Aile; evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik, aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümüdür. Aile, toplumun temelini oluşturan en küçük birimdir. Bu nedenle korunması ve güçlü bir şekilde varlığını devam ettirmesi son derece önemlidir. Aileyi kaybedersek, toplumsal yapımız bozulmaya başlar. Toplumların ilerlemesinde önemli unsurlardan biri, faziletli aile yapılarına sahip olmalarıdır. Geleceğimizde söz sahibi olacak bir nesil yetiştirmek için aileyi tehdit eden unsurları fark edebilmek, sorunların çözümüne yönelik eylemlerde bulunmak, aile bağlarını korumak ve güçlendirmek öncelikli hedeflerimizden olmalıdır.
Aile kavramı, Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette vurgulanmaktadır. Allah, ilk insan olarak Hz. Âdem’i yaratmış, daha sonra Hz. Havva’yı yaratmış ve aile olmalarını sağlamıştır.
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefsten (Âdem’den) yaratan, ondan da eşi (Havvâ’yı) yaratarak (yeryüzünde) ikisinden birçok erkek ve kadın var eden Rabbinizden sakının!..” (en-Nisâ, 1) ayet-i kerimesinden de anlaşıldığı üzere Allah, insanın bir aile yuvasında yetişmesini murad etmiştir. Yine pek çok ayette aile kavramına değinilmektedir.
Rasûlullah Efendimiz (sav), her hususta zirve bir örnek olduğu gibi, aile hayatında da zirve bir örnektir. Toplumda herkesin kendisinde bir örnek bulabileceği müstesna bir şahsiyet olduğu için “üsve-i hasene” buyrulmaktadır. Bir eğitimci olarak, bir yönetici olarak, bir baba olarak, bir eş olarak her konuda kendisinin hayatından istifade edebiliriz. Peygamber (sav), evlilik dönemi öncesinde cahiliye geleneklerine katılmayarak evlilik öncesi süreç için bir örnek teşkil etmiştir. Hz. Hatice ile evlendiği süreç, yine huzur ve mutluluk içinde geçirilen ve bu mutlu aile yuvasından sağlıklı, güzel nesillerin yetişeceğinin delilidir. Hz. Hatice’nin kendisine ilk inananlardan olması, vahiy sürecindeki desteği ve birçok örnek, ailenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Peygamber (sav)’in hayatında birçok zor dönem olmasına rağmen eşini kaybettiği yıla “Hüzün Yılı” denmesi de yine ailenin kutsiyetini ifade eder niteliktedir.
Medeniyetimizde de huzurlu, mutlu aile yuvalarının örnekleri sayısızdır. Bu aile yuvalarından yetişmiş nice güzel insanlar geleceğimize yön vermişlerdir. Bizler de dinî, millî, manevî değerlerimizden ve medeniyetimizden beslenerek aile yapımızı şekillendirmeliyiz. Böyle bir aileden yetişen evlatlar da yarın bir tehlike ile karşılaştığında güçlü olacaklardır. Günümüzde sosyal medya ve birçok sapkın akım, hem gençliği hem de aileyi hedef almaktadır. Bunlar karşısında önlem almazsak, neslimizin devamını sağlayacak berrak bir su gibi olan evlatlarımızın zihnini ve gönlünü bulandırmaya çalışan sorunlarla karşı karşıya kalınacaktır. Medeniyetimizden ve ulvî değerlerimizden ilham ve güç alarak bu sorunların üstesinden gelebiliriz.
Günümüzde aile; anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile şeklindedir. Eskiden aile büyükleri ile aynı ortamda daha sık bulunulan ortamlar mevcuttu. Bu durum, eskiye oranla daha az olduğu için evlatlarımızı bu konuda da aile büyüklerinin manevî terbiyesi ve tecrübelerinden faydalanmaya özen göstererek yetiştirmeliyiz. Aile büyükleri; gölgesinde dinlenebileceğimiz, tecrübelerinden beslenebileceğimiz birer çınar mahiyetindedir. Güçlü bir aile ortamı için bu hususu da göz ardı etmemek gerekir. İstatistiklere bakıldığında, günümüzde önceki dönemlere kıyasla ayrılıklar da fazlasıyla yaşanmaktadır. Buna sebep olan pek çok faktör bulunmaktadır. Bu durum, toplumun yapısı ve aile yapısı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Kapsamlı bir çalışma yapılarak toplumu güçlendirme ve aileyi koruma amaçlı faaliyetler gerçekleştirilmelidir. Huzurlu bir aile yuvasında yetişmesi gereken evlatlarımız, ne acıdır ki yanlış kararlar neticesinde bu aile ortamından mahrum kalmaktadır. Bu nedenle öncelikle aileler bu konularda çok hassas ve bilinçli karar vermelidir. Aileyi güçlü tutmak ve varlığını sürdürmek önemlidir; ancak her şeye rağmen aile olma şartlarının sağlanamadığı bir ortam var ise ve bu ortamda sağlıklı çocuklar yetiştirmek mümkün görünmüyorsa, evliliğin sonlandırılması da olağandır. Bu durumda da yine aile kavramı güçlü tutulmaya çalışılmalıdır. Anne veya babasından herhangi birini ya da her ikisini de kaybetmiş kişiler, savaş vb. durumlar sebebiyle tüm ailesi yok olmuş kişiler göz önünde bulundurularak ailenin kıymeti bilinmelidir. Bu durumda bir birey de olsak, yine âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber (sav)’in hayatından ders almak mümkündür. Kendisinin de hem anne hem babasını kaybetmiş biri olarak “üsve-i hasene” olmasının bir örneğini daha burada görmekteyiz. Ailesini kaybettikten sonra Peygamber Efendimize dedesi ve amcası aile olmuşlardı. Peygamber Efendimiz (sav) de her koşulda kendisine aile olan insanlara karşı vefa örneği sergilemiştir.
Bu örnekler de bize göstermektedir ki aile, kan bağı ile kurulan bir müessese olmasına rağmen bu durum olmasa da bir aile bütünlüğü, sıcaklığı ve huzuru sağlanan her ortam bizim için aile olabilmektedir. Bazen gerçek ailesi tarafından sevgisiz bırakılmış kişilerin hayat hikâyesini üzülerek duyar ya da öğreniriz. Aile olmak, kan bağından öte gönül bağı kurabilmektir bu açıdan bakıldığında. Bu nedenle toplumumuzda “aile gibi olmak” diye bir deyim kullanılmaktadır. Bazen bir komşuyu, bazen bir arkadaşı, bazen yeni tanıdığımız birini betimlerken “aileden gibi” deriz. Bize koşulsuz sevgi sunabilen, şefkat ve merhametle kucak açabilen her kim ise, bize aile olmuş demektir.
Peygamber Efendimiz (sav)’in şu örneği de bunu göstermektedir: Babası Uhud Savaşı’nda şehit olan Beşir’i Resûlullah (sav) teselli etmiş, ona “Ben senin baban olayım, Âişe de annen olsun istemez misin?” diyerek onu evine götürmüş, gönlünü almış, hüznünü gidermişti. (İbn Hacer, İsâbe, I, 302.)
Aile sıcaklığını hem hissetmiş hem de tüm ümmetine karşı hissettirmiş bir peygamberin ümmeti olarak bizlere de ailenin önemini kavramak, aileyi muhafaza etmek, etrafına rahmet saçarak “aile gibi” olabilmek gerekir.
Aile ol…
Ailenle ol…
Aile gibi ol…
Ailene muhafız ol…

🤲🤲🤗