Bizimle İletişime Geçin

Eğitim

Muhterem Babalar! Çok Geç Kaldınız

Kızlarımızı annelere emanet ettik ve mutfakta yemek, bahçede çapa, kanepede oya öğrettik. Zaten kız çocuğun yeri annesinin dizinin dibiydi ve doğru yerdeydi. Her hareketi kontrol edilir, yanlışı anında nush-tekdir-kötek üçgeninde yok edilirdi. Peki, bu arada erkek çocuklar kime emanetti? Babalara mı? Elbette hayır. Babalar; işte, güçte, kahvede maçta, her yerde revaçtaydı. Erkek çocuklar yine annelere emanetti ama bu fıtrata tersti.

EKLENDİ

:

Muhterem babalar!

Bugün özellikle erkek çocuk yetiştirmekte, onları ahlaklı, edepli, özgüvenli ve sınırlarını bilen bir fert olarak yetiştirmekte sınıfta kaldığımızı; hatta bu kadar sınıf tekrarı yapıp tasdikname almak üzere olduğumuzu anlama vaktidir.

Toplum olarak kız çocukların terbiyesine, eğitimine ayırdığımız vakti erkek çocuklarımıza ayırmadık.

Kızlarımızı annelere emanet ettik ve mutfakta yemek, bahçede çapa, kanepede oya öğrettik. Zaten kız çocuğun yeri annesinin dizinin dibiydi ve doğru yerdeydi. Her hareketi kontrol edilir, yanlışı anında nush-tekdir-kötek üçgeninde yok edilirdi.

Peki, bu arada erkek çocuklar kime emanetti? Babalara mı? Elbette hayır. Babalar; işte, güçte, kahvede maçta, her yerde revaçtaydı. Erkek çocuklar yine annelere emanetti ama bu fıtrata tersti.

Fıtrata ters olanın neticesi de ters oldu. Erkek çocuk anneyi dinlemez. Veli toplantısına anne gider, yaramazlıklara anne müdahale eder, erkek çocuğa karşı baba rollerini üstlenir ama bu rol annenin bedenine uymaz. Anne; rahmet, merhamet, sevgi, şefkat makamıdır. O makam babanın otorite ve model rolüne soyunursa üstündekini çıkartıp yenisi uyduramayanın durumuna düşer. Öyle de oldu.

Babalar dersine hiç çalışmadı. Oğlunun terbiyesi ve eğitimi için fedakârlık yapmadı. Para kazanıp oğlunun sırtını giydirmeyi babalık sandı ya da ona bunu anlatanlara kandı. Oysa erkek çocuk da tıpkı kız gibi babaya muhtaçtı.

Bu babasızlıkta oğullarımız kendisine yeni bir baba üretmekte zorlanmadı çünkü yeni baba her evde başköşede oturuyordu zaten. Kim mi? “Ekran baba”.

Ekran baba, çocuğun eğitimini ele alır almaz yoğun bir terbiye(sizlik) faaliyetine başladı. Günde 3 saat, yetmedi 5 saat, tatilse 10 saat terbiye(siz) etti oğlanı. Bu arada biyolojik baba neredeydi? Ya maçta tribündeydi ya da balık için deredeydi. Anneyse oğlunun yaramazlığından kurtulmanın derdindeydi.

Çocuk yetiştirmenin ne kadar zor bir sorumluluk olduğunu, 7/24 mesai gerektirdiğini ya hiç bilemedi ya da bilmek işine gelemedi babaların. Eline tornavida veya çekiç verip basit işlerle beceri kazandırmadı, oğlunu mahalle maçında uzaktan izleyip küfür edip etmediğini kontrol etmedi. Arkadaş çevresini takip edip onay vermedi. Akşam geç geldiğinde hizaya çekmedi. Bunun yerine bütün gün anneyi canından bezdiren oğlunu akşam eşek sudan gelinceye kadar döverek hızlandırılmış ve sulandırılmış eğitimle formasyon verebileceğini zannetti.

“İnternet Baba”, “Sokak Baba”, “Akıllı Telefon Baba” gibi başka babalar da devreye girdi. Ergenlik çağına geldiğinde oğlana sorduk: “Biyolojik baban nerede?” Ne dedi biliyor musunuz? “Evet hatırlıyorum onu. Ama uzakta, çok uzakta bir yerlerdeydi.”

Oğullar yeni babalarıyla ahlaksızlığı, acımasızlığı, kendini beğenmişliği, doyumsuzluğu, kontrolsüz cinselliği öğrendiler. Bu konularda önce lisans, sonra yüksek lisans ve doktora yaptılar. Ne de olsa vakit boldu. Günde üç saat televizyon ve internet eğitimi, on beş yılda toplam 15 bin ders saati yapar. Eğer oğlan bu sürede ordinaryus olamadıysa, o da onun kabahatiydi.

Bugün ana sınıflarına gelen erkek öğrencilerle ilgili ilginç tespitler yapıyor öğretmenleri. Makas tutup basit kesme işlerini bile beceremediklerini, kağıdı düzgünce katlayamayacak kadar el-göz koordinasyonundan yoksun olduklarını, kurallara uyma ve empati gibi temel ailevi eğitimlerinin olmadığını söylüyorlar. Normal. Çünkü çocuk o yaşa kadar sadece ekrana baktı. Ne demişler; bakarak öğrenilseydi kedi kasap olurdu.

Lafı uzatıp biyolojik babaları daha fazla rahatsız etmeyeyim. Etmeyeyim ki onlar da oğullarını rahatsız etmesinler. Çünkü oğullar diğer babalarıyla derste. Şşşştt.

Çok Okunanlar