Bizimle İletişime Geçin

Düşünce

Kültürel Endişe

Baş döndürücü hızla gelişen ve dönüşen bu çağda en fazla kafa yorulması gereken mesele ‘kültürel endişe’ mevzusu olmalıdır? Topyekûn, genç yaşlı, akademisyen siyasetçi, bürokrat memur, kamu sivil toplum olarak kültürel endişe perspektifinden gelişmeleri çok sıkı izlemeli, gerekli politikaları oluşturmalı hatta aktif davranarak bu mecraları kültürel kalkınmaya vesile kılmalıyız. Bu potansiyel ve kabiliyete sahip olduğumuzu düşünüyorum.

EKLENDİ

:

Kültür konusu alelade bir konu olarak görülür hep… Maalesef ülkemizde kültür tarihi, kültürel değişme, kültür politikaları, kültür endüstrisi vb konularda fazlaca çalışma yapılmamaktadır.

Daha doğrusu kültürü bir mesele olarak görmüyoruz…

‘Kültürel Endişe’miz bulunmamaktadır. Endüstri 5.0 olarak adlandırılan ve süper akıllı bir toplum öngören gelişmeler karşısında acaba kültürel miras ve birikimler ne olacaktır? Kültürel bir kaygı duymamız gerekiyor mu bu gelişmeler karşısında?

Çağımız artık sosyal, beşeri, iktisadi, teknik ve tıbbi süreç ve gelişmelerin büyük oranda içinde geliştiği bir dijital mecra asrıdır. Her hadise ve mesele anında dijital mecraya ve sosyal medya düşmekte ve burada seyretmektedir. Bilişim teknolojileri artık hayatın her alanına hâkim durumdadır.

Kültürel değerler, tüm bu değişim ve dönüşümler karşısında nasıl bir hal alacaktır? Kültürel değişim ve buna bağlı olarak sosyal değişmeler ile dönüşümler hangi yöne evrilecektir?

Doğrudan dijital mecra içine ve bilişim ortamına doğan çocuklar ve gençlerin içinde doğdukları kültüre aidiyetleri ve ünsiyetleri ne düzeyde olacaktır? Küresel kültür yerel kültürleri yok mu edecektir? Yoksa dönüştürüp kendisine mi benzetecektir? Kültürsüz bireyler çağı mı oluşacaktır?

Baş döndürücü hızla gelişen ve dönüşen bu çağda en fazla kafa yorulması gereken mesele ‘kültürel endişe’ mevzusu olmalıdır? Topyekûn, genç yaşlı, akademisyen siyasetçi, bürokrat memur, kamu sivil toplum olarak kültürel endişe perspektifinden gelişmeleri çok sıkı izlemeli, gerekli politikaları oluşturmalı hatta aktif davranarak bu mecraları kültürel kalkınmaya vesile kılmalıyız. Bu potansiyel ve kabiliyete sahip olduğumuzu düşünüyorum.

Kültürel endişe duymaz isek kültürel değerlerimiz olan irfan, merhamet, adalet, hasbilik, fedakârlık ve şefkatin yerini menfaat, çıkar, hırs, kibir, ihtiras, haset, hesabilik ve narsizm alacaktır. Hayat felsefeleri ve dünya görüşleri, bilgelik, eleştirel düşünce, sahih ve teyit edilmiş bilgiler yerine salt bir sekülerizme, teyit edilmemiş sahih olamayan asparagas bilgilere, haberler ve kaba malumatlara bırakacaktır.

Kültürel farklılıklar ve rakip kültürler de ışık hızında ilerleyen dijital değişim karşısında anlamsızlaşabilecektir. Farklı milletlerin ve geleneklerin yıllar ve yüz yıllar içerisinde meydana getirdiği düşünme, davranma, inanma, söyleme, anlatma, giyinme, yeme, içme vb. tüm miraslar berhava olabilecektir.

Dijital mecra ile küreselleşen ve teknoloji ile iç içe geçen hayatlarda kültürün yeri ne olacaktır? Dijitalleşme ve Kültür; Küreselleşme ve Kültür; Teknoloji ve Kültür; Robotik Gelişmeler ve Kültür; Yapay Zekâ Teknolojileri ve Kültür vb. konular üzerinde daha fazla durmak gerekecektir. Kültür endişesi içerisinde daha fazla bulunmalıyız…

Çok Okunanlar