Nîşâbur/Nîşâpûr veya Nîsâbûr/Neysâbûr, bugün İran sınırları içerisinde kalan Horasan bölgesinin önemli tarihî şehirlerinden biri olup burada pek çok âlim yetişmiştir. Benzer isimli bilginler olarak, başta tefsir ilmi olmak üzere farklı ilim dallarında önemli eserler kaleme alan İbnü’l-Münzir Nîsâbûrî (ö. 318/930), İbn Habîb Nîsâbûrî (ö. 406/1016), Mahmûd Nîsâbûrî (ö. 553/1158) ve Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin (730/1329) isimlerine yer vereceğiz. Bu dört isim dışında Nîsâbûrlu diğer bazı bilginlerin isimleri saymak gerekirse şu isimleri saymak mümkündür. Büyük hadis bilgini Müslim b. Haccâc (ö. 261/875), Muhammed b. İshâk b. Huzeyme (ö. 311/924), Ahmed b. el-Hüseyn b. Mihrân (ö. 381/992) Müstedrek adlı eserin sahibi Hâkim (ö. 405/1014), Muhammed b. el-Hasen b. Fûrek (ö. 406/1015), Muhammed b. Hüseyin Sülemî (ö. 412/1021), Ebû İshâk Sa’lebî (ö. 427/1035), Ebû Mansûr Seâlibî (ö. 429/1038), Beyhakî (ö. 458/1066), Vâhidî (ö. 468/1076), İmâmü’l-Haremeyn Cüveynî (ö. 478/1085), Arap atasözleri hakkındaki Mecmau’l-Emsâl’in yazarı Ahmed b. Muhammed Meydânî (ö. 518/1124) Ömer Hayyâm (ö. 526/1132), el-Furûk fi’l-Fıkh’ın müellifi Hanefi bilgin Es’ad b. Muhammed Kerâbîsî (ö. 570/1174), Ferîdüddîn Attâr (ö. 618/1221), Hüsn ü Dil’in yazarı Fettâhî (ö. 852/1448) ve Alman şarkiyatçı Joseph Schacht’ın bir kısmını yayımladığı Furûk adlı eserin müellifi Necmeddin b. Ebû Bekir (ö. 870/1466).
İbnü’l-Münzir Nîsâbûrî (ö. 318/930)
Nîsâbûrî nisbesiyle meşhur olan müfessir, muhaddis, fakih Ebû Bekr Muhammed b. İbrâhîm b. Münzir, Ahmed b. Hanbel’in vefat tarihi olan 241 yılında Nîsâbur’da doğdu. Hocaları arasında İmam Buhari ve Tirmizi’nin adları geçmektedir. Şöhret sahibi öğrencilerinden biri İbn Hibbân el-Büstî’dir. 318/930 yılında vefat eden İbnü’l-Münzir, Mısır ve Mekke’de bulunmuştur. Müctehid mertebesine ulaşan İbnü’l-Münzir, tefsir, fıkıh ve diğer bazı konularda önemli eserler kaleme almıştır.
Eserleri: et-Tefsîr. On ciltten daha geniş hacimde bir rivâyet tefsiri çalışmasıdır. Tefsirin Almanya/Gotha Kütüphanesi’nde kayıtlı (nr. 521) bir nüshası bulunmaktadır. Bakara 272. âyetten Nisâ 94. âyete kadar olan kısmı kapsamaktadır. İki cilt halinde neşredilmiştir. İbnü’l-Münzir’in Türkçe’ye çevrilen İcmâ adlı eseri, âlimlerin ittifak ettikleri meseleleri fıkıh konularına göre vermektedir. Fıkıh konularını ele aldığı el-İknâ; el-İşrâf alâ Mezâhibi Ehli’l-İlm; el-Evsat fi’s-Sünen ve’l-İcmâ ve’l-İhtilâf; Teşrîfü’l-Ğanî ale’l-Fakîr; Rihletü’l-İmâm eş-Şâfiî ile’l-Medîneti’l-Münevvere; Kitâbü Ahkâmi Târiki’s-Salât; Câmiu’l-Ezkâr; es-Sünen ve’l-İcmâ ve’l-İhtilâf; Kitâbü’s-Siyâse; Mesâil fi’l-Fıkh; el-İktisâd fi’l-İcmâ ve’l-Kıyâs ve İsbâtü’l-Kıyâs, onun diğer bazı çalışmalarıdır.
İbn Habîb Nîsâbûrî (ö. 406/1016)
Nîsâbûrî nisbesini taşıyan bilginlerden Ebü’l-Kâsım el-Hasen b. Muhammed b. Habîb, Nîsâbur’da doğdu. Ebû Hâtim Büstî (İbn Hibbân) gibi hocalardan dersler aldı. Önemli eserler kaleme alan müellifin meşhur öğrencileri arasında el-Keşf ve’l-Beyân adlı kıymetli tefsirin müellifi Nîsâburlu âlim Ebû İshâk Ahmed Sa’lebî (ö. 427/1035) sayılabilir. Bazı kaynaklar, İbn Habîb’in “önceleri itikadda Kerrâmiyye’ye mensupken daha sonra Şâfiî mezhebini tercih ederek Eş’ariyye’yi benimsediği”ni aktarmaktadır. İbn Habîb’in vefat tarihi 406/1016’dır.
Eserleri: Tefsîrü’l-Kurâni’l-Kerîm adlı tefsir çalışması yanında (Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Kütüphanesi) Kitâbü’t-Tenzîl ve Tertîbuhû adlı küçük hacimli bir çalışması daha bulunmaktadır. Bu çalışma, yayınlanmış olup bir nüshası Köprülü Kütüphanesi’nde kayıtlıdır. Doğu’da ve Batı’da yapılan surelerin kronolojik tertibi çalışmalarında referans gösterilen bir eser olup Mekkî sûreleri dönemlere ayırması bakımından önemlidir. İbn Habîb, Behlûl-i Dânâ, Mecnûnu Leylâ gibi isimlere yer verdiği ve Türkçe’ye de çevrilen Ukalâü’l-Mecânîn (Akıllı Deliler) ve et-Tıbbü’n-Nebevî adlı iki kitap daha kaleme almıştır. Her ikisi de matbudur. Bağdatlı İsmâil Paşa, es-Sünen ve el-Hadâik fi’l-Mev’iza yanında Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin Garâibü’l-Kur’ân ve Regâibü’l-Furkân adlı eserini de ona nisbet etmiştir. (1/274) Alman şarkiyatçı Carl Brockelmann da (GAL) eserinde benzer şekilde Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin Garâibü’l-Kur’ân adlı eserini İbn Habîb’e nispet etmektedir.
Mahmûd Nîsâbûrî (ö. 553/1158)
Nîsâbûrî nisbesiyle anılan bilginlerden Ebü’l-Kâsım Mahmûd b. Ebi’l-Hasen b. el-Hüseyn, Nîsâbur’da doğdu. Beyânülhak lakabı yanında Şehâbeddin ve Necmeddin lakaplarıyla da anılan Nîsâbûrî, Dımaşk’a gelip yerleşmiş ve el-Medresetü’l-Muîniyye’de müderrislik yapmıştır. Vefatına kadar bu görevi sürdürmüştür.
Eserleri: Mahmûd Nîsâbûrî, tefsir ve Kur’ân ilimleri alanında Îcâzü’l-Beyân an Meâni’l-Kur’ân, Vadahu’l-Burhân fî Müşkilâti’l-Kur’ân ve Gurerü’l-Ekâvîl fî Meâni’t-Tenzîl adlı eserler yazmıştır. Bâhirü’l-Burhân fî Meâni Müşkilâti’l-Kur’ân adıyla yayımlanan eseri Vadahu’l-Burhân ile aynı olup yalnızca nüsha farklılıklarını içermektedir. Halku’l-İnsân adlı bir eserin ona aidiyeti ise şüpheli görülmektedir. Cümelü’l-Ğarâib fî Tefsîri’l-Hadîs; et-Tezkire ve’t-Tabsıra; el-Es’iletü’r-Râia ve’l-Ecvibeü’s-Sâdia; Kıtau’r-Riyâz fî Bidei’l-İ’tirâz; el-Ğılâletü fî Mes’eleti’l-Yemîn alâ Şürbi’l-mâ mine’l-Kûz ve lâ mâ fi’l-Kûz onun diğer çalışmalarıdır. Kaynaklar, Nîsâbûrî’ye ait başka eserler yanında ona aidiyeti tartışmalı çalışmalara da yer vermektedir.
Nizâmeddin Nîsâbûrî (730/1329)
Nîsâbûrlu bilginler olarak adına yer vereceğimiz son bilgin ise müfessir, fakih ve astronomi bilgini Nizâmüddîn el-Hasen b. Muhammed b. Hüseyn el-A’rec, Nîsâbûr’da doğdu. Eğitimini burada aldı. Nizâmeddin el-A’rec (topal) lakabı yanında Kummî nisbesiyle de anılan müellif, 704/1304 yılında Azerbaycan’a gitti ve o dönemde İlhanlılar’ın idaresi altında bulunan Tebriz’e yerleşti. Kutbüddîn Mahmûd b. Mes’ûd eş-Şîrâzî’nin (ö. 710/1311) öğrencileri arasında yer aldı. Astronomi ve tefsir dışında matematik, sarf, belâgat gibi konularda eserler veren Nizâmeddin Nîsâbûrî aynı zamanda döneminin büyük hâfız ve mukrîleri arasında yer aldı; geniş tasavvufî birikime sahip, zühd ve takvâ ehli bir âlim olarak tanındı.
Nizâmeddin Nîsâbûrî Ne Zaman Yaşadı/Vefat Etti?
Bilginlerin benzer ismi taşımaları yanında aynı ilim alanında eser telif etmeleri ve diğer bazı bazı hususlarda ister istemez bazı karışıklıklar ortaya çıkmaktadır. Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin vefat tarihi ve bazı kitapların aidiyeti hususunda kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nde vefat tarihi bazı yerlerde 850/1446’dan sonra olarak verilirken (13/358; 7/106), bir yerde (33/181) 730 olarak verilmekte ve: “Ölüm tarihi hakkında farklı rivayetler aktarılmakla birlikte tefsirinin bazı nüshalarında 730 yılı Safer ayı başlarında (Kasım 1329) müellifi tarafından notlar ilâve edildiğine dair kayıtlar göz önüne alındığında 730 (1329) yılı en doğru tarih olarak görünmektedir” denilmektedir. Nasuhi Bilmen’e göre, (2/619) 730 tarihi doğru değildir. Keşfü’z-zunûn’un matbu nüshasında vefat tarihi bazen (…) şeklinde geçilirken bazen de 728 olarak verilmekte ve bir yerde ise köşeli parantez içerisinde “IX. Yüzyıl başı âlimlerinden” denilmektedir. Nizâmeddin Nîsâbûrî, Kadir suresinin tefsirine hicri 727/729 yılında (tarihteki farklılık nüshalar arasında farktan kaynaklanmaktadır) Ramazan ayının 27. gecesi olan Kadir gecesinde ulaştığını söylemektedir. Binaenaleyh vefat tarihini 850 olarak belirlemek uzak bir ihtimal olarak görünmektedir.
Konu hakkında Alman şarkiyatçı Paul Schwarz (ö. 1938), (ZDMG,1915) “Wann Lebte der Verfasser der Garâ’ib al-Kur’ân” (Garâibü’l-Kur’ân Müellifi Ne Zaman Yaşadı) başlıklı bir makale yazmıştır. Makalede Brockelmann’ın Nîsâbûrîler hakkında Geschichte der Arabischen Litteratur (Arap Edebiyatı Tarihi) adlı eserinde zikrettiği bilgiler üzerinde durulmaktadır. Brockelmann, söz konusu kitabında (Weimar: 1898) “Pers ve Diğer Doğu Memleketlerinde Dilbilimi” başlığı altında bazı isimlere yer verir ve Nizâmeddîn Nîsâbûrî’nin 406/1015’te vefat ettiğini söyler. Ayrıca Gâraibü’l-Kur’ân ve Şerhü’l-Mecisti adlı iki eserini zikreder. (s. 131). Brockelmann, Nîsâburlu diğer bir âlim olan el-Hasen b. Muhammed b. Habîb Nîsâbûrî’nin ismine de yer verir (s. 191-192) ve “gençliğinde Kerrâmiye mezhebine bağlı olduğunu, daha sonra Şafiî ekolüne geçtiğini” söyler. Peşinden İbn Habîb Nîsâbûrî’ye Garâibü’l-Kur’ân ve Ukalâü’l-Mecânin adlı iki eseri nisbet eder. Brockelmann, bir başka yerde (s. 156), el-Hasen b. Muhammed en-Nîsâbûrî Ebü’l-Kâsım Habib, diye zikreder ve 406/1015’te vefat ettiğini söyledikten sonra Ukalâü’l-Mecânin adlı eseri olduğunu söyler. Görüldüğü üzere, Brockelmann, Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin vefat tarihini ve onun tefsirini bir başka Nîsâbûrlu bilgin İbn Habîb Nîsâbûrî’ye nisbet etmekle bilgileri karıştırmaktadır. Zira Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin tefsirinin kaynaklarından bir olan Fahreddin Razi’nin vefat tarihi hicri 606’dır. Dolayısıyla Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin vefat tarihinin 406/1015 olması mümkün görünmemektedir. Garâibü’l-Kur’ân tefsiri de İbn Habîb Nîsâbûrî’ye değil hemşehrisi Nizâmeddin Nîsâbûrî’ye aittir.
Eserleri: Nîsâbûrî’nin eserlerinin başında Garâibü’l-Kur’ân ve Regâibü’l-Furkân adlı tefsiri gelmektedir. İlk olarak, üç cilt halinde neşredilen (Tahran 1280/1863) tefsir, Mısır’da Taberî’nin tefsiriyle birlikte neşredilmiş (Kahire 1321/1323-1330 ve bunun ofset baskılar Beyrut 1392/1972, 1406/1986) daha sonra başka baskıları da yapılmıştır. Tefsirin İbrâhim Atve İvaz tarafından neşredilen otuz cüz/on ciltlik (Kahire 1381/1962-1391/1971) baskısı yanında Zekeriya Umeyrât tarafından yapılan 6 ciltlik (Beyrut 1416/1996) bir baskısı daha bulunmaktadır. Garâibü’l-Kur’ân’ın ana kaynaklarından biri müellifinin sitayişle bahsettiği Mefâtihu’l-Ğayb adlı tefsirin yazarı büyük bilgin Fahreddin Razi, diğeri ise allâme Zemahşerî’dir. Çok değerli bir mukaddimeyle başlayan ve bir o kadar güzel ifadelerle sona eren Garâibü’l-Kur’ân hakkında Ömer Nasuhi Bilmen: “Bu tefsirin her sahifesinde bir samimiyet ve ruhaniyet tecelli etmektedir. Bunun fevkalade yazma, müzehheb bir nüshası Râgıb Paşa Kütüphanesi’nde, yine böyle fevkalade bir nüshası Murad Molla Kütüphanesi’nde 240 nr.’da mevcuttur. Yazılarındaki, tehziblerindeki, ciltlerindeki mükemmeliyet, insanı gaşyetmekte âbâ (babalar) ve ecdadımızın ne yüksek ilmi, bedîî bir zevke, bir varlığa malik olduklarını ispat edip durmaktadır.” (Bilmen, Tefsir Tarihi, 2/621) demektedir.
Nizâmeddin Nîsâbûrî, astronomi alanında Tefsir/Şerhu Tahrîri’l-Mecistî ve Keşf-i Hakâik-i Zîc-i İlhânî adlı çalışmalar yapmıştır. 711 yılında kaleme alınan Tavzîhu’t-Tezkire; Şerhu Sî Fasl; eş-Şemsiyye fi’l-Hisâb (Hesap Biliminde Kılavuz adıyla Türkçe çevirisiyle birlikte tahkikli neşri gerçekleştirilmiştir); İbnü’l-Hâcib’in eş-Şâfiye isimli eserine yazdığı şerh olan Sâfiye Şerhu’ş-Şâfiye ve es-Sekkâkî’ye ait eserin şerhi Şerhu Miftâhi’l-Ulûm çalışmaları bulunan Nîsâbûrî’nin başka eserleri de vardır.
