1. Anasayfa
  2. Genel

Kerbela: Bir Dünya Zulüm Karşısında Tek Bir Dik Duruş

Kerbela: Bir Dünya Zulüm Karşısında Tek Bir Dik Duruş
0

Hz. Hüseyin (ra), tarihteki bütün peygamberlerin bâtıl karşısındaki kıyamının, çileli hicretinin ve hakikat uğruna verdikleri mücadelenin ortak adıdır.

O, tevhid mücadelesindeki ahlakıyla İbrahim’dir (as).

Firavunlara karşı hakikati haykıran cesaretiyle Musa’dır (as).

İktidarın kibri karşısındaki vakar ve direnişiyle Davud’dur (as).

Yolunda, kelamında ve hayatında hakkın tecessüm etmiş hâli olarak İsa Mesih’tir (as).

Rahmeti, üsve oluşu ve insanlığa örnekliğiyle Mustafa’dır (sav).

O; safiyettir, tertemiz fıtrattır.

Zalime karşı cihat, mazluma hayat olmaktır.

Müslümandan beklenen dik duruştur.

Şefkatli bir “vav” iken gerektiğinde şedid bir “elif” olabilmektir.

Hakkı haykırmak, zulme asla koşmamaktır.

Fedakârlıktır.

İlkeli olmaktır.

Erdemin ve hakikatin muhafızı olmaktır.

Cömertliktir.

Merhamettir.

Şefkattir.

Ve bütün bunları can pahasına koruyabilmektir.

Hz. Hüseyin, Hakk’ın bâtıl karşısındaki yıkılmaz yalnızlığıdır.

Susadığı hâlde eğilmemektir.

Oklarla vurulduğu hâlde kıyamından vazgeçmemektir.

Adaletin keskin kılıcı, korkunun susturamadığı hakikat dilidir.

Peki ya Yezid?

Yezid; şerrin, kibrin, hırsın ve kötülüğün birleştiği karanlık noktadır.

Kötülüğü emreden çirkin yüzdür.

Nefsin doymak bilmeyen iştahıdır.

Çalmaktır.

Öldürmektir.

Yağmalamaktır.

Kutsalı çıkar uğruna tüketmektir.

Sebepli haksızlık, sebepsiz zalimliktir.

Kutlu sedayı susturmak, hakikatin sesini boğmaktır.

Kabil olup masumiyeti katletmektir.

Bu yüzden her çağda bir Yezid vardır.

Ama Hüseyin daima iyinin, doğrunun ve hakikatin adıdır.

Ve ümmet…

Hz. Hüseyin’in mübarek başı başka yerde, makamı başka yerde, bedeni başka yerde…

Tıpkı parçalanmış ümmet gibi.

Kimileri imametin peşinde başsız kalmış,

Kimileri “asıl biziz” derken gövdesizleşmiştir.

Oysa Hüseyin, gövdeden ayrılanlara baş; baştan ayrılanlara gövdedir.

Birleştirici hakikattir.

Toparlayıcı vicdandır.

Peki Yezid?

Her zamanda vardır.

Ama hiçbir yerde kalıcı olamaz.

Çünkü zulmün ömrü kısa, hakikatin ömrü ebeddir.

Mustafa Alıcı, 1969 yılında Erzincan'da doğdu. 1988 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenciliği sırasında hafız oldu. 1993 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi anabilim dalında doktoraya başladı. Ocak 1996- Aralık 1996 tarihleri arasında bir yıl süreyle İtalya, Perugia'da Yabancılar İçin İtalyanca Üniversitesi'nde ileri düzey İtalyanca dil eğitimi aldı. 1996- 1998 yılları arasında İtalya, Roma’da doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1998 yılında 3 ay İngiltere'de, Bristol, Birmigham ve Londra'da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 1995- 2010 yılları arasında Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2011-2012 yılları arasında Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı olarak hizmet etti.2012 yılının yazında üç ay süreyle YÖK bursu ile İtalya’da akademik çalışmalarını sürdürdü. 2013 yılında Profesör olan ve2014 yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak atanan Alıcı, 25 Kasım 2017 tarihinde aynı fakültenin dekanlığına asaleten atanan Alıcı, 24 Nisan 2019 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Alıcı, Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, İngilizce, İtalyanca ve Latince bilmektedir. Alıcı halen dinlerarası ve kültürlerarası ilişkiler, İslam irfanı, monoteizm, postmodern din bilimleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bazı çalışmaları şunlardır; 1. Dinler Tarihinin Batılı Öncüleri”(2008, 2011) 2. Evrimci Politeizm Devrimci Monoteizm (2014) 3. Din Bilimlerinde Klasik ve Çağdaş Metodolojik Yaklaşımlar (2017) 4. Postmodern Din Biliminin Batılı Öncüleri (Yayımlanmak Üzere)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir