Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları – XI
Matematiksel Düşünme Becerisi ve Geometri -Zihnin Modellenmesi- Matematik, çoğu zaman sayılar ve formüller yığını olarak algılanır. Ancak bu devasa yapının temel taşı, sayılardan ziyade düşünme…
Matematiksel Düşünme Becerisi ve Geometri -Zihnin Modellenmesi- Matematik, çoğu zaman sayılar ve formüller yığını olarak algılanır. Ancak bu devasa yapının temel taşı, sayılardan ziyade düşünme…
Günlük telaşın içinde kimimiz rızık kaygısı, kimimiz makam-mevki sevdası, kimimiz maddi zenginlik sebebiyle kendimizi unutuyoruz. Bir kalbimiz olduğunu ve ona nazik davranmamız gerektiğinin farkında değiliz.…
Tahdis-i nimet: Allah’ın kereminden lütfettiği nimeti anlatmak, nimetin nereden ve kimden geldiğini gizlemekten sakınmak, nimeti vereni ve göndereni her daim hatırlamak, o nimetin Cenâb-ı Rahman’dan…
Yılbaşı gecesi diye bir şey var. Kalabalığı bol, sesi yüksek, anlamı acele. Herkesin bir şeylere girmesi gerektiği söyleniyor; yeni yıla, yeni dileklere, yeni umutlara. Oysa…
Ortalık zaman zaman toz duman olur. Sosyal medyada kimi şöhretlerle ilgili iddialar ve bazı bulutlanmış görüntüler uçuşur. Mahcubiyetler, kınamalar, suçlamalar, şaşkınlıklar, utançlar, birbirini izler. Herkes…
Diyanet mensubu olmadığım için “Hutbelerimizin Dili” demedim. Hoş, Diyanet mensubu olsaydım da o kurumun bütün tasarruflarını benimsemek zorunda olmadığım için hutbeleri sahiplenmekten imtina edebilirdim. “Cuma…
Cahit Zarifoğlu, Gülücük kitabındaki bazı şiirlerinde aile birliğine, anne ve babanın rolüyle güçlendirdiği imgelerle yer verir. Onun şiirlerinde anne duadır, yuvadır, candan öte candır. Varlığıyla…
Sanat, bazen bir resimle bazen bir nota ile bazen de bir mısra ya da cümlelerle duyguların dışavurumunda kullanılan ve kendisiyle karşılaştığınızda ruhunuzun derinlerinde anlamlandırıldığını hissettiğiniz…
Gece hayatınız renkli mi? Hafta sonu ne yaparsın? Çılgınca bağırışların, sonu gelmez dansların, peş peşe devrilen kadehlerin, bin bir haleler çizerek her yanınızı sarıveren dumanların,…
Ekim ayının üstünkörü soğukluğu var avuçlarımda... Çalakalem ezberlediğim duraklardan birinde iniyorum yine, fakültede artık günler su gibi akıyordu. Kim bilir ne bekliyordu bizi kapalı kapıların…