1. Anasayfa
  2. Din ve Hayat

İslamlaşmak mı? Müslümanlaşmak mı?

İslamlaşmak mı? Müslümanlaşmak mı?
0

-Bir arkadaş bana bunu sormuş; ‘Müslümanlaşma ve Müslümanlaştırma çalışması yapmamız daha doğru olmaz mı?’ demişti?

O an hareket halindeydim ve cevap veremedim…

Sonra aklıma geldi

Bu sorunun cevabı zaten Kur’an’da vardı…

“Ey İman edenler! İman edin! ayeti” (Nisa 136)

 

Demek ki çözüm bizim Müslümanlaşmamızdı…

İman etmiş olduğumuzu iddia etmek ya da hepimiz İslam dinindeniz demekle olmuyordu…

Bir yerlerde bir şey eksikti.

Bir hata vardı.

O da yeniden Müslümanlaşmak…

Gerçi onun söylemek istediği, sanırım devletleri İslamlaştırma değil, bizzat fertleri Müslümanlaştırma mücadelesi vermemiz gerektiğiydi…

Bu da zaten Nebevi metottu…

Bizden istenen, devleti değil, fertleri Müslüman yapmaktı…

Fertler Müslüman olduklarında zaten inandıkları gibi yaşarlardı…

Devleti İslamlaştırdığımızda fertlerin hayatına ve kalplerine dokunamıyorduk…

Yeniden insanların kalbine dokunmamız ve yüreklerine seslenmemiz gerekiyor.

Biz Yürek Devleti kurmalıydık…

O zaten kendi sistemini kurardı…

Sorun sistemde veya devlette değildi

Sorun bizdeydi…

Devleti alıp İslamlaştıralım diyenlerin de derdinin İslamlaştırmak olmadığını, sekuler kesimin, kemalistlerin yediği ranttan nasiplenmek olduğunu, tahterevallinin tepesine çıktıklarında anladık…

Artık rant onlara çalışıyordu…

Dava mı?

O da nedir?

Yenir mi?

Onlara göre dava zaten tahterevallinin tepesine çıkarmaktı…

Görevini yaptı ve aşağı attık davayı…

Çünkü ağırlık yapıyordu…

Onu yanımıza alsak tahterevallide ağırlık yapacak ve bizi düşürecekti…

Hem önemli olan, bizim buraya, tepeye çıkmamız değil miydi?

Biz gelince zaten tüm sorunlarımız, pardon sorunlarınız çözülecekti…

Mantık buydu

Kimse eleştiremiyordu…

Çünkü eleştirmek demek davayı eleştirmekti…

Davaya ihanet etmekti…

Ama dava nerdeydi?

Sahi dava nerdeydi?

Ağırlık yapıyordu,

onu yarı yolda bıraktık, böyle daha hızlı hareket ediyorduk..

 

İslami hedeflere, gayri İslam-i metotlarla ulaşılmaz. Ulaşıldığında artık bu İslam değildir, İslami hedef değildir…

 

Araştırmacı-yazar. 31 Aralık 1968 tarihinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğdu. Aslen Diyarbakırlıdır ve ülkemiz alimlerinden merhum Muhammed Emin Er'in oğludur. Babasının yanında dinî ve Arabi ilimler okuyup ilmî ve amelî icazet aldı. Gaziantep'te Aliye Ömer Battal İlkokulu (1981) ve Gaziantep İmam Hatip Lisesi (1984)'ni, sonra Ankara Mimar Sinan Lisesini (1988) bitirdi. Daha sonra Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ve Medine İslam Üniversitesi Arap Dili Bölümünde yüksek öğrenim gördü. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İslam Tarihi ve Sanatları bölümünde "İslam Tarihi ve Sanatları / Emeviler Döneminde İlim" konulu teziyle master programını tamamladı. Yüksek tahsilinin ardından çeşitli okullarda öğretmen ve idareci olarak görev yaptı, özel sektörde kendi işiyle meşgul oldu. İbrahim Halil Er'in ilk yazısı 1986'da Edebiyat dergisinde yayımlanan bir kitap tanıtımıydı. Sonraki yıllarda yazıları; Millî Gazete, İstiklal Gazetesi, Milat Gazetesi ile Anadolu Gençlik, Genç İstikbal, Gülistan ve Milli Şuur dergilerinde yer aldı. Hedef Radyo ve Kanal 5 Televizyonunda Programlar yaptı. Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şubesi, Öğ-Der, Şuurlu Öğretmenler Derneği (Yönetim Kurulu), Öz-Der, Özel Öğretim Derneği (Yönetim Kurulu), Tarih ve Strateji Derneği (Başkan), Muhammed Emin Er İlim Kültür ve Yardımlaşma Derneği (Başkan) üyesidir. Evli ve Muhammed Emin ile Erkam Tuna’nın babasıdır. Hayatını ve çalışmalarını Ankara'da devam ettirmektedir. ESERLERİ: Cennet Doğuda Bir Yerdedir (Geçmişten Günümüze Haçlı Seferleri) (2006), Siyasal İslam Düşüncesinin Doğuşu (2016), Peygamberimizin Eğitim Metodu (2011), Çanakkale’ye Can Verenler (2013), Ümmetin Dirilişi Çanakkale (2014), Son Osmanlı Alimi (2014), Seyda Muhammed Emin Er Hoca ile Söyleşiler (2016), Öykülerle Osmanlı Padişahları 1-2 (2015), Selahaddin Eyyubi (2017), Hz. Muhammed’in Mektupları ve Diplomasi (2017), Asım’ın Nesli (2017), İstiklal Marşı ve Mehmet Akif (2015), Çad Bir Orta Afrika Devleti (2020).

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir