Seni Rabbinle buluşturacaktım. Bendeki rükû sendeki ihlasla, bendeki secde sendeki huşu ile bir araya geldiğinde neler olurdu biliyor musun? Kıyamın Kayyum’la, dilin Fettah, rükûn Hayy, secden Vacid’le buluştuğunda senden sürgün verecek olan varlık asaletinin Rabbinde hâsıl edeceği sevinci bir bilseydin, aahh bir bilseydin.
Kulunun yapıp ettiğinden sevinç duyan Rabbin kim olduğunu biliyor musun peki. Seni orada bekleyen, hep bekleyen, beni kılacağın yerden ayrılmayan, gelmediğinde de ayrılmayan; seni, bir yılgınlık ve bezginliğe düşmeden Sabûr ismiyle bekleyen Rabbinin kuluna vefasından haberin var mı? Büyümeden büyük olamazsın. Büyük olanla tanışmadan büyüyemezsin.
Kıyam etmezsen şeytanı yenemez, secde etmeden Rabbe eremezsin. Vakit erken, ömür genç mi? Yaş olgunlaşsın, ahiret yakınlaşsın öyle mi? Beni kılmadığın vaktin kulluk yaşından neleri düşürdüğünün, neleri alıp götürdüğünün farkında mısın? Dünya işlerinden emekli olduktan sonra mı başlar kulluk. Beni kılmadığın vaktin yerine neyi koyduğun, bir soruya dönüştürülerek önüne konduğunda vereceğin cevap hazır olsa gerek!
Gel. Beni terk etme. Rabbinle buluş. Rabbi bekletmenin ne olduğunu biliyor musun? Rabbi bekletmenin bilinen utanç ve hayâ ile izahı yapılabilir mi. O seni bekleyecek ve sen, kimi beklettiğine hiç aldırmadan oralı bile olmayacaksın. Oysa ne güzeldir beni kılarken o Fatiha’daki hamd, o Rahman o Rahîm. Dilinden dökülen o inci taneleri ne güzel ne kıymetlidir.
Allah’tan ineni Allah’a okumak. Bu şereften, neyin karşılığında mahrum ediyorsun kendini. Ona gel. Ona kavuş. Onunla konuş. Ona arz et kendini. Geldiğini beyan et. Miracını tamamla. Alnı secde görmeyenin şeytan öper alnından. Kıyamın yıkılır ve enkazına bir el atan bulamayabilirsin hesap gününde. Yapma. Beni terk etme.
Beni kılmadığın yerde Allah seni bekleyecek. Hep bekleyecek. Rabbi bekletmenin ne olduğunu biliyor musun?
