıfların Kur'an’ı Kerim ders kitaplarının yazarı. Aile ve sokak çocukları ile ilgili dernek kurdu pek çok yerde seminerler verdi. Radyo ve televizyon programları yaptı.  Mersinde Dil Edebiyat Derneğinde, Kahramankazan’da yazarlık dersleri verdi, genç yazar ve şairler yetiştirerek, Genç Kalemler isminde Edebiyat dergisi çıkardı. Kabirde ilk Gece kitabıyla Türkiye geneline ulaşarak kalbine dokunduğu bir okuyucu kitlesine kavuştu, 55 baskı yaptı. Kitabın Arapça ve İngilizceye çevirileri yapılmaktadır. Eserleri: Aile Eğitimi; Özgürleştiren Disiplin, Anne Babamı İyi Seç, Kutsal Metinlerden Günümüze Cinsel Hayat Romanları; Kabirde İlk Gece (55. Baskı), Sırat Köprüsünde Heyecan, Cehennem yolcuları, Cennet Yolcuları, Aşkın Öncüsü Hz Muhammed, 15 Temmuz Milli Direniş Öyküsü, Şeytanın Oyunu, İlk Aşk Âdem İle Havva Öykü kitapları; Melekler Ölmesin, Ölümsüz Arkadaşlık Bahar ile Gül, İmdaaaat Babam Sigara İçiyor. Dini Kitapları; Şeytanın Tuzakları, Namaz Neslinin Deklarasyonu, Cennetin Rövanşı, “Allah İlk Öğretmenim, Ölüm Sonrası Yürüyüş, Zülfikar, Aşka Adanmış Hayat Hz Ali, Allah Kimleri Sever Kimleri Sevmez, Anne Bana Dinimi Anlat, Bilinç İnşası, Müslüman Gencin Yaşam İlkeleri. Şiir Kitapları; Eşsiz Sevgiliye (Esmaul Hüsna), Sevgiliye Gözyaşları, Kardeşlik Ülkesi Çocuk Romanlar: Çiçek Kız Meryem Dilek Yıldızı, Çiçek Kız Meryem Barış’ın uçurtması Gençlik Romanları; Gizemli Yolculuk Macera başlıyor, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi, Şapkalı Çocuğun Maceraları Kamp Heyecanı Öykülerle Aile İçi Davranış Eğitimi: Yusuf ve Zeynep Öğreniyor Serisi (10 Kitap) Masal Kitapları: Masal Serisi (28 Kitap) Seyit Ahmet Uzun’un yayınlanmaya hazır, “İtikadi ve İktisadi Yozlaşma Karşısında Hz. Şuayb” “Sessiz Haykırış” “Aşk Yarası" “Biraz Hüzün Biraz Tebessüm İşte Hayat” “Doğmamış Çocuktan Mektuplar” adlı çalışmaları bulunmaktadır. Masal Terapisti olarak çocukların hayal gücünü geliştirerek onları hayata daha aksiyoner ve katılımcı bir kişilikle hazırlamaya çalışmaktadır. Özgün ve kendi kültürümüzü yansıtarak yazdığı yaklaşık beş yüz civarında masalda bu konuları işlemeye çalıştı. fecabook.com/ seyitahmetuzun ınstegram/seyitahmetuzun twitter/seyitahmetuzun

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.