Bizimle İletişime Geçin

Kültür Sanat

Yitiksöz 7 (Ekim-Kasım 2021) Üzerine Sanat, Edebiyat ve Düşünce Dergisi

Derginin Genel Yayın Yönetmeni Sayın Duran Boz, “Derginin İşlevi” başlıklı editör yazısında şu hususun özellikle dikkatimizi çekmesini belirtiyor: “Sözün sıradanlaşması ruhu aşındırır. Anlam yağmaya uğrar. Çağrışımlar gelişigüzel ortalığa akar. Bir anlam dizgesi oluşmaz. Hayatı zenginleştirecek bir derinlik elde edilemez. Söz düzeni tümden dağılır ve hiçbir şey yerli yerinde kalmaz. Sözün anlam yitimine uğradığı bir hayat başlar böylelikle. Bu sebeple dergiler, sıradanlaşmaya karşı verilmiş bir mücadeledir.

EKLENDİ

:

Yitiksöz, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince yayımlanan iki aylık sanat-edebiyat-düşünce dergisi. Yedinci sayısı elime yeni ulaştı. Dolu dolu bir dergi.

Derginin Genel Yayın Yönetmeni Sayın Duran Boz, “Derginin İşlevi” başlıklı editör yazısında şu hususun özellikle dikkatimizi çekmesini belirtiyor: “Sözün sıradanlaşması ruhu aşındırır. Anlam yağmaya uğrar. Çağrışımlar gelişigüzel ortalığa akar. Bir anlam dizgesi oluşmaz. Hayatı zenginleştirecek bir derinlik elde edilemez. Söz düzeni tümden dağılır ve hiçbir şey yerli yerinde kalmaz. Sözün anlam yitimine uğradığı bir hayat başlar böylelikle. Bu sebeple dergiler, sıradanlaşmaya karşı verilmiş bir mücadeledir.”

Yitiksöz, yürüdüğü yolda her dem tazelenerek uzun bir yolculuk yapmaya kararlı.  Bu yolculukta insanı, insana karşı savunacak bir dilin peşinde. Bir yitiği bulma yönünde yapılan bir kazı çalışması bu. Kararlı adımlarla çıkılan bir yolculuk, aynı zamanda. İnşallah bu yolda nice yıllar emin adımlarla yürür.

Bu sayıda Mehmet Aycı, Mustafa Ruhi Şirin, Adem Turan, Eray Sarıçam, Metin Kaplan, Yasin Mortaş, Ali Sali, Cengizhan Konuş, Özlem Eylül Öz, Mehmet Akif Şahin ve Sıddıka Zeynep Bozkuş şiirleriyle dergi sayfalarını süslüyor. Mehmet Akif Şahin “Yitik Söz” şiirinde şöyle seslenmekte okuruna:

“Yitik Söz

en sevdalı yaşımda içime dökülen ırmaklar / azalan kelimelere biriken eylül / akıp gitmeyen zaman düğüm olan güneş / yanı başımda ağaçlı bir patika mavi bir gök / ıssızlığa benzeyen sisli köprülerde / akar bir yitik söz gecenin içine”

Gülçin Yağmur Akbulut Kırık Şamdan, Hacer Yeğin İpin Ucundaki Çocukluk, Mustafa Başpınar Mutmain Kalp, Tuğçe Gök Ben Salih Memnun Oldum ve Fikri Özçelikçi Kahramanın Ölümü adlı öykülerinde okurun dünyasına ışık tutuyor. Hacer Yeğin “İpin Ucundaki Çocukluk” öyküsünde zaman ve insan ilişkisine değinir:

“Aynanın karşısında ne kadar vakit geçirdiğini anlayamadığı gibi istemsiz bir şekilde kafasındaki muhtemel yara izlerini yokladı. Sonra gözlerini kısarak alnında okunması mümkün olabilecek bir kader levhası aradı. Zamanın cömertçe izlerini bıraktığı yüzünde, gözünde çocukluğundaki yara izlerinden hiçbir eser yoktu. Yılların oradan oraya savurup durduğu bir ömürde insanın kendisiyle bir bağlantı kurabilmesi de bir nasip meselesiydi. Giderek dayanılmaz bir hâle gelmiş olan baş ağrısını defedebilmek için ilaç dolabına yönelirken elinden kayıp gidenin ipin ucundaki çocukluk hakikati olduğunun elbette farkındaydı.”

Deneme, eleştiri ve değerlendirme yazılarıyla Yitiksöz’e katkı sunan yazar ve yazıları aşağıda: “Aforizmalar-Sloganlar-Markalar / Hilmi Uçan”, “Yunus Emre’de Bir Varlık Tecrübesi Olarak Şiir / Vefa Taşdelen”, “Erciyes’ten Gavur Dağı’na / Dursun Çiçek”, “Aşkın Aşkla İmtihanı / Hayrettin Orhanoğlu”, “Rasyonellik Çağında Münzevi Bir Ruh Bilimci: Carl Gustav Jung / Sezai Korkmaz”, “Bilmeler Bilmesi: Kendini Bilmek / Dursun Ali Tökel”, “Bile Bile Bilmezden Gelerek Belli ki Belâ / Ömer Aksay”, “Empedokles’in Dostları / Muhammed Beheşti Aydoğan”, “Şairin Dünyası / Erdoğan Aydoğan”, “Abdullah Harmancı Öyküsü / Özlem Göktaş”, “Kalemin Dansı’na Hoşgeldiniz / Salih Erayabakan”, “Türk Şiirinin Dolunayı / Hayrettin Durmuş”, “Hüzün Saati / Mehmet Solak”, “Vadiler / Hüseyin Cömert”, “Herkes Unutmadan Önce / Fatma Vişne”, “Modernite Parantezinde Bir Yanılsama: Sâhir” ve “Varlığa Sâhirâne Bir Eda ile Uyanış / Yonca Denizarslanı”. Dursun Çiçek “Erciyes’ten Gavur Dağı’na” adlı yazısında dağ ve insan ilişkisini betimliyor türküler eşliğinde: “İnsan bir dağı yine bir dağda hisseder. Erciyes Dağı’na her çıktığınızda Erciyes’i yaşarken aynı zamanda etrafta görünen dağları da fark edersiniz. Hatta onları Erciyes’ten daha büyük görürsünüz. Sonra bakışlar birer yol olur her bir dağa. Bir tarafta Aladağlar, öbür tarafta Hasan Dağı, diğer tarafta Toroslar size el ederler. Bilhassa Torosların ucu bucağı yoktur ne kadar bakarsanız bakın. Her bölgede ayrı bir isimle uzanır gider bir türkü gibi, bir bozlak gibi…”

Dursun Ali Tökel Hoca “Bilmeler Bilmesi: Kendini Bilmek” adlı denemesinde insanlık tarihinin en önemli meselesine kapı aralamaya çalışıyor: “Kendini bilmeyenler hep dışarıdan bakarlar, ona buna imrenirler, şuna buna haset ederler, gözleri hep başkalarının sahip olduklarındadır, bu yüzden de kendileriyle ve başkalarıyla hep kavga hâlindedirler. Kendini bilenler ise içeriden bakarlar hep ve kendinde var olanların şükrünü edadan âciz bir hâldedirler, kimsenin varını yoğunu görmezler. Yunus Emre’nin buyurduğu gibi varlığa sevinmezler, yokluğa da yerinmezler. Bu yüzden hep kendiyle ve gayrıyla barışıktırlar.”

Selvigül Kandoğmuş Şahin bu sayıda “Abdullah Harmancı ile Edebiyat, Öykü ve Çocuk Kitapları Yazarlığı Üzerine” bir söyleşi gerçekleştiriyor. Söyleşide yazı üzerinde şöyle diyor Harmancı: “Yazı, çağımızda itibarını yitirdi. Söz düştü. Yazarım demeye korkuyor insan. Değersizleşti. Elbette her yazar kendi tecrübesiyle yazıyı yeniden anlamlı, kıymetli, derin kılabilir. Bu alanı terk edelim demiyorum. Ama ben edebiyatla uğraşmaya başladığımda dudak bükülen bir şeydi bu iş. Şimdi kendisini pazarlamak ve sunmak üzere bekleyen birçok insan elinde kalemi âdeta bir şeyleri imzalamaya hazır bekliyor gibi, acınacak hâlde.”  

Muhammed Hüküm ile Gökhan Serdar Özaktaş’ın vefatından önceki günlerde, yaklaşık on bir yıl önce Türkçenin Beyaz Kartalı Bahattin Karakoç’la yaptıkları söyleşi göz doldurmakta. Söyleşide bugünün şiiri için şöyle demiş Bahattin Karakoç: “Şiir hangi dönemde olursa olsun şiirdir. Ama bugünün şairi heceyi bulamıyor. Ben heceyi kendim aradım buldum. Mesela bir dörtlük üzerinden açılarak giden yeni biçimli şiirlerim vardır benim. Seyran şiirimde doğada ayrı bir ritim yakaladım sanıyorum. Bugün artık eskisi gibi şiir için canlı bir ortam yok. Bunun sebebi şu: Aşiretleştik. Kimi şucu, kimi bucu mırıldanıyor. Ama şiir bir dağ gölü gibidir. Bereketi devam eder.” 

7. sayının dosya konusu Vefatının İkinci yılı vesilesiyle Merhum Nuri Pakdil Usta’ya ayrılmış. Erol Çetin “Sözün Eylem Durağındaki Kadim Yolcu: Nuri Pakdil”, Mustafa Köneçoğlu “Batı’ya Doğru Gitmenin Poetikası: Batı Notları” adlı yazıları ile “Eylemek Fiilinin Türkçedeki Karşılığı: Nuri Pakdil” başlığı altında İsmail Kıllıoğlu, Osman Sarı, Arif Ay, N. Ahmet Özalp, İbrahim Demirci, Ali Göçer, Ali Ulvi Temel, İrfan Çevik, Necip Evlice ve Âtıf Bedir’le yapılan Soruşturma dosyası bulunuyor. Ali Göçer Soruşturma’da Nuri Pakdil’in Yaşama Dikkatine yönelik sorulan soruya şu cevabı vermekte: “Nuri Pakdil, hayatı boyunca az yemiş, az uyumuş, çok okumuş, sağlığına ve sağlıklı beslenmeye son derece özen göstermiştir. Öğretisel ve estetik dikkatini söylemeye gerek yok, yazdıklarında bunlar zaten apaçık ortada. Çok okur, okuduklarını, beğendiklerini bize de okur, okuduğu kitabı bizim de okumamızı önerirdi. Nuri Pakdil’in okuduğu kitaplarda hiçbir önemli cümleyi altı çizilmemiş göremezsiniz. Kenara çıkmalar yapar, küçük notlar düşerdi.”

Yitiksöz okura heyecan katan dergilerden. Bu heyecan Genel Yayın Yönetmeni Sayın Duran Boz yönetiminde her geçen gün yenilenerek devam ediyor. Hakikat yolcusu olmak demek biraz da bu olsa gerek. Yitiksöz’ün Nuri Pakdil’den alıntılayarak kapağına koyduğu “İnsan! Seni savunuyorum; sana karşı!” çığlığı, her daim bizim temel ilkemiz olmalı.

Yitiksöz 7. sayının dergi linki aşağıda:

https://kahramanmaras.bel.tr/e-dergi/yitik-soz-7-sayi-ekim-kasim-2021

Yitiksöz büyük bir heyecanla okuruyla buluşmak istiyor. Okur da davete icabet etme sorumluluğu ve bilinciyle hareket ediyor. Esenlik içinde kalın. Allah’a emanet olun.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar