Bizimle İletişime Geçin

Düşünce

İnanç Okuryazarlığının Medyatik ve Enformatik Temelleri

Özellikle dinî içerikli sosyal medya hesaplarını yönlendiren içerik editörleri günümüzde genç bireylerin sorularına yanıt almak için en çok başvurduğu mikro otoriteler olarak somutlaşmaktadır. Genellikle dinî bir eğitimden geçmemiş bu editörlerin sunduğu bilgiler dinî ritüellerin amaç ve uygulanmasına dönük yanlış tutum ve pratikleri yaygınlaştırma potansiyeli içermektedir.

EKLENDİ

:

İnsan-dünya etkileşiminin zaman ve mekân bağlamları göz önünde bulundurulduğunda okuryazarlığın değişen ve gelişen sosyo-kültürel koşullar doğrultusunda dinamik bir biçimde güncellenmesi gereken bir beceri olduğu açığa çıkar. Bu nedenle günümüzde pek çok okuryazarlık türünün bir ihtiyaç olarak ortaya çıktığını söylemek mümkündür.

Enformasyon/bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, geleneksel ve yeni medya odaklı okuryazarlık, sağlık okuryazarlığı, çevre okuryazarlığı, finansal okuryazarlık türleri bunlardan yalnızca birkaçıdır. Bu okuryazarlık türlerinin kesişme noktaları ve bunlarla etkileşime giren alanlar da insanın içinde yaşadığı dünyayı ve bu dünya içerisinde kendini çeşitli yönleriyle anlamlandırıp doğru ve yeterli bilgi, duygu, düşünce ve donanıma sahip olmasını sağlayan önemli becerilerden biri olan okuryazarlıkla ilgili yeni gereklilikler / ihtiyaçlar tanımlamaktadır. Bu tespit kuşkusuz enformasyon yanında değişen medya ortamları ve yeni okuryazarlık gereklilikleriyle iç içe geçmiş bulunan inanç alanını işaretlemektedir.

Tüm biçimleriyle günümüz medyası, din olgusuna ilişkin önemli bir değerlendirme ölçütü hâline gelmiş, medyanın, özellikle, sahip olduğu etki gücüyle önemli bir algı yönetimi aracı olarak kullanılması, inanç alanında birtakım sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Dinlere yönelik fobik söylemlerin gelişmesi, terör örgütlerine yeni alanlar açılması, artan dinî dezenformasyonun yol açtığı sorunlar bunlardan yalnızca birkaçıdır. Bunlara farklı perspektiften medya formundan kaynaklanan sorunlar, medyatikleşme ve popülerleşme yanında izlenme kaygısının temelde dinî enformasyon üzerinde yol açtığı tahribat da eklenebilir.  Ayrıca dinî enformasyon, günümüz yeni medya ortamlarında dolaşıma giren diğer enformasyon türleri kadar yaygın bir görünüm alanına sahiptir.

Günümüzde birey veya gruplar, inançlarını yaymaktan, kendisi gibi inanan insanlarla tanışarak sosyal sermayelerini artırmaya, bazı tartışmalı hususlarda karşılıklı görüş alışverişinde bulunmaktan, bazı dinî ritüelleri dijital mecralarda yerine getirmeye kadar pek çok amaçla interneti dinî yaşamlarının bir parçası hâline getirmişlerdir.

Araştırmalar sayılanların dışında sanal ortamların kritik bir amaç için daha kullanıldığını göstermektedir: Dinî bilgi edinme. Bu açıdan insanların inançsal eylemleri için gereksinim duydukları dinî bilgilerin doğru ve güvenilir olması, bir bakıma tüm formatlarıyla medya tarafından aktarılan içeriklerin doğruluğu ve güvenirliliği kritik bir sorun olmuştur.

Dinî enformasyon arzının önemli ölçüde yoğunlaşması ve çeşitlenmesiyle internetin artan bir şekilde temel dinî bilgi kaynaklarından biri hâline gelmesi pek çok alan için geçerli olan “güvenilirlik” sorunsalını dinî alana taşımıştır. Bu çerçevede dinî bilgiye erişimde önemli olanaklar sunan internet aynı zamanda yanlış ve eksik bilgilerin yayılmasına da zemin hazırlamakta; hatalı, tutarsız kaynaklarda ve taraflı, bütünlük arz etmeyen bilgiler sunan internet sitelerinde önemli artışlar görülmektedir.

İnternet hemen herkesin her an her türlü dinî enformasyonu yayabileceği, söz konusu enformasyona ulaşabileceği, bunlar hakkında yorum yapabileceği ve başkalarıyla paylaşabileceği bir mecradır.

Araştırmalar, interneti yoğun bir biçimde kullanan nüfusun çoğunun dinî bilgi edinmenin kaynaksal doğası hakkındaki farkındalıklarının yeterli olmadığını göstermektedir. Ayrıca resmî kurumlarca hazırlanan dinî internet sitelerinin yetersizliği, bu sitelere yönelik kontrol mekanizmalarının gelişmemesi gibi nedenler de dinî bilginin yanlış ve eksik iletilmesine neden olmaktadır.

Artan dinî enformasyon arzının tüketimi bireylerin eleştirel yeterlilikleriyle desteklendiğinde pek çok sorunun ortadan kalkabileceğini ifade etmek mümkündür. Fakat dijital çağda dinî enformasyonun dönüşümü ve üretilen enformasyonu edinen bireylerin eleştirel yetersizlikleri ciddi sorunlara yol açabilme potansiyeli taşımaktadır.

Medya psikolojisi araştırmacılarının da ifade ettiği gibi;  internet ve sosyal medyanın barındırdığı en önemli tehlike; bağımlılıktan çok, yanlış bilgilendirme yaymanın bir yöntemi hâline gelmesidir. Bu yöntem dinî duyguların sömürülmesi üzerinden toplumsal bir alan elde etme amacı güdenlerin etkinlik alanını genişletmektedir. Yine internet ortamında özellikle arama motorlarının yönlendirdiği internet sitelerindeki eksik ve tutarsız enformasyon dinî ritüellerle ilgili de yanlış pratiklerin izlenmesine neden olabilmektedir.

Özellikle dinî içerikli sosyal medya hesaplarını yönlendiren içerik editörleri günümüzde genç bireylerin sorularına yanıt almak için en çok başvurduğu mikro otoriteler olarak somutlaşmaktadır. Genellikle dinî bir eğitimden geçmemiş bu editörlerin sunduğu bilgiler dinî ritüellerin amaç ve uygulanmasına dönük yanlış tutum ve pratikleri yaygınlaştırma potansiyeli içermektedir. Son olarak internet ve sosyal medya günümüzde özellikle terör örgütlerinin, dinî duyguların istismarı üzerinden söylemlerini yaygınlaştırma ve eleman temini için kullandıkları en etkili araçların başında gelmekte; insan kazanma stratejilerinde aktif rol oynamaktadır.

İnanç okuryazarlığı, burada özellikle internet temelli mecralarla aracılanmış dinî enformasyonun edinimi süreçlerine dair yetkinliğin inşasına katkı sunan önemli bir yeterlilik alanı olarak işlev görebilir. Bu yazıda belirtilen potansiyel sorun alanlarının aşılabilmesine dair bir referans çerçevesi oluşturması bakımından inanç okuryazarlığının yeterlilik alanlarının tematik düzlemlerde belirlenerek alanın kendine özgü özelliklerinin dikkate alındığı bir yeterlilik çerçevesinin geliştirilmesi son derece yararlı olacaktır.

 

 

 

Çok Okunanlar