Servet Hocaoğulları‘ndan dayısı Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Hocamızın Bursa’ya davet etmek için telefonunu istedim.
O da ofis komşusu Beyan Yayınlarının Sahibi Ali Kemal Temizel Bey’in telefonunu verdi.
Onunla görüşür isen daha sağlıklı bir görüşme olur dedi.
Ali Kemal Bey’i aradım kendimizi tanıttık talebimizi ilettik.
O da hocanın zihinsel olarak da fiziki olarak da yorgun olduğunu söyledi.
Ama oturduğu yerden konuşturun hatıralarını anlatsın benim yorumum daha iyi olur dedi.
Hoca’ya Gazze’yi anlat derseniz duygusallaşır, konuyu toparlayamaz dedi.
Anladım üstad dedim bir söz üstadı olan hocamızı biz gerçekten konuk alalım.
Hatıralarını anlatsın kitaplarını imzalasın bir fırtına sonrası dinginliği yaşayalım derken hoca geldi dedi ve telefonu uzatıverdi.
Tanışma faslından sonra evlat ben Cudi Dağı’na çıkmıştım yaz sonu inerken düştüm omuzum incindi sol kolum uyuşuyor dedi.
Hocam ne işiniz var dağda, Allah korumuş dedim.
Cahil dedi sen benim Dağların Sırrı kitabımı okumadın mı dedi?
Hocam ben Nehirlerin Dili’ni de okudum Pervari’den Paris’e’yi ise yeni bitirdim.
Sert ve titrek sesi ile ne yapacağız ne olacak orda dedi.
Hocam gençlerle yaz ve kış kampları yapacağız onun tanıtımı olacak dedim. Sakarya, Yalova, İstanbul, Bolu ve Bursa temsilciliklerimizin koordinesinde 5000 gencimizi Milli Eğitim ve Üniversitelerin iş birliği ile Gençlik Spor Bakanlığının Gençlik Kamplarında “Açık Akademi“ye alacağız dedim; Allahüekber, geliyorum dedi.
Hocam biz elinizi öperiz bize çok hakkınız geçti sizin el kitaplarınız ile gıdalandık dedim.
Vedalaştık.
Bizim yapacağımız çalışmalara kıymetli bir büyüğümüzü şahit tutuyoruz.
Ayrıca bir ömür Dağların Sırrı‘nı aradım ben diyen hocamızın kitabından epeyce bir miktarda sipariş verdik.
Gelen konuklar imzalatacaklar inşallah.
