Bizimle İletişime Geçin

Kitap

Bir Dakika Değil 15 Dakika

Metinlerin her biri 15 dakikada yazılmış olabilir. Ancak yazar burada bize başka bir şey daha anlatıyor. 15 dakikada neler olabileceğini. Bir düşünelim 15 dakikada neler yapabiliriz. Neler yapılabilir. Görece kısa bir zaman dilimi gibi gelse de Allah korusun nice kötülükler cereyan edebilir 15 dakikada.

EKLENDİ

:

Fatma Bayram tarafından kaleme alınan 15 Dakika adlı eser geçtiğimiz aylarda Diyanet Vakfı Yayınlarından çıktı. Kitap birbirinden farklı denemelerden oluşuyor. Adından da anlaşılacağı üzere kitabın her bir yazısı 15 dakikada yazılmış. Bu durum başta bize biraz garip gelebilir ancak yazarların zaman zaman bu yola başvurduğunu da söylemeliyiz. Öyle ki dünyaca ünlü nice yazar çeşitli talimlerden geçmek ve kalemlerine işlerlik kazandırmak için kendilerini dakikalarla sınırlandırıp yazma terbiyesi kazanmaya çalışmışlardır.

15 Dakika kitabı hayatın satır aralarına odaklanan, anlardan kendine bir yol açan ve o yolda ilerleyen bir kitap. Bir sohbet ortamında, masa başında, caddede yürürken karşılaşabilecek olaylar anlatılıyor. Ancak bu olaylar basit yahut sıradan değil. Kendi içinde bir dağ gibi. Kazdıkça içinden nice hikmetler, hazineler çıkıyor.

Yaşayıp giderken duraksadığımız, acaba dediğimiz anlar var. Keşkelerimiz, şöyle mi yapsaydık dediklerimiz. Bahanelerimiz var. Çocuklarımız, eşlerimiz, akrabalarımız arkadaşlarımız var. Neredeyse her gün gittiğimiz bir işimiz, yetiştirmemiz gereken projelerimiz, olmazsa olmazlarımız var. Varlarımız çok, yoklarımız var, çoklarımız var. Yaşıyoruz ve kalbimizle aklımız çatışabiliyor. İşte tam burada Fatma Bayram sadece bir yazar olarak değil, fırtınanın ortasında kalakalmış bir kaptanın yanı başındaki pusula oluyor okuruna. Buradan gidersen selamete erersin diyor.

Yazarın dili ince ve latif, zihni kallavi ve kıvrak. Böylece neler hissediyorsa okuruna rahatlıkla anlatabiliyor. Onu sıkmıyor. Kitabı okurken çağlardır coşup gelen bir nehir sarıyor her yanınızı. Dünyanın ortasında, sağında solunda, kalabalık, mütevazı yaşarken, yaşayıp giderken, siz, ben, o; bir derdimiz olmalı değil mi zaten?

Metinlerin her biri 15 dakikada yazılmış olabilir. Ancak yazar burada bize başka bir şey daha anlatıyor. 15 dakikada neler olabileceğini. Bir düşünelim 15 dakikada neler yapabiliriz. Neler yapılabilir. Görece kısa bir zaman dilimi gibi gelse de Allah korusun nice kötülükler cereyan edebilir 15 dakikada. Lakin biz dümenimizi iyiden yana çevirelim. 15 dakikada bir dostla muhabbet edelim, kitap okuyalım. Bir hastayı ziyaret edelim. Düşünün her gün 15 dakikamızı kitap okumaya ayırsak ömür boyunca ne kadar kitap okuyabilirdik?

Velhasılıkelam ömür geçiyor. Tüm telaşlar, arzular istekler bir gün bitip tükenecek. Yaşlanacağız. Yaşlandık. Yaşlanıyoruz. Bazen özne bazen nesneyiz. Geldik, gidiyoruz. Gelip geçerken bu dünyadan bir iz bırakalım isteriz neredeyse hepimiz. Ardımızdan hayırla konuşulsun isteriz. O vakit durup düşünelim. Ne yapabiliriz? Ne okuyabiliriz? Ne yazabiliriz?

Var mısınız?

15 dakikalığına da olsa durup düşünmeye?

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar