1. Anasayfa
  2. Düşünce

Fatih Sultan Mehmet Han

Fatih Sultan Mehmet Han
0
  1. Peygamberin (sav) müjdesine, Kur’an’ın yeryüzüne salih mirasçı olma şerefine nail bir sultan olan Fatih II. Mehmet Han, Venedikli ressam Bellini’ye portresini yaptırmıştı. Dahası bu portrede Fatih Sultan Mehmet, Venedik’te dönemin düklerinin taç giydiği,  hükümranlıklarını ilan ettiği ve Hz. Zekeriya aleyhisselama adanmış San Zachariah Kilisesi’nin penceresinden bakarken poz vermişti.
  2. Fatih, bu portresinin özellikle çok altına “Victor Mundi (Cihan Padişahı)” yazdırmış, devrin hükümdarlarının üstte yazdırdıkları ve sömürgeci emperyalizmlerini ilan ettikleri bu tavra karşı Fatih, “Arbiter Mundi”  (Cihanşümul Mutlak Hakem) anlamı katmıştı.
  3. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra bir ara Truva Harabeleri’ni gezmiş ve Asya Minor’ün intikamını aldım şimdi demiş ve tüm önceki kadim Anadolu mirasına sahip olduğunu dile getirmişti.
  4. Fatih, kendi adını taşıyan Fatih camiindeki genel kütüphanenin yanında sadece kendisine özel bir kütüphane kurdurmuş büyük bir dünya küresinin bulunduğu, yeri baştanbaşa kaplayan dev bir bezden devletin topraklarının çizildiği bu yerde Arapça olmayan, daha çok klasik Yunanca, Latince eserleri koydurmuş bu özel kütüphanesinin girişine “Hazinem” diye yazdırarak sadece kendisinin girebildiği has ve mahrem bir okuma alanına çevirmiştir.
  5. Fatih, daha da ileri giderek İtalya’dan özel Latince bilen ve İtalya’da üniversitede ders veren Hristiyan teolog profesör getirtmiş; Bu hocayla birlikte Hristiyan patristik ve skolastik kilise babalarının Latince eserlerini (bilhassa da devrin etkin Hristiyan teolog ve filozofu Thomas Aquinas’ın kelam kitaplarını -özellikle Hristiyan olmayanlara Reddiye -Contra Gentiles eserlerini) latince olarak “sadece ikisi olmak” üzere karşılıklı olarak okuyup, müzakere edip ilk elden tartışmaktaydı.
  6. Böylece bu hareketiyle Sultan Fatih, XX ve XXI. yüzyılda dinler tarihi geleneğinde W. Brede Kristensen’in belirttiği “dindarın kendi dinini anlamasının gerçekliğini”, Rudolf Otto’nun ileri süreceği “sempatik sezgisini”, Gerard van der Leeuw’un “başka din fenomenlerini anlamak için ön yargıları paranteze alan, teslimiyetçi empatisini” asırlar öncesinden gerçekleştiriyordu.
  7. Fatih, kendi camiinde imam olma şartlarından birisinin de dinler tarihi bilhassa Hristiyanlık ve Yahudilik bilgisine sahip olma şartı getirmişti.
  8. Fatih, fethettiği bölgelerdeki Müslüman olmayan tebaaya fermanlarla dini özgürlüklerini bahşetmiş, asırlarca Ortodoks Sırpların tacizlerinden bunalan Katolik Hırvatlar için kendi inançlarına dokunulmayacağını belirten geniş yetkili bir eman vermiştir.
  9. Öyle ki devrin papası, Fatih’in bu tavırları karşısında şaşkına dönmüş ve hiç bir zaman göndermeye cesaret edemeyeceği ama Vatikan’ın tozlu arşivlerine mahkûm kalan bir gönderilememiş mektup yazmıştı.
  10. Bu mektubunda Papa, “sana gereken bir avuç su ( “Aquae Pauci- sadece vaftiz olman kaldı geride) diye “hayretler içinde yanlış anlayacak” kadar Sultan’a hayran kalmıştı. Aslında mükemmel yetiştirilen ve gözünü Roma’ya çeviren Fatih, artık de dacto bir Roma Fatihi görmekte, yöneteceği Romalı tebaanın kahir inancı olan Hristiyanlığı yakından; birincil elden kaynaklarına girerek bizzat hocalarıyla anlamak istiyordu.

 

Mustafa Alıcı, 1969 yılında Erzincan'da doğdu. 1988 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenciliği sırasında hafız oldu. 1993 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi anabilim dalında doktoraya başladı. Ocak 1996- Aralık 1996 tarihleri arasında bir yıl süreyle İtalya, Perugia'da Yabancılar İçin İtalyanca Üniversitesi'nde ileri düzey İtalyanca dil eğitimi aldı. 1996- 1998 yılları arasında İtalya, Roma’da doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1998 yılında 3 ay İngiltere'de, Bristol, Birmigham ve Londra'da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 1995- 2010 yılları arasında Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2011-2012 yılları arasında Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı olarak hizmet etti.2012 yılının yazında üç ay süreyle YÖK bursu ile İtalya’da akademik çalışmalarını sürdürdü. 2013 yılında Profesör olan ve2014 yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak atanan Alıcı, 25 Kasım 2017 tarihinde aynı fakültenin dekanlığına asaleten atanan Alıcı, 24 Nisan 2019 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Alıcı, Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, İngilizce, İtalyanca ve Latince bilmektedir. Alıcı halen dinlerarası ve kültürlerarası ilişkiler, İslam irfanı, monoteizm, postmodern din bilimleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bazı çalışmaları şunlardır; 1. Dinler Tarihinin Batılı Öncüleri”(2008, 2011) 2. Evrimci Politeizm Devrimci Monoteizm (2014) 3. Din Bilimlerinde Klasik ve Çağdaş Metodolojik Yaklaşımlar (2017) 4. Postmodern Din Biliminin Batılı Öncüleri (Yayımlanmak Üzere)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir