1. Anasayfa
  2. Genel

Bildiğin/m Gibi Değil

Bildiğin/m Gibi Değil
0

Bir gül diktim gecenin ortasına. Dilime dolanmış kelimeleri gülün kokusuna serip kuruttum. Yamacımda cilvelenen şiire, sevgilim misin, ne diye işmar edip duruyorsun dedim. Ağzımı kilitledim. Sokağımdan geçen ne idüğü belirsiz gürültüyü şarlatanlıkla itham edip içeri almadım. Kucağıma bırakılan vaktin bir kulağına kâmet diğer kulağına ezan okudum. Seni seviyorum deyince tüm anlarımın benden kaçıştığını gördüm. Zamansız kaldım. Aldırmadım. Bir kitap açıldı önüme, harfsiz, imlasız ve satırsız. Kalbimi tashih ettim. Kalbimden dökülen manaların her birine bir isim verdim. Seslerle doluydu kitap. Kapağını aralar aralamaz konuşmaya başladı. O konuştukça seslere sağırlaştım. Kulaksız kalmıştım. Ben sesleri duymuyordum ama sesler beni duyuyordu. Bir harf ki sükûtu bilmez, sesi cehennem azığıdır. Bir an ki, sükûttan habersizdir, vaktinden sürgün edilmiştir.

Hadi deliriyorsun dedim işte. O an bir ferahlık yayıldı bedenime. Sen şöyle dur deyip bedenimi kenara koydum. Sesler renklenmeye başlamıştı. Anladım ki kitap biteviye konuşuyordu. Duymuyordum lakin renkleri okuyabiliyordum. Bendeki benleri sayıyordu kitap. Benlerimin hepsinin ben olduğumu ama benden olmadıklarını söylüyordu. Kitabı kapattım. Önce şu benlerimi benden bir çıkarayım dedim. O kadar çoktum ki kendime rastlayamıyordum. Aradım durdum. Arandım durdum. Kitabı açtım. Hadi beni arayalım dedim seslere. Seslerden biri diğerlerinden ayrılarak bana doğru gelmeye başladı. Tam önümde durdu. İrkildim. Bana ait olmayan bir vaktin sızdığını gördüm sesten. Damağıma yapışmış, korkudan sus-pus olmuş bir kelimeyi fark eder etmez hınçla yapıştığı yerden koparıp fırlattım. Ağzımın genişlediğini hissettim. Ağzımda dolaşacak bir şey bulamayınca dilim kendine dolaşmaya başladı. İşaret parmağımı ağzıma sokup dilimi dolaştığı kendisinden kurtardım. Konuşacağı bir tek kelimesi bile kalmadığını görünce dilim benden affını istedi. Anlayış gösterip dilimi dilsiz bıraktım. Kelimesizdim, sessizdim, dilsizdim artık.

Ses önümde dikilip duruyordu. Ben ona bakıyordum, o da bana.

Sen ne zaman ben oldun ki bize b(s)eni aratıyorsun dedikten sonra diğer seslere karışarak gözden kayboldu.

Usulca doğrulup kitabı kapattım.

22.06.2025

Erdal Çakır Erzincan -1960 doğumlu. Erzincanlı. Bursa İlahiyat Fakültesi mezunu. Hece Yayınlarından çıkan Sır Gölgeleri, Sultana Mektuplar, Hû ve Hüznün Efendisine adlı 4 şiir kitabı bulunmaktadır. Aile Bakanlığı'ndan emekli olup Ankara'da ikamet etmektedir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir