Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Mehmet Akif İnan’ın Gençliğe Hitabeleri

Mehmet Akif İnan’a göre İslâm dünyasındaki ayağa kalkışın tek tezahürü, İslâm ülkelerinde bir gençlik fışkırışının görülmesidir. Gençliği olan muvaffak ve muzaffer olur ancak. Gençler sıkı durursa, çoğalırsa zafer yakındır.

EKLENDİ

:

1970’li yıllar, gençliğin son derece hareketli olduğu ve bu hareketliliğin hayırlı bir mecraya kanalize edilmesi zaruretinin hissedildiği zamanlardır. Bu çerçevede Mehmet Akif İnan, çeşitli gençlik gruplarına hitap etmiş ve hitabelerinde gençliğe yol-yön gösterme gayreti içerisinde olmuştur.

Mehmet Akif İnan, 13 Ocak 1978 gecesi MTTB’nin düzenlediği Gençlik Gecesi’nde bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma Mehmet Akif İnan’ın gençlik tasavvurunu bütünüyle taşıyan bir konuşmadır. Mehmet Akif İnan’ın konuşmasında 1980 öncesi yılların sağ sol çatışmasında heba olan gençliğin yüreğinde oluşturduğu acı bütünüyle kendisini hissettirmektedir. Mehmet Akif İnan, büyük ümitler beslediği gençliği kavga ortamının kıyıcılığından kurtarmaya çabalamakta; onları tahsile, bilgiye, dava şuuruyla donanmaya yöneltmeye çalışmaktadır. Bu konuşma, 15 Ocak 1978 tarihli Yeni Devir gazetesinde yayımlanmıştır.

Mehmet Akif İnan, 27 Nisan 1978 günü saat 20’de Spor ve Sergi Sarayı’nda İslâmî gençlik kuruluşlarının ortaklaşa düzenledikleri “Müslüman Katli­amını Protesto” gecesinde de bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma, Yeni Devir gazetesinin 30 Nisan 1978 ve 1 Mayıs 1978 tarihli nüshalarında iki ayrı bölüm halinde yayımlanmıştır.

Mehmet Akif İnan, 29 Mayıs 1978 akşamı MTTB Genel Merkezi’nin İstanbul’da düzenlediği Fetih Gecesi’nde “Ey nebilerin, velilerin, şehitlerin, fatihlerin, sadıkların, âşıkların vârisi, hayrülhalefi gençler!” diye hitap ettiği gençlere bir konuşma yapmıştır. Yeni Devir gazetesinin 1-2 Haziran 1978 tarihli nüshalarında yayımlanan hitabesinin son bölümünde Mehmet Akif İnan, gençlere şöyle seslenir: “Siz sıkı durursanız, çoğalırsanız zafer yakındır. Öyle yakın ki zafer, Allahuâlem, sizlerin dahi saçlarınızın ak pak olmadığı bir yakın gelecekte teveccüh kılacaktır size. O ay parçası alınlarınızı şükür secdesine koyacağınız günleri şimdiden görüyor gibiyim.”[1]

Mehmet Akif İnan’ın 14 Haziran 1978 tarihli Yeni Devir gazetesinde “Hitabe” başlığıyla yayımlanan yazısında, ‘zaman’ mefhumu üzerinde değerlendirmelerde bulunmakta ve yazının sonunda gençlere “Zamanı zapt ve teshir için halife olarak gönderildin. Zaman içindeki yerini almanın zamanını yaşıyorsun şimdi. Unutma, geçen zaman geri gelmiyor.” tembihatında bulunmaktadır.

Mehmet Akif İnan, Yeni Devir gazetesinin 4 Temmuz 1977 tarihli nüshasında yayımlanan “Mirası Kuşanmak” başlıklı yazısında “İslâmî Talebe Teşkilatları Federasyonu’nun 4. Genel Konferansı’nda gençlere şöyle hitap etmek isterdim:” sunuşuyla Müslüman gençliğe seslenmektedir.

Mehmet Akif İnan’ın üçü kitlelere bizzat irat edilmiş, ikisi de metin olarak yayımlanmış beş hitabesinde 1970’li yılların anarşi ve terör ortamında gençliğin ziyan edilmesinin önüne geçmek için içli bir feryat vardır. O, hitabelerinde gençlik ve gelecek bağlamında hipotezler ortaya koymakta, geleceğin İslam toplumunun inşasında gençliğe olan kesin ümidini haykırmaktadır.

Mehmet Akif İnan’a göre, gençler gelecek zamanlar için, kutsal emaneti daha ileri alanlara götürebilmek için hazırlanmalıdır. Ülkenin imarını gerçekleştirecek, Ortadoğu’yu, bütün yeryüzünü kurtaracak olan gençlerin ehliyetli olması gerekir. Ehliyetin yolu bilgiden geçer. Bilgi ise tahsille elde edilir. Tahsil ise okumaktır. Mehmet Akif İnan, bu ülke kurtulmasın diye, insanlık kurtulmasın diye gençlerin okumasının önüne engeller diken, onları sokağa dökmek isteyen, günübirlik çıkarları uğrunda kullanmak isteyenlere gençleri uyar­manın, korumanın sorumluluğunu yerine getirmektedir.

Mehmet Akif İnan’a göre, Batı uygarlığı çatırtılar içerisinde çökmektedir. Batı’nın göz ka­maştıran saltanatı, ölüm öncesinde görülen geçici bir canlılığın görüntüleri gibidir âdeta. İslam dünyası ise bir uyanma, dirilme dönemine girmektedir. Ayağa kalkmanın denemeleri içindedir. Mehmet Akif İnan’a göre İslâm dünyasındaki ayağa kalkışın tek tezahürü, İslâm ülkelerinde bir gençlik fışkırışının görülmesidir. Gençliği olan muvaffak ve muzaffer olur ancak. Gençler sıkı durursa, çoğalırsa zafer yakındır.

 

[1] Mehmet Akif İnan, “Hitabe”, Mirası Kuşanmak, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ankara 2016, s. 110-115

Çok Okunanlar