1. Anasayfa
  2. Söyleşi

Artvin’in Fahri Kültür Elçisi Zeki Kurt: “Şehir Kültürümüze Sahip Çıkmalıyız.”

Artvin’in Fahri Kültür Elçisi Zeki Kurt: “Şehir Kültürümüze Sahip Çıkmalıyız.”
0

Zeki Bey, Artvin kamuoyu ilk sizi tarihi Berta köprüsünün baraj suları altında kalmaması için verdiğiniz mücadelede tanıdı. Sizi bu tarafa yönlendiren neydi? Kültürel konularda birlik olamayışımızın nedenleri ve verdiğiniz mücadelede hemşerilerinizin olumsuz tutumları ve bu konuda imzası olan kimlerdir?

Ömrümün en büyük işkencesi: Favoretti’yi Mostar Köprüsü’nün açılışında 2 saat dinledim.

Bosna Savaşı’nda Sırplar, Osmanlı yadigarı Saraybosna’nın sembolü Mostar Köprüsü’nü tahrip ettiler. Türkiye bunu aslına uygun olarak yeniden inşa etti.

Açılışa Türkiye’den çok büyük katılım vardı. Ben ve İ.Ü. İşletme Fakültesi’nden arkadaşım Milletvekili Hüseyin Kansu ile evladı fatihan Balkan topraklarını ve güzergahının Avrupa seferlerini izleyen karayolu ile gittik. 3 milyondan fazla kişi toplanmıştı. Tören konuşmaların ardından mehter takımının geçişi ile başladı. Saraybosna’da yer yerinden oynadı. İstisnasız herkes alkışladı. Ağladım. Arkasından Favoretti konseri başladı. O ayarda bir konseri ilk defa gördüm. İğne atsan yere düşmezdi. Saygı duydum. Ancak bana işkence gibi geldiyse de sonunda ben de alkışladım. Akordiyon, davul zurna, saz yoktu ama coşku, duygu, heyecan vardı. O bir haftalık gezi ciltlere sığmaz.

Artvin’e döndüğümde Selçuklu yapımı Berta Köprüsü’nün etrafının kazıldığını gördüm. İçim cız etti. Sordum, Köprünün baraj altında kalacağını söylediler. Vali dahil kimseden tatmin edici bir cevap alamadım. İl Kültür Müdürlüğü’nde alaya alındım. Basına gittim. Bir tek Gazeteci Sami ilgilendi. Hemen Berta Köprüsü’nde Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül (Bertalı), Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir ile fotoğraf çektirdik. Şavşat’lı Aşık Kara’nın özel olarak çalıp söylediği, “Dede Hatırası Ata Mirası” şiirini arkasına yazarak 10 kart bastırdım. Artvin Valiliği, Belediyesi ile İlçe Kaymakamlıkları ve ilgili birimlere bizzat dağıttım, anlattım. Tüm parti ve derneklere, Çoruh Üniversitesi’ne de gittik. Yeşil Artvin Derneği köprü üzerinde miting yapmaya karar verdi. 3000 kişi ile çok seviyeli bir miting oldu. Yerel ve ulusal basın ilgilendi. Hepsi manşetten duyurdu. Vali, Milletvekilleri, Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Bey hariç yetkililerden kimse gelmedi.

Rize İdare Mahkemesi’ne kararın iptali için dava açtım. Ancak oy birliği ile ret verildi. Rize İdare, Trabzon Bölge İdare ve Danıştay aynı yönde karar verdi. Aynı kurum Kars’taki Rus yapımı 93 harbinde binlerce insanımızı öldüren Çamçavuş Köprüsü’nü 22 km taşıyarak kurtardı.

Karadeniz’de tek örnek olan Sırya (Zeytinlik) Köyü Selçuklu kümbetleri ile Sırya ve Oruçlu Köyü tarihi camileri ve evlerini tanıtmak için düzenlediğiniz geziye ben de katılmıştım. O vesile ile ilimizin manevi önderlerinden Nedim Urhan hocamla tanışmıştık. Ama ondan sonra görüşmediğimize çok pişman oldum. Yerel mimariyi yansıtan o güzelim evler kümbetler hiç kayıt altına alınmadan yok oldu. Neler yapılabilirdi? Zeytinlik Camii taşındı. Sirya’daki kümbetlerin replikası yapılacak diye yazılıyordu ara sıra. Camiyi yıllar sonra yeni yerinde gördüm ama yanında yapılan iki ucubenin ne olduğunu anlayamadım. Kümbetler sıva yapıldı. Devletin eliyle bunların yapılmasının nedeni ne?

Taşıyanların eserin orijinalliğinin korunması, aslına sadık kalınması diye bir telaşları yoktur. Onlar memur… En önemlisi ise Artvin’de bunu denetleyecek kişi ve kurum yoktur. Böylesi bir çalışma protokolü en ince ayrıntılarına kadar yaptırıma bağlanmalıdır.  Hata, yapanın yanına kalmamalıdır. Kümbetler konusu başlı başına bir facia. Şöyle ki, İslam kültürü çerçevesinde 9. yüzyıla kadar mezar anıtına rastlanılmaktadır. Müslümanların ölülerini gömdükleri binalara kümbet veya türbe denilir. Kümbetler silindirik tabanlı ve üst kısımları konik yapılı olan anıtmezarlardır. Kümbet, Anadolu Selçuklu Hanedanlığı zamanında yapılan kendine özgü yapısı olan anıt mezarlardır. Genellikle büyük devlet ve din adamları için yapılmıştır. Bunlar anıt mezarlardır. Görüldüğü üzere Anadolu’nun yurt edinilmesinin öncülerine yapılmıştır.

Baraj altındaki kalacak köylerin etnografik değerlerini Üniversitemizin eski hocalarından Musa Öksüz toplamış ve teslim etmişti. Sırya Köyü’nden bir evin Artvin’e taşınarak müze yapılmasını önermiştim. Artvin’de müze olmayışı sizi de üzmekte. Neler yapılmalı?

Öncelikle Kültür Turizm Müdürlüğü yeni yapılanmaya gidilmelidir.

Artvin’in, köyünüzün kültürel mirasını yaşatmak için çaba sarf ediyorsunuz? Bazı hemşerilerimiz çekip gidiyor doğduğu topraklara bir daha bakmıyor. Sizi bu topraklara aşk ile bağlayan nelerdir?

Bizim en güzel çocukluk hatıralarımız orda geçmiştir. Çocukluğumu ve gençliğimi torunlarıma yüzüm kızarmadan rahatça anlatabiliyorum. Sohbet ve muhabbet edebiliyorum.

Bize çocukluğunuzu köyünüzdeki eski yaşantınızı anlatır mısınız?

Annem bana hamileyken çapa için ırgat toplayarak tarlaya (bado) gitmiş. Öğleyin bana sancılanmış. Hemen bir saatlik yokuş mesafesi olan tarladan eve tek başına hareket gelmiş. Evin eşiğinden adım atamadan dünyaya gelmişim. Komşu geliyor göbeğimi kesiyor. Irgat akşam eve geliyor. O gün koyun ve keçi çobanlığı sırasını yapan Melek (Nurbay) ağabeyim çobanlıktan dönünce benim doğduğumu görüyor ve bana Zeki ismini veriyor. Ayrıca ben de çocukluğumda öncelikle kuzu, titan (keçi yavrusu) ve dana çobanlığı yaptım. Daha sonra da koyun, keçi ve büyükbaş hayvan ile köyün öküz çobanlığını yaptım.

Bir keresinde üç tane ineğimiz Satave’ye kaçtılar, ertesi sabah Ali ağabeyim onları aramaya gitti. Kurtlar en güzel olanını Pontik’de yerken ağabeyim orada yakaladı ve yaralı vaziyette köye kadar getirdi ve hemen kestik. Kendimi suçlu gördüğüm için ben onun etini yemek istemedim. Ağabeylerim başımda durarak bana onun etini yedirdiler.

Daha sonraları ilk okulu Dutlu Köyü’nde orta okulu ve liseyi Artvin’de okudum. Artvin’de talebe olduğum dönemde güreş kurslarına gittim. Antrenörümüz Avrupa ağır siklet şampiyonu Susam Pehlivan idi. Ben de 57 kilo Artvin şampiyonu oldum. Denizli’de yapılan Türkiye seçmelerine katılmak için ağabeylerimden izin istedim. Onlar bana, “bizim iznimiz yok senin üniversite kazanman lazım, üniversiteye gidince ne yaparsan yap” dediler. Seçmelere ikinci olan arkadaşımız İkbal Aydoğan gitti. 57 kiloda Türkiye şampiyonu oldu. Pazartesi günü okul müdürümüz Güngör Altay kürsüye çıkıp İkbal Aydoğan’a Altın madalyayı taktı. Burada elimde olmadan iki damla gözyaşı döktüğümü hatırlıyorum. Daha sonra ben İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım. İkbal Aydoğan’ın Artvin köprü başında Ardanuç minibüs servisçiliğini yaptığını gördüm. Ağabeylerimi o zaman takdir ettim

Babanız olmadığı halde o zor şartlarda fakir topraklarda üniversiteyi bitirmişsiniz. Size kim destek verdi. Meslek seçiminiz nasıl oldu?

Babamın olmamasını hiçbir zaman mevzu etmedim. Bunu bir mazeret olarak da görmedim. Rahmetli Süleyman abim benim Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanıp vali olmamı istiyordu. Puanların belli olduğu zaman Erzurum Tıp’tan 25 puan fazlam vardı. Herkes dedi ki doktor ol, annem; “oğlum elin yavaş hastayı öldürürsün ben istemiyorum” dedi.  Bunun üzerine doğrudan Ankara’ya Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne gittim, orda da 25 puan fazlam vardı. Sıraya girdiğim zaman hava günlük güneşli idi. Sırada iken Ankara’yı sis bastı, göz gözü görmez oldu. Ben de böyle bir yerde okumam dedim ve İstanbul’a gelip İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne kaydımı yaptırdım ve dört senede bitirdim. Talebeliğim zamanında İstanbul Ticaret Odası bana karşılıksız burs verdi ve mezun olunca da işe başladım.

Şimdi ne gibi projeleriniz var?

En büyük projem Çoruh barajlarının iki yanına dikilecek organik çay gerdanlık olacak. Maddi olarak kalkınacak, Artvin Çoruh Vadisi dünyanın turizm merkezi olacaktır. Çoruh barajlarına Borçka’dan başlayarak Yusufeli Barajı’na, Ardanuç Kalesi’ne, Şavşat 3 Gözlü Taş Köprü’ye kadar Borçka, Deriner, Bağlık ve Bayramlar barajlarına tüm Artvinlilerin ortak olacağı organik çay projesi üzerinde çalışmaktayım. Ancak en büyük engel bürokrasidir.

Ayrıca 04.04.2025 tarihinde yanan Dutlu Köyü Cami’nin yeniden inşası ve tamir ve tadilatı yapmak için elimden geleni yapacağım, çünkü 3750 adet yontma taştan yapılmıştır. Taş işçiliğinin en güzel örneklerinden olduğu için muhafazasının sağlanmasını istiyorum. Bu caminin yapılmasında büyük emekleri olan o dönemdeki köyümüzün öğretmeni Seyfettin Bilir’in hatırasını ve emeğini korumak istiyorum. Ben onun bilimsel varisi olarak vefa borcumuzu ödemek istiyorum.

Artvinliler kendi topraklarından yetişen insanlara fazla değer vermiyor mu acaba? Beni ünlü ressamımız İlhamı Atalay’la tanıştırmanız, ilimizde fazla bilinmeyen meşhur tarihçimiz Mehmet Genç’i tanıma bahtiyarlığına eriştirdiniz için teşekkürler. Beyin göçünden yararlanmamız için neler yapmalıyız? İlimiz göç veriyor barajlar, madenler, hes’ler de cabası. Serhat iller sahipsiz olmamalı. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Çoruh barajlarına gerdanlıklar takılmalıdır. 3 yıl üst üste ekilmeyen toprak ekmeyenin elinden alınıp ekene verilmelidir. Organik tarım ürünlerinin üretiminin yapılmalı, elde edilen tahıl vb. devlet tarafından tarlada alım satım gerçekleştirilmelidir. Bunun takipçisiyim.

Rahmetli Aşık Kara’yı tanıtmak için verdiğiniz çabayı biliyorum. İkbal Gürpınar’ı Şavşat’a getirerek birlikte program yapmıştınız. Ülke TV’den gelen elamanlara Ardanuçlu Aşık Coşari’nin belgeselini çektirdiniz. Daha sonra da Ardanuç’ta aile programları yaptırdık. Eskiden ülkemizin eğitim ve kültür alanında en önde illerden biriymiş. Eski seviyemizi yakalamak için neler yapmalı ne gibi projeleriniz var?

Yol tek. Aynı yol izlenebilir. Rahmetli Aşık Kara aşıklık geleneğinin son temsilcisi idi. Ortaokul talebesi iken Artvin Gazi İlkokulu’ndaki aşıklar programında gördüğüm Aşık Efkarı ve Aşık Kara silüeti halen gözlerimin önünde… Aynı isteğimi İsrafil Kışla ve Faruk Çelik’e, vakıflara, derneklere de iletiyorum ve bekliyorum. Bunların yapılmasını özellikle istiyorum.

71 yaşındayım. Artvin Kalesine giremedim. Artvin Kalesinin turizme açılması gerekir. Türkiye’de müzesi olmayan tek il Artvin olduğundan Artvin’e yöre kültürünü oluşturan bir müze olmasını arzulamaktayım. Halk ozanlığı aşıklık geleneğinin canlandırılmasını ve kültürümüzün bu şekilde devamını istiyorum. Çayır güreşlerinin desteklenmesi, Satave’ye elektrik bağlanması, inşallah sağlığımda görürüm.

İstanbul da çok sayıda sivil toplum kuruluşu var. Destek veren ünlü iş insanlarımız hiç basılı eserleri var mı.? Malum söz uçar yazı kalır.

İş adamlarımızın basılı eserlerini hatırlamıyorum. Rahmetli Kadir Topbaş yine rahmetli Şavşat’lı Aşık Kara’nın 2000 adet kitabını bastırmıştır.

İstanbul’da da kültürümüzü tanıtmak için çırpınıyorsunuz. Feshane’deki Artvin günlerinde düğünü canlandırıp rahmetli Kadir Topbaş’ı sağdıç yapmıştınız. Kadir Bey’in kıymetini bilmediğimizi düşünüyorum. İstanbul’da Artvin evi projeleri varmış. Bize anlatır mısınız.?

Bununla ilgili verdiğim dilekçe ektedir.


                                                                                     T.C.

BAĞCILAR      

                                                               BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

 

KONU: Artvin Ahşap Kültürel Malzemeleri

               Kalıcı olarak sergilenmesi talebi,

 

   Artvin ilimize ait kültürel miras kapsamında değerlendirilen ve yaklaşık 189 parçadan oluşan geleneksel ahşap tarım aletleri koleksiyonu ( karasaban, pulluk, yaba, dirgen, tırmık vb.) uzun yıllardır çeşitli tanıtım organizasyonlarında halkımıza sunulmaktadır.

   Söz konusu kültür varlıkları, bugüne dek:

  • Her yıl düzenlenen Artvin Tanıtım Günleri kapsamında,
  • Feshane,
  • Miniatürk,
  • Ahmet Cömert Spor Salonu,
  • Ali Emiri Kültür Merkezi, gibi tanınmış mekanlarda,
  • Ayrıca Bağcılar, Bahçelievler ve Küçükçekmece ilçelerinde çeşitli zamanlarda sergilenmiştir.

 

2008 yılında, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir TOPBAŞ’ın

destekleriyle, Miniatürk’te bir ay süreyle planlanan sergiye, yoğun ziyaretçi ilgisi nedeniyle üç aya kadar uzatılmıştır.

   Bu kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması, halkımıza sürekli ve erişilebilir biçimde sunulması amacıyla; kalıcı bir sergi alanı oluşturulmasını arzu etmekteyiz.

   Bu bağlamda; Mahmutbey Mahallesi, İstoç karşısında, Altınbaş Holding’e ait Auto Gross Merkezi ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi yakınında, Mahmutbey Köprüsü’e bitişik konumda bulunan ve mülkiyeti Belediyenize ait olduğunu öğrendiğimiz boş alanın değerlendirilmesini talep ediyoruz.

   Söz konusu alanın;

  • Hali hazırda atıl durumda olması ve çevre kirliliğine yol açması,
  • Uygun düzenlemelerle kültürel bir değer kazandırılabilecek konuda olması,
  • Ulaşım açısından merkezi ve erişilebilir bir noktada yer alması gibi nedenle,

Artvin ahşap kültür aletlerinin kalıcı olarak sergilenmesi için ideal bir yer olduğuna

inanmaktayız.

   Bu alanın değerlendirilerek gerekli peyzaj eve yapısal düzenlemelerin yapılması suretiyle, halkımızın da yararlanabileceği kültürel bir alan olarak kazandırılmasını,

   Bu kültürel faaliyetlerle ilgili bizzat Sayın Başkanında katılacağı ortamda sunum yapmak istiyorum.

   Gereğini Saygılarımla arz ve talep ederim. 12.05.2025

 

                                                                                                                                  Talep Eden

                                                                                                                              ZEKİ KURT

                                                                                                                      ( T.C. …………… )

ADRES:

Mahmutbey Mah. 2459. Sok. ( eski 22. Sk.) No: 3

Bağcılar – İstanbul

Tel           : 0532 293 17 66

Eki           : Belirtilen Tarım Ürünleri ve değişik zamanlarda yapılan

              faaliyetlerle ilgili çeşitli resimler ve Milli Saraylar Başkanlığı

              bünyesinde açılan sergiye ait Milli Saraylar Dergisi eklidir.


Çoğu gurbetçi Artvinli ata topraklarını ziyaret edip kalmak istiyor ama kalacak yer yok. Boş evler onarılsa cüzi miktarda ücretle misafirlerin hizmetine sunulmasıyla ilgili bir proje olsa sizin desteğinizle ne dersiniz?

Böylesi bir çalışmayı dört gözle bekleyen çok büyük bir kitlenin olduğunu bilmiyorum.

Bize vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum.

Halkbilimi araştırmacısı, edebiyatçı, yazar. 15 Kasım 1961, Aydın köyü / Ardanuç / Artvin doğumlu. Aslen Ardanuç Sakarya köyü Gencogil sülalesindendir. Örtülü Köyü İlkokulu, Ardanuç Ortaokulu, Şavşat Lisesi (1978)<strong> </strong>ve<strong> </strong>Anadolu Üniversitesi<strong> </strong>Açık Öğretim Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü (1994) mezunu. 1980 yılanda Kültür Bakanlığında göreve başladı. Artvin İl Halk Kütüphanesi Çocuk Kütüphanesi ve Ardanuç Halk Kütüphanesinde çalıştı. 1995 yılında Rize ili Fındıklı ilçesi Halk Kütüphanesine müdür olarak tayin edildi. 2000-2006 yılları arasında Kültür Bakanlığı merkez teşkilatında geçici görevle çalışarak 2006 Nisan ayında emekli oldu. Çeşitli dergilerde ve internet sitelerinde yayınlanmış yazıları bulunmaktadır. Sempozyumlarda ve TRT’de Artvin ve Ahıska halk kültürüyle ilgili programlara konuk olmuş, bildiri sunmuştur. Halkbilimi alanındaki makalelerini; <em>Erciyes, Millî Folklor, Folklor-Halkbilim, Folklor-Edebiyat, Atabarı, Ahıska, Şavşat, Gurbet </em>dergilerinde yayımladı. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir. <strong>Eserleri: </strong>Bir Artvinlinin Gezi Notları - Ahıska’dan Batum’a  (2020). <strong>Derleme: </strong>Kartallar Padişahı (Masal, 2001), Ardanuç-Ahıska Masalları ve Halk Hikâyeleri (2004), Ardanuç-Ahıska Mânileri ve Türküleri (2005), Ardanuç ve Çevresinde Sülale Adları (2006), Ardanuç Masalları ve Halk Hikâyeleri 3 (2008),  Ahıska Masalları (2008), Artvin Muhacirlik Hatıraları (2010), Artvin Yöresi Çocuk Oyunları-Ankara (2012), Artvin Yöresi Yemekleri-Ankara (2013), Ahıska'dan Sürgün Hatıraları (2014), Ardanuç, Şavşat ve Posof'tan Halk Hikayeleri ve Masalları (2015), Şavşat, Ardanuç ve Yusufeli'den Masallar ve Halk Hikayeleri (2017), Ardanuçlu İrfani - İrfan Gökdemir (2019)    

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir