Küçükken çocuklar olarak köyümüzde en çok hoşumuza giden şeylerden birisi “kilometreyi doldurmak” idi.
Köyümüz 120 hane olduğu için herkesin birbiri ile bir şekilde akrabalığı oluşmuştu.
Herhangi bir haneden sıfır kilometre bir traktör alınırsa; biz çocukların bayramı olurdu.
Çünkü sıfır traktöre römork takılmaz, pullukla tarla sürmez, ağır bir işe koşulmaz; sadece tek başına yol yaptırılırdı.
Zira sıfır km traktör “kilometre doldurma” yöntemiyle ne kadar iyi “açılırsa” ilerleyen dönemi o kadar verimli olurdu.
O tek başına yol yapan, “kilometre yapan” traktöre en çok çocuklar eşlik edebilirdi.
Hedefsiz, amaçsız, “fakat” sız, “ama” sız, “lakin” siz bir yolculuktu biz çocuklar için traktörün “kilometresini doldurmak”.
Belki de bu yüzden çok keyifliydi.
Köyümüzdeki sıfır km traktörün “kilometre doldurması”nın çocuk eğitiminden, ömür sermayesine kadar ders ve ibret alınacak yüzlerce yönü var.
Anne karnında “fetüs” “kilometreyi iyi doldurursa; sağlıklı bir bebekliği; annenin en az 24 ay emzirerek, babanın da hem eşi hem de bebeğini sevgiye doyurması sayesinde; çocukken “kilometre iyi doldurulursa” iyi bir dünya hayatını; o hayatta “iyi kilometre yapılırsa” mutlu bir ahiret hayatını netice verebilir.
Siyah (gece) ve beyaz (gündüz) renk geçişleriyle dünyada kilometreyi hızla dolduruyoruz.
Ömür bir bulut gibi (Neml,27/88) elimizden kayıp gidiyor.
Hayatı sıfır kim traktör gibi yaşamalı, kilometreyi doldururken arkamıza taktıklarımıza dikkat etmemiz gerekiyor.
Tâlût’un ordusuna verdiği talimat bize de hitap ediyor ve can alıcı bir uyarı o.
Tâlût ordusuna; “dünyada kilometre dolduruyorsunuz beyler, arkanıza fazla yük almayın ki; zafer sizinle olsun” diyor.
“Tâlût (cihat etmek için Kudüs’ten) askerleri ile ayrılınca (ordusuna) şöyle dedi: “Gerçekten Allah, sizi bir nehirle (dünya malı/makamı v.b.) imtihan edecek; kim ondan (bolca) içerse benden değildir. Eliyle sadece bir avuç alanlar dışında kim ondan içmezse o bendendir (bana bağlı olanlardandır). İçlerinden pek azı dışında, hepsi ırmaktan bolca içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Calût’a (zalim düşman hükümdarına) ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yoktur.” dediler. Ahirette Allah’ın rahmetine kavuşacaklarını kesin olarak bilen (o nehrin karşı tarafındaki Talût’a) bağlılar ise: “Nice sayıca az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir. (Unutmayın ki) Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.” (Bakara, 2/249)
Demek ki neymiş!
“Kilometreyi sağlıklı doldurmak” pek az insanın çabasıyla ulaşabileceği en şerefli makam olacakmış.
Rabbimin tevfik ve inayeti, “kilometresini hayırla doldurma” yolunda kullarından istek-irade ve çaba içinde olan bahtiyar kullarının yanındadır.
Ne mutlu o bahtiyar kullara ki; bizi de onlardan eylesin Yüce Mevlam.
