Çünkü hilâl, göğün dudağında yarım kalmış bir duadır.
Hilâl eksiktir.
Tam değildir.
Ama tam olmaya en yakın duadır.
Gece, siyah bir mürekkep gibi akarken ufka,
bir çizik belirir karanlığın alnında.
Sanki kader, göğe ince bir hat çekmiştir:
“Başla.”
Çünkü hilâl başlangıcın adıdır…
Ramazan ise o başlangıcın rahmetle büyüten
çoğaltan halidir…
Zamana bırakılan ilahi bir imza gibi
Görülmüştür mührü bırakır kalplere…
Divan şairleri boşuna mehtabı sevgiliye benzetmedi.
Fuzûlî, bir bakışın içine koca bir çöl sığdırırken;
ayın hilâlini de bir kaşın inceliğine yaslamadı mı?
Bâkî, gecenin atlasına işlenen ışığı överken
aslında insanın içindeki eksikliği tarif etmiyor muydu?
İbn Hazm hilâlsiz bir tarifi nakıs saymadı mı?
Herkesin bir hilâli olmalı,
İçinde sakladığı, meftun olduğu, beklediği…
Şehirler, toplumlar ve kıtalar…
Hepsi de hilâli bekler.
İstanbul’un minareleri arasında asılı mahyalar,
gecenin karanlığına yazılmış bir mektup gibidir.
“Hoş geldin” der ışık.
Karanlık geri çekilir,
Hilâl incecik haliyle kıvrılır yeryüzüne.
Bursa’nın eski avlularında yankılanan teravih,
Edirne semalarında titreyen kandil ışıkları,
asırlar önce nasıl kalpleri yumuşattıysa
bugün de aynı yerden dokunur bize:
Kalbin en kırılgan yerinden.
Bir bulut geçer hilâlin önünden.
Kısacık bir gölge.
Hayat gibi.
Dokunur hayata,
İlmek ilmek dokur yılların bıraktıklarına.
Ramazan sevinci gürültülü değildir.
Çığlık atmaz.
Hilâl gibi susarak parlar.
Zarif, vakur ve asil…
Sahur vakti…
Uyku ile uyanıklık arasında asılı kalan ruh,
bir bardak suya bakar gibi göğe bakar.
Hilâl oradadır.
İnce. Sabırlı. Sessiz.
İnsan, Ramazan’da biraz göğe benzer.
Bir yanımız karanlık,
bir yanımız ince bir ışık.
Bütün aylar hilâle meftun.
Çünkü hilâl, eksiklerin en güzelidir.
Ramazan ise tamamlanmaya en çok layık olunduğumuz hâlimiz.
Azaldığımız yanlarımızın artışı
Eksildiğimiz anlarımızın tamamlayıcısı
Yorgunluklarımızın şifası…
Yüreğimizin alınan darası
Tartıda kalan yanı
Semanın alnına düşmüş zarif bir hat levhası…
Hilâl doğar…
Zaman yavaşlar
İnsanın kalbi, ritmini bulur.
Göğün kalbe eğildiği vakitler…
Kalbin doğrulduğu, hizaya girdiği saatler…
Meftun olunana itibar ederek;
Hoş geldin hilâlin en asil hali.
