Canımdan bezdirdi beni zulümden yâr usanmaz mı
Gökler tutuştu âhımdan arzumun mumu yanmaz mı
Beni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı
Bunca hastasının cânan derdine çâredir her an
Niçin sunmaz bana derman beni hastası sanmaz mı
Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsân
Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı
Derdimi hep gizlerdim ben dediler yâre söylesen
Söylesem vefâsız bilmem inanır mı inanmaz mı
Gamım pinhân tutardım ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı
Ayrılıktan yanar canım akar kanlı gözyaşlarım
Arşı tutar feryatlarım kara bahtım uyanmaz mı
Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı
Gülden yanağına doğru gözümden kanlı akar su
Sevgilim gül mevsimi bu akar sular bulanmaz mı
Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Değildim ben sana vurgun sen ettin aklımı sürgün
Beni ayıplayan bir gün seni görüp utanmaz mı
Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta’n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı
Fuzûli çılgın derviştir halka maskara olmuştur
Ne sevdâya tutulmuştur bu sevdadan usanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
