1. Anasayfa
  2. Din ve Hayat

Orucu Anlamak [1]

Orucu Anlamak [1]

“Allah’tan hakkıyla alimler korkar.” Fatır/28

Kur’an baharı olan bir ayı panayır, bayram, festival coşkusuyla yaşamak için Ramazan iklimine yolculuk yapmak gerekir. Yazar bu kitabıyla bizi Ramazan’ın bereketli topraklarında gezdirerek ondan nasıl feyz alacağımızı bir nakkaş rikkatiyle işlemeye çalışıyor.

İlk önce gözlerimizi kapatıp Hira’ya doğru bir Astral seyahat yaptırıyor.

“Mekke zamanın getirdikleri karşısında hüzünlüdür.”

Onun niçin hüzünlü olduğunu kısaca anlattıktan sonra, onun hüznüne ortak olacak bir ruh haliyle Hz İbrahim’i, Zemzem’i, Hz Muhammed’i (as) gözlerimizde gezdirerek, o kutlu Nebinin mesajının aydınlığıyla gönülleri ferahlatıyor.

Orucun manasına yaptığı seyrüseferle, gecelerimizi aydınlatan, kalplerimize inşirah sunan Kadir suresiyle tanıştırıyor.

Oruç, Kadir gecesiyle anlam bulmaktadır.

“Hoş geldin Ramazan! Şimdi nefsi ve aşırı tutkuları öldürme zamanıdır.”

Oruç aç ve susuz kalmanın çok ötesinde bir aşktır, bir sevdadır, sevda yolunda savaştır; nefisle, şeytanla, mülkü, makamı, şöhretiyle şımarmış insanlarla, iblise bele veren, el veren insanlarla…

Orucun ufkuna açılırken kişiliğimizi inşa eden inancın ne olduğuyla karşılaşıyoruz.

“Oruç sadece aç kalmak değildir. Oruçtan nasibi aç kalmaktan öteye geçmeyen kimselerin durumuna düşmemek için gözler, kulaklar, eller, ayaklar, kalp ve ağız mideyle beraber oruç tutmalıdır.”

Böylesine bereket dolu bir ibadetin ödülü ise bizzat Rabbin teminatındadır. Rahmeti sonsuz olanın teminatında bir ibadet… Bütün ibadetler Allah’ın teminatındadır ancak oruç için özel bir ilgi ve lütuf sunulmaktadır Rabbimizden.

“Ademoğlunun her ibadeti kendisinindir. Yalnız oruç başkadır.  Çünkü o benimdir. Onun mükafatını verecek olan da benim.”

Tabi orucu hakkıyla eda edebilmek şartıyla değil mi?

Oruç takvaya eriştiren bir ibadet kuşu…

“Takva, Allah’ın rızasını kazanmak için sahip olunması gereken bir haine, nefsin zulüm ve günaha bulaşmış ellerine vurulmuş bir kelepçe, ruha ait olduğu esintiyi ilham eden bir rehber ve kişinin kendisini muhtemel tehlikelere karşı emniyete alması halidir.”

Ramazan’ı bu duygularla karşılamanın insan ruhunda ne büyük nimetlere vesile olacağını kitabın satırları arasında okuyabiliyoruz. Bu müjde Kutlu Nebinin pak dilinden süzülmektedir.

“Allah’a inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutanın geçmiş günahları bağışlanır.”

Ne büyük bir müjde!

Ve pişmanlığı yaşamadan önce insana hatırlatılan bir uyarı ve hatırlatma… Zaman geçtikten sonra hatırlama fayda vermeyeceği için zamanında yapılmıştır. Dileyen anlar ve tutar bu öğüdü dileyen nefis köpeğinin peşinde bir parça kemik mesabesindeki dünya için koşar.

“Günahını bağışlatmadan Ramazan’ı geçirmiş olanın burnu sürtünsün!”

Ne acı değil mi?

Elimize geçen büyük bir hazineyi uçurumun boşluğuna bırakıvermek… Kitap duygularımızı sarsmaktadır.

Orucun prensiplerini kısaca işledikten sonra, orucun hikmetlerine doğru bir yolculuk başlar. Oruçlu nefeslerin Kur’an ile ziyafete ermesi…

Ne büyük bir mutluluk!

“Kur’an kulu, ölümsüzlük arzusunu dindirebileceği yegâne dergâh kapsına, rabbinin arşının gölgesine götürmek için vardır.”

Ramazan’ı hayatımızı Kur’an’laştırmaya vesile kılmak ne güzel bir lütuf! “Kur’an’ı hatmederken, ilahi mesajı anlamaya çalışır, anladığımızı uygular tıpkı peygambere öykünerek ahlakımızı Kur’an ahlakına dönüştürmek için gayret ederiz.”

Geceler bereket üstüne berekettin sağanak halinde yağdığı rahmet bulutlarıdır. Ve seher, gözyaşlarıyla suladığımız gönül coğrafyasından devşirdiğimiz mağfiret ürünleri…

“Ramazan ayının geceleri, seherleri başkadır.”

Çağdaş insanın en büyük sorunlarından birisidir depresyon, bunalım ve iç huzursuzluk. Çünkü kalbi amacını kaybetmiş, deli divane olmuştur. Çöle düşmüş bir mecnun gibidir çağdaş inançsız insan.

Kutlu Nebi bize bu açmazlarda nasıl bir yol izleyeceğimize işaret etmektedir; İtikaf.

“Halbuki en kuvvetli rehabilitasyon metotlarıyla boy ölçüşebilecek olan itikaf ibadeti, müminin yenilenerek daha güçlü, maneviyatı daha sağlam halde hayatın içine karışması için ne kadar önemlidir.”

Yazar bizi çağın en büyük buhranlarına karşı itikaf psikoloğuyla Rabbinin huzurunda dertleşmeye davet etmektedir. Oruç sadece aç kalmaktan öte, ruhun rehabilitesidir aynı zamanda.

Orucun nihayeti nereyedir?

Oruç, insanı gaflet, şehvet ve firkat girdabından çıkarıp, hikmet, ibadet ve iffet surlarıyla çevrili kulluk hisarına ulaştırır.”

Ve orucun ödülü… Allah’ın sonsuz rahmeti ve bereketinde saklıdır. Ödülü sadece O verecektir. O’na ait olan bir bedel ne büyük bir lütuf!

Bunun için günahlarımızın farkında olarak, sahurları, seherleri gözyaşı iklimine çevirip rahmet rüzgarlarıyla dinginleştirmek ruhu…

“Ve günahlarımız her Ramazan’da aksın diye, bırakalım gözyaşlarımız Hira’nın gözyaşlarına karışsın…”

Yazar akıcı bir üslup, geniş bir perspektifle konuyu derinlemesine işleyerek okuyucusuna orucu anlama noktasında yol göstermektedi.

[1] Doç. Dr. Soner Gündüzöz/ Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları

1966 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mersin’de tamamladı. Mersin İmam Lisesinden 1986, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1992 yılında mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik yaptı. Halen Ankara Kahramankazan’da görevine devam etmektedir. 27 yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Çeşitli dergi, gazete ve ders kitaplarında hikâyeleri, şiirleri ve makaleleri yayınlanmıştır. İmam Hatip 8 ve 11 sınıfların Kur'an’ı Kerim ders kitaplarının yazarı. Aile ve sokak çocukları ile ilgili dernek kurdu pek çok yerde seminerler verdi. Radyo ve televizyon programları yaptı.  Mersinde Dil Edebiyat Derneğinde, Kahramankazan’da yazarlık dersleri verdi, genç yazar ve şairler yetiştirerek, Genç Kalemler isminde Edebiyat dergisi çıkardı. Kabirde ilk Gece kitabıyla Türkiye geneline ulaşarak kalbine dokunduğu bir okuyucu kitlesine kavuştu, 55 baskı yaptı. Kitabın Arapça ve İngilizceye çevirileri yapılmaktadır. Eserleri: Aile Eğitimi; Özgürleştiren Disiplin, Anne Babamı İyi Seç, Kutsal Metinlerden Günümüze Cinsel Hayat Romanları; Kabirde İlk Gece (55. Baskı), Sırat Köprüsünde Heyecan, Cehennem yolcuları, Cennet Yolcuları, Aşkın Öncüsü Hz Muhammed, 15 Temmuz Milli Direniş Öyküsü, Şeytanın Oyunu, İlk Aşk Âdem İle Havva Öykü kitapları; Melekler Ölmesin, Ölümsüz Arkadaşlık Bahar ile Gül, İmdaaaat Babam Sigara İçiyor. Dini Kitapları; Şeytanın Tuzakları, Namaz Neslinin Deklarasyonu, Cennetin Rövanşı, “Allah İlk Öğretmenim, Ölüm Sonrası Yürüyüş, Zülfikar, Aşka Adanmış Hayat Hz Ali, Allah Kimleri Sever Kimleri Sevmez, Anne Bana Dinimi Anlat, Bilinç İnşası, Müslüman Gencin Yaşam İlkeleri. Şiir Kitapları; Eşsiz Sevgiliye (Esmaul Hüsna), Sevgiliye Gözyaşları, Kardeşlik Ülkesi Çocuk Romanlar: Çiçek Kız Meryem Dilek Yıldızı, Çiçek Kız Meryem Barış’ın uçurtması Gençlik Romanları; Gizemli Yolculuk Macera başlıyor, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi, Şapkalı Çocuğun Maceraları Kamp Heyecanı Öykülerle Aile İçi Davranış Eğitimi: Yusuf ve Zeynep Öğreniyor Serisi (10 Kitap) Masal Kitapları: Masal Serisi (28 Kitap) Seyit Ahmet Uzun’un yayınlanmaya hazır, “İtikadi ve İktisadi Yozlaşma Karşısında Hz. Şuayb” “Sessiz Haykırış” “Aşk Yarası" “Biraz Hüzün Biraz Tebessüm İşte Hayat” “Doğmamış Çocuktan Mektuplar” adlı çalışmaları bulunmaktadır. Masal Terapisti olarak çocukların hayal gücünü geliştirerek onları hayata daha aksiyoner ve katılımcı bir kişilikle hazırlamaya çalışmaktadır. Özgün ve kendi kültürümüzü yansıtarak yazdığı yaklaşık beş yüz civarında masalda bu konuları işlemeye çalıştı. fecabook.com/ seyitahmetuzun ınstegram/seyitahmetuzun twitter/seyitahmetuzun

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.