Bizimle İletişime Geçin

Söyleşi

25/Sorgusuz Sual – Şule Dilek

Niğde’de doğdu. İlk ve ortaokulu küçük bir kasabada tamamladı. Lise öğrenimini Niğde Yavuz Sultan Selim Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünü kazandı. Aynı üniversitede Çift Anadal Programı ile Tarih bölümünü de tamamladı. Eğitim hayatına yüksek lisans ile eğitimi ile devam etmek istiyor.

EKLENDİ

:

1- Sizi çarpan ilk kitap?

Dostoyevski Suç ve Ceza dönem dönem okuduğum ve betimlemelerine her defasında hayran kaldığım kitaptır. Bir gün okuldan eve gelmiş kapıda kalmıştım ancak anahtarı aramak yerine merdivenlere oturup bu kitabı okuduğumu hatırlıyorum ortaokul çağlarımda.

2- Yayımlanmış kitaplardan birini siz yazmış olacaksınız, hangi kitap?

Yine Suç ve Ceza. Gerçekten her okuduğumda yazarın kalemine hayran kalıyorum. Kitabın arka planındaki düşünce yoğunluğu yazarın güçlü kalemiyle birleşince ortaya bir başyapıt çıkmış. İyi ki yazmış dediğim yazarlardan Dostoyevski bu yüzden bu kitabı ben yazmış olmak isterdim.

3- Yaşamayan/yaşayan bir yazar veya şairle bir gününüz var. Kimi seçtiniz?

Çok fazla var. Ancak birikimine ve çalışkanlığına değer verdiğim İlber Ortaylı’dan nasihat dinlemek isterdim. Aynı zamanda dünyada en çok atıf alan ve fikirleri üzerine onlarca kitap yazılan Karl Marx ile birkaç dakikada ilginç olabilirdi.

4- Şiir mi, düzyazı mı?

Düzyazı okumak ve yazmayı tercih ederim. Şiir yazmanın doğuştan getirildiğini ancak düzyazının kazanıldığını düşünüyorum. Bu nedenle düzyazı hep daha çok odağımda oldu belki daha çok okuduğum içindir de.

5- İzlemelere doyamadığınız film?

-Amelie kendimi duygusal olarak iyi hissetmediğim zamanlarda bana huzur veren bir liman gibidir. Müziğini dinlemek bile çoğu zaman rahatlatır, dinginleştirir.

6-  Dizi, film, belgesel?

Filmlerin duygu ve düşünce bakımından süre sınırlaması olduğu için daha yoğun olduğu kanaatindeyim.

7-  Sizi en çok ne üzer?

Ailemden birinin rahatsızlığı veya kaybı olabilir.

8-  Ruhunuzda derin iz bırakan şarkı?

Adele-Million Years Ego her dinlediğimde ruhuma dokunur.

9- Yaşamak/ölmek istediğiniz şehir?

Yaşamak hiçbir şehre tek başına sığmazmış gibi geliyor. Ancak hayatımın en verimli dönemlerini bir metropolde, son dönemlerini ise daha sakin bir şehirde geçirmek isterdim. Emekli olunca Ege’ye yerleşme fikri tam bana göre yani.

10- Hayattaki en önemli üç kavram?

İman, aile ve huzur. İmanı hayattan çıkardığımızda her şey anlamını kaybediyor insan karşısında,  zaferler de kayıplar da. Aile ise insanın bu dünyadaki tesellisi. Huzur kişinin hem iç hem dış dünyasının ihtiyaç duyduğu rahatlık, ferahlık hissi.

11- Günlük hayatta kullanmayı en çok sevdiğiniz kelime?

‘Teşekkür ederim’ ve çokta sık kullanırım. Dünyayı döndüren şeyin nezaket olduğunu düşünüyorum. Bunu iki kelimelik bir düzleme indirdiğimizde bence bu iki kelime çıkar karşımıza. Hizmet aldığımız, güzel bir söz işittiğimiz durumlarda veya bir minik jest karşısında güzele olan ve değerli olan insana bir tavrı ifade ediyor bence bu iki kelime.

12- Hoşlanmadığınız bir kelime?

‘Yapamazsın’. İnsanı dibe çeken ne aşağılayıcı bir kelime.

13- Başarı sizce nedir?

İnsanın potansiyelinin farkına varması ve bunu ortaya koyması. Bu farkındalığa ulaşmak bence başarının tamamı olmasa da en büyük paydası. Bu farkındalık kişide özgüven duygusu ile birleştiğinde başarının kaçınılmaz bir sonuç haline geldiği kanaatindeyim.

14- Ne olmadan yaşayamazsınız?

Dua. Şifresiz, aracısız yaratıcıyla konuşmak. Çok üzüntülü olduğum zamanlarda teselli bulduğum beni tazeleyen bir liman. Yalnızlığımı, öfkemi, sıkıntılarımı iman düzlemine taşıyan mucizevi bağ. Bu dünyayı daha yaşanabilir kılıyor bence.

15- İlk aldığınız hediye neydi, kimdendi?

İlkokulda yakın arkadaşım farklı bir şehre taşınmıştı. Onun bir yakını okulumuzun servis şoförü idi. Onunla birlikte gönderdiği bir paket ve içinden çıkan mektubu hatırlıyorum ‘ilk’ olarak. Sonra çok mektuplaştık bu şekilde.

16- Hangi gün unutulmazınız?

Ailemden ayrıldığım ve babamın beni yatılı yurda bıraktığı ilk  gün. Babamı beni teselli ederken ilk kez o kadar samimi sıcak ve duygusal görmüştüm. Başlarda çok yalnız hissettiğimi hatırlıyorum ama daha sonra bunun beni daha özgür ve güçlü yaptığını biliyorum.

17-  Facebook/İnstagram/Twitter güne başlarken ve günü kapatırken hangisini kullanıyorsunuz?

İnstagram. Günceli takip etmek için kullandığım bir platform. Seçici davranabildiğim sürece bana çok fazla şey sunduğunu düşünüyorum.

18-  Sizce çocukluk?

Sorumluluk ve beklentilerin en az olduğu dolayısıyla mutluluğun en çok hissedildiği çağlar. Aynı zamanda yetişkinlikteki birçok şeyin dosyalar halinde çocuklukta kişide paketlenip saklandığını düşünüyorum. Kişinin çocukluktan inşa edildiğini, mizaç gibi kalıtsal olan şeyler dışındaki birçok şeyin arka bahçesi bence çocukluk.

19- Sevgi neydi?

Ezberden uzak emek demek istiyorum. Hayattaki en karşılıksız sevgi olan çocuğun annesine duyduğu sevginin altında da çok büyük emek ve cefa yattığını düşünüyorum.

20- Yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey?

Bir kez tek başıma farklı bir ülkeye seyahat etmek. Heyecanını içimde hissettiğim için bir gün gerçekleşeceğine inanıyorum.

21- Bir gece uyuyorsunuz sabah bir lisanı ana dil akıcılığında konuşma yetisine sahipsiniz. Hangi dil?

Çağın gerektirdiği üzere İngilizceyi diğerlerine tercih ederdim.

22- Dilediğiniz bir dönemde yaşayacaksınız. Hangi dönem?

Nübüvvetin Medine döneminde yaşamayı çok isterdim. Resulullah’ın arkadaşlarından olabilmeyi nübüvveti onunla birlikte içebilmeyi çok isterdim. O dönemdeki insanların çok mutlu olduklarını düşünüyorum.

23- ‘Şimdiki aklım olsa’ diye başlayan cümleyi nasıl tamamlarsınız?

Net hedefler koyup üniversite sınavına daha iyi hazırlanırdım sanırım. O günlere dönsem bulunacağım nasihatleri dinler miydim bilmiyorum ama… Çünkü önceden kendimi arıyordum şimdi kendimi tanıyorum.

24- Annenize ve babanıza çok isteyip de kuramadığınız cümle ne olur?

‘’Sizinle gurur duyuyorum’’ .Bir gün gerçekten onların benimle gurur duyacakları bir şeyler başardığımda bunu onlara söylemek istiyorum. Bir şey yapamadıklarında eksik kaldıklarını düşündüklerinde bile her şeyimi tamamladıkları için. Çünkü yapmak, başarmak istediğim her tabloda onlar baş köşede.

25- Sizce ‘insaniyet’?

İnsan denilince akla gelen her şeyi içinde barındıran soyut bir kavram gibi geliyor. Bu nedenle önce insan kavramından ne anladığımıza dönüp bakmak gerekiyor bence. Merhamet, sevgi, saygı, nezaket, akıllı olma her biri insana dair kavramlar. Kişinin bunlarla arasındaki mesafe insaniyetini belirliyor olmalı. Bence bu duygulardan birini çıkardığımızda kişiyi insandan aşağı bir düzleme çekmiş oluruz.

Çok Okunanlar