1. Anasayfa
  2. Genel

Metruk Bir Kabir

Metruk Bir Kabir
0

Âlimler tarafından; “İslâm’ın ve Müslümanların hücceti, din önderlerinin imamı, konuşma ve ifade kabiliyeti, mantık, zekâ ve tabiat itibariyle benzeri görülmemiş bir kişi” diye nitelenen Gazâlî, kısa zamanda medrese eğitiminde kendini yetiştirip hocasına yardım edecek ve sonuçta eser telif edecek düzeye ulaşmıştır.

Gazâlî 1058 (H. 450) yılında Tûs’un Gazâle köyünde dünyaya gelmiştir. Meşhur kelâm âlimi Cüveynî’den ders aldıktan sonra Nizâmiye Medresesi’nde hocalık yapan ve bu dönemde seçkin âlimlerle birlikte verimli ilim ve tefekkür ortamına sahip olan Gazâlî, Nizâmulmülk’ten de çok hürmet görmüştür. Bu dönemde 25 kitap telif ederek verimli bir devre geçirmiş, pek çok âlim ve devlet adamı yetiştirmiştir.

Uzun yıllar Bağdat’ta kalan Gazâlî, bazen medresedeki görevini bırakır ve şehirden ayrılarak farklı zamanlarda Şam, Kudüs, Gaziantep ve Hicaz’a ziyaretlerde bulunur. Rivayetlere göre Gaziantep’te, biri kabri olmak üzere İmam Gazalî’ye ait iki önemli mekân vardır.

Aile ve memleket hasreti ağır basınca tekrar Nîşâbur’a, Nizamiye Medresesi’ndeki görevine döner. Yaşı ilerleyince de buradaki görevinden ayrılarak memleketi Tûs’a gider. Buradaki evinin yanına bir medrese ve bir han yaptırır ve kalan ömrünü ilim öğrenerek, ders vererek, sohbetlere katılarak ve eserler yazarak geçirir.

Nazik ve nezih üslubuyla, yaptığı ilmi tartışmalarla, zor mevzuları açıklamadaki zekâsıyla herkesin dikkatini çeken Gazâlî, Batı’da Abu Hâmeed ve Algazelus olarak tanınır.

Gazâlî, 18 Aralık 1111 (14 Cemâziyelâhir 505) tarihinde Tûs’ta vefat eder. Tûs, tarihte “el-Tûsî” unvanı ile bilinen başta Nizamulmülk ve Firdevsî (940-1020) ile Şerafeddin Tûsî ve Nasîrüddin Tûsî gibi tanınmış kişilerin doğduğu önemli bir şehirdir. Sonradan yakınına kurulan Meşhed şehri ise zamanla Tûs şehrini geçmiş, hatta onu mazide bırakmıştır.

Acı Bir Durum…

İslam Ansiklopedisinde, Gazâli’nin türbesi olarak adlandırılan Haruniyye Türbesi

Gazâlî’nin, ünlü şair Firdevsî’nin kabrinin yakınında bir yere defnedildiği bilinmektedir. İslam Ansiklopedisi’nin “Gazâlî” maddesindeki fotoğrafta yer alan türbe, Gazâlî’nin mezarı olarak adlandırılmaktadır. Burada yer alan görselin mimari yapısının, Sultan Sencer’in Merv’deki türbesiyle aynı planda olması ve Selçuklu mimari özelliklerini taşıması da yüzyıllarca buranın Gazâli’nin kabri olduğu inanışını destekler nitelik taşımıştır.

Haruniyye Türbesi`nin bahçesinde yer alan Gazâli’nin kabri

Ancak; 2007 yılında İranlı ve yabancı arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalar sonucunda, Haruniyye Türbesi’nden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bir mezar yapısı keşfedilmiştir. Metruk ve viran haldeki bu mekânda yapılan kazılar ve incelemeler sonucunda, üzerinde İmam Gazâlî’nin ismi ve vefat tarihiyle uyumlu bilgiler içeren kitabe parçaları ve mezar taşları tespit edilmiştir.

Sonradan keşfedilen ve türbe görünümünde olan bu alanda; İmam Gazâlî’ye, eşine, çocuklarına ve bir rivayete göre öğrencilerine ait olduğu düşünülen beş mezar yer almaktadır. Yapıda kullanılan tuğla ve kerpiç kalıntıları da buranın tarihi bir türbe olduğu tezini güçlendirmektedir. Ayrıca bu türbenin 1220 yılındaki Moğol istilası sırasında yıkıldığı tahmin edilmektedir.

O hâlde Gazâlî’nin kabri ile ilgili İslâm Ansiklopedisi’nde verilen bilgilerin artık geçerli olmadığı, ayrıca Haruniyye Türbesi’nin avlusundaki yerin mezar değil makam olduğu, yeni bulunan metruk ve viran yerin ise Gazâlî’nin gerçek mezarı olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Önceden Gazâlî’nin mezarı olarak bilinen iki mekânın durumu göz önüne alındığında yetkililerin kısa süre önce gün ışığına çıkarılan bu kabirle ilgili de aynı hassasiyeti göstermesi elzemdir. Çünkü Gazâlî’nin yeni bulunan bu kabri, yakın zamanda yetkililerce üstü tente ile kapatılmış olsa da, günümüzde artık mezarın üstünde bir tentenin de bulunmadığı görülmektedir. Son durumu itibariyle bu kabir, adeta yıkılmaya terk edilmiş, virane bir şekilde Müslümanlarca ziyaret edilmeyi ve bir “Fatiha” okunmayı bekleyen hazin bir halde bulunmaktadır.

Hâlbuki Gazâlî’nin ve bir turizm destinasyonu olan Firdevsi’nin mezarları birbirine oldukça yakındır. Ülkemizden gidenlerin bilmediği gibi İran halkının da çoğunun bilmediği bir mekân olan Gazâlî’nin mezarı hem maddi hem de manevi ilgiye muhtaçtır. Bunun için farklı zamanlarda ülkemizdeki yetkililere bilgi verilmiş ve bu konuda haber yapılmış; ancak mezarın günümüzdeki durumu göz önüne alındığında pek bir ilerlemenin olmadığı görülmüştür. Bu durumda farklı ülkelerden veya özellikle ülkemizden o bölgeye ziyarete giden Müslümanların, turizm firmalarına Gazâlî’nin kabrinin de ziyaretgâh noktaları arasına dahil edilmesi hususunda ısrar etmesi önem arz etmektedir.

Âlimlerin mezarları, sadece taş ve topraktan ibaret değildir ve olmamalıdır; çünkü onlar bir medeniyetin hafızasıdır. Gazâlî gibi Müslümanlar açısından önemi inkâr edilemez olan bir âlimin mezarının kaybolması, bulunamaması, yıllarca hakkında gerçek bir habere veya bilgiye ulaşılamaması acı bir durumdur. Kabri bulunduktan sonra yaşananlar ise tam anlamıyla bir fecaattir…

Günümüzde İran’ın Tûs şehrinde bulunan İmam Gazâlî’nin kabri, hak ettiği ilgiden tam anlamıyla mahrum durumdadır. Doğu’dan Batı’ya asırlardır düşünce dünyasına yol gösteren, fikir ve ilim cereyanlarına yön veren Hüccetü’l-İslâm Gazâlî’nin İran’daki metruk mezarı, İslâm tarihine ve ilim mirasına sahip çıkmakla mükellef olan tüm Müslümanların omuzlarına ağır bir vefâ sorumluluğu bırakmaktadır.

Kaynaklar:

  1. Evliya Çelebi Seyahatnamesi, C 9, s. 383-385.
  2. Mustafa Çağrıcı, “Gazzâlî”, (1996), DİA, C. 13, s. 530-534.
  3. Zeynel Özlü, “Osmanlıdan Günümüze Gaziantep’te Bir Gönül Sığınağı: İmam Gazali”, Uluslararası Gaziantep Ålimleri ve Gaziantep’te Dini Hayat Sempozyumu Bildiri Metinleri Kitabı, s. 753-770.
  4. http://www.vesiletunnecat.com/forum/imami-gazali-ve gaziantep_topic1405.html
  5. https://www.gzt.com/mecra/gazzlnin-mezari-ilgi-bekliyor-3424638
  6. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/buyuk-islam-alimi-imam-gazalinin-irandaki-metruk-mezar-yeri-sahip-cikilmayi-bekliyor/2450820
  7. https://www.trthaber.com/foto-galeri/imam-gazalinin-mezar-yeri-sahip-cikilmayi-bekliyor/41661.html

Dr. Fatma Somuncuoğlu Ankara’da doğdu. Ankara Çubuk İmam Hatip Lisesini bitirdi. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı üniversitede Din Felsefesi alanında Hilmi Ziya Ülken’in Tarihi Maddeciliği Eleştirisi tezi ile yüksek lisans eğitimini, Panteizm ve Kötülük Problemi tezi ile doktora eğitimini tamamladı. Aydın’ın Söke ilçesine din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atandı. Ankara’da farklı okullarda öğretmenlik yaptı. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde, açık lise ve açık ortaokul öğrencilerine yönelik din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarının yazımı ve dijital içerikler için senaryo yazarlığı görevlerinde bulundu. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında çalışmaktadır. İstanbul’da düzenlenen 8. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nde (2016) İş Güvenliği Kültüründe Çalışanların Kader Anlayışları konulu bildirisi, 9. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nde (2018) Tevekkül Anlayışının Güvenli/Güvensiz Davranışlar Üzerine Etkisi konulu poster sunumu ve akademik bir dergilerde yayımlanmış Spinoza ve Kötülük Mektupları ve Monizm Bağlamında Panteizmin Kötülük Problemine Yaklaşımı konulu makaleleri bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası konferanslarda farklı konularda bildirileri bulunmaktadır.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir